Ankara Kızılay’da 1 Mayıs eylemlerini takip ettiği sırada, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün genelgesi gerekçe gösterilerek, görüntü alması polis tarafından engellenen ve cep telefonu yere atılan Yol TV muhabiri Özge Uyanık, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) aracılığıyla Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş ve polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.

Uyanık ve beraberindeki TGS temsilcileri ile CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, suç duyurusunun öncesinde Ankara Adalet Sarayı önünde bir basın açıklaması yaptı.

Burada konuşan TGS Ankara Şube Yöneticisi Alican Uludağ, şunları söyledi:

“Son dönemde Türkiye’de gazetecilere yönelik sistematik bir saldırı söz konusu. Gazeteciler alanda görevini yapamaz hale geldi. Son örnek arkadaşımız Özge’nin başına gelen oldu. Tabii bunda Emniyet Genel Müdürlüğü’nün hukuka aykırı genelgesi etkili oldu. Gazetecilere yönelik fiili müdahalenin son bulması için yargı önünde mücadelemizi sürdüreceğiz. Türkiye demokratik bir hukuk devleti ve basın özgürlüğü bunun temelini oluşturuyor. Bu genelgenin geri çekilmesini ve gazetecilerin görevlerini özgürce yapmasının sağlanmasını talep ediyoruz.”

Suç duyurusunda bulunan Uyanık ise “Nerede bir hukuksuzluk, insanlık dışı muamele, hak ihlali görürsek biz bunu kayıt almaya devam edeceğiz. Biz işimizi yapıyoruz. Görevimizi yaparken kamusal alanda hiçbir kamu görevlisi tarafından engellenmek istemiyoruz” dedi.

TGS avukatı Meliha Selvi, “TGS olarak bu genelgenin iptali için de dava açıyoruz. Anayasa’ya aykırı olduğu konusunda ve Danıştay tarafından iptal edileceğinden hiçbir şüphe duymuyoruz. Anayasa’da ‘Basın hürdür sansür edilemez’ denilmektedir. Anılan genelge basın hürriyetini engellediği gibi basında sansür de yaratmaktadır. Polisin görevi vatandaşa karşı, basına karşı değildir, onların yanındadır. Güvenliklerini ve basın hürriyetini sağlamaktır. Genelge öncelikle polis memurlarının haksız bir şekilde müdahalelerine ve kendilerinin de zorda kalmalarına neden olduğu için de geçersizdir” dedi.

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, “İstiyorlar ki bütün basın aynı şeyleri yazsın. İktidarı övsün ama kötü giden, yanlış hiçbir şeye değinmesin. Bu kabul edilemez. İçişleri Bakanlığı bu genelgede kendilerinin dahli olmadığını açıkladı. Eğer öyleyse bu genelgeyi geri çekin ve sorumlular hakkında gerekli cezai işlemi hemen başlatın” ifadelerini kullandı.

Suç duyurusu dilekçesi

“Tehdit”, “mala zarar verme”, “görevi kötüye kullanma” suçlarının işlendiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunan gazeteci Uyanık, dilekçesinde; kendisine müdahale eden polislerin “Daha yeni genelge yayınlandı. Kapat onu!” dediğini, basın mensubu olduğunu söylemesine rağmen engellenmeye çalışıldığını ancak görevini yapmaya devam ettiğini aktardı.

Dilekçede, polisin “Çekim yapamazsın, genelge var, bunları sileceksin!” dediği, Uyanık’ın telefonunu yere atıp üstüne bastığı belirtilirken; olaya ilişkin diğer basın mensupları tarafından kaydedilen video ve fotoğraflar da ek olarak sunuldu.

Uyanık dilekçesinde ayrıca şu ifadelere yer verdi:

“Basın mensubu olan şahsımın mesleğini yapmasına engel olan, konusu suç teşkil eden emri veren şüpheli Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş ile kanunsuz emri yerine getirerek bana fiziksel müdahalede bulunan, cep telefonuma kasten zarar veren, beni tehdit eden ve görevini kötüye kullanan, yapılacak soruşturma neticesinde ekte sunulan video ve görsellerde kimlikleri belirlenecek olan şüpheli polis memurlarından şikayetçiyim. Haklarında kamu davası açılmasını ve cezalandırılmalarını talep ediyorum.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here