10 Ekim Katliamına ilişkin davanın 11’inci duruşmasının ardından yapılan basın açıklamasında konuşan Avukat İlke Işık, “Bugün 3 kadını dinledik. Bu kadınlar Suriye’ye ne kadar rahat gelip gittiklerini anlattı. Bu kadınlar, sanıklar serbest gezdikçe, kimse güvende değil. Ülkenin en büyük katliamında adalet istiyoruz. Mücadele etmeye devam edeceğiz. Tüm sorumluların yargılanmasını istiyoruz”  dedi.

MA’nın haberine göre; Ankara Garı’nda 10 Ekim 2015’te IŞİD’in bombalı saldırısı sonucu gerçekleştirilen katliama ilişkin firari sanıklar İlhami Balı, Savaş Yıldız, Edremit Türe, Deniz Büyükçelebi, Yakup Selağzı, Kasım Dere, Nusret Yılmaz, Mustafa Delibaşlar, Walentina Slobodjanjuk, Muhammet Zana Alkan, Ömer Deniz Dündar, Cebrail Kaya, Ahmet Güneş, Kenan Kutval, Bayram Yıldız ve Hasan Hüseyin Uğur ile insanlığa karşı suçtan yargılanan sanık Erman Ekici yönünden devam eden davanın 11’inci duruşması, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Kimlik tespitiyle başlayan duruşmaya sanık Erman Ekici tutuklu bulunduğu hapishaneden, yıllarca Suriye’de yaşamış olan ve kaçak yollarla Türkiye’ye dönüş yapan Hülya Yıldız, Merve Dündar ve Serpil Dere isimli kadınlar yaşadıkları illerden tanık olarak dinlenmek üzere Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS)  ile bağlanırken, sanık avukatı ise duruşmaya katılmadı.

“İHH üzerinden yardım geliyordu”

Katliamın sanıklarından Ömer Deniz Dündar’ın kardeşinin eşi olan tanık Merve Dündar dinlendi. Evli olduğu Mahmut Gazi Dündar’la birlikte Suriye’de bulunduğu sürece İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) üzerinden gelen yardımları dağıttıklarını söyleyen Dündar, “IŞİD bölgesinde kalıyorduk eşim Suriye’de bir iş yapmıyordu. Gelen erzakları ihtiyaç sahiplerine dağıtıyorduk. Eşim şuan YPG’de esir ve bildiğim kadarıyla sağ. Ömer Deniz Dündar’dan da yıllardır haber yok. En son 2017’nin sonlarında gördüm. Bizim eve gelmişti” diye aktardı.

Mahkemeden “katliam açığa çıkmasın” çabası

Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde tanık ifadeleri dinlenen duruşmada, firari sanıklardan Savaş Yıldız’ın eşi Hülya Yıldız dinlendi. Yıldız, Suriye’den Türkiye’ye geçtiklerinde emniyetin kendilerini aldığını belirtti. Avukatlar tarafından çapraz sorguya alınan Yıldız’a, Avukat Senem Doğanoğlu, “Nasıl ve nerede sorgulandınız” diye sordu. Mahkeme heyeti Doğanoğlu’nun sorusuna yanıt verilmesine engel olarak, “Tanık Yıldız, yanıt vermek zorunda değilsiniz” dedi.

Avukatların tepki göstermesi üzerine Yıldız, sorulara yanıt verdi. Yıldız, “Adana emniyetinde de mi sorgunuz yapıldı” sorusuna, “evet” dedi.

Katliamda yaşamını yitiren Korkmaz Tetik’in annesi Zöhre Tetik söz aldı. Tetik, “Ben oğlumu kaybettim bir şey söyleyeceğim, az önce ‘sorulara cevap vermek zorunda değilsiniz’ dediniz. Biz katliamın açığa çıkması için buradayız ama siz sorulara cevap vermesine karşı çıkıyorsunuz. Ben oğlumu kaybettim yaralandım ama burada katliam açığa çıkmasın diye çaba harcıyorsunuz. Kadının konuşmasının önüne engel oluyorsunuz” diyerek mahkeme heyetine tepki gösterdi.

Tanıkların dinlenilmesi talep edildi

Duruşmaya verilen aranın ardından avukatlar söz aldı. Avukat Senem Doğanoğlu, bugün ve geçmişte dinlenen kadın tanıkların ifadelerine binaen, dosyadaki sanıklarla bağlantılı diğer tanıkların da sorgulanmasını istedi. Doğanoğlu, “Atılı suç tipleri ve 10 Ekim Ankara Katliamı yönünden sorumlulukları açısından tüm tanıkların dinlenmesini talep ediyoruz. Haklarında herhangi bir kovuşturma ya da soruşturma yürütülüyor ise getirilmesini istiyoruz. Nesibe Durmaz’ın dinlenmesini ve dosyasının celbini istiyoruz. Merve Dündar’ın ifadelerinden birçok kadının Türkiye’ye döndüğünü öğrendik. Bunların da dinlenilmesini istiyoruz” şeklinde taleplerini sıraladı.

Doğanoğlu, IŞİD içerisinde uluslararası düzeyde ajan olarak bilinen Kuteybe Hammet isimli kişinin 10 Ekim Katliamı dosyası sanıklarına ilişkin bilgi ve belgelere sahip olduğunu belirterek, tanık olarak dinlenmesini istedi.

“Canlı bombaların isimleri dahi biliniyordu ancak emniyet önlem almadı”

Ardından konuşan avukat İlke Işık, 9 klasörden oluşan Mülkiye Müfettişleri raporuna göre, 10 Ekim 2015 öncesi ve miting günü gerekli önlemleri almayan, canlı bombaların isim ve resimleri ellerinde olmasına rağmen istihbaratlarını iletmeyen emniyet ve terörle mücadele amirlerine ilişkin beyanlarını sundu. Işık, “Canlı bombacılarının isimleri dahi biliniyor ama miting için gerekli hiç bir önlem alınmadı. Canlı bombalar arama noktalarından geçmeden miting alanına giriyor. Müfettiş raporu var orada emniyet, ‘Miting için 2 bin 44 polis görevlendirdik’ diyor. Gar bölgesinde ise sadece 76 polis görevlendiriliyor” diye belirtti.

Canlı bombaların hiçbir sorunla karşılaşmadan nasıl Ankara’ya girdiklerini soran Işık, “Bir polis noktasında durdurulsaydı, bu katliam yaşanmayacaktı. Bu rapora göre, 10 Ekim Ankara Katliamı’nda ihmali bulunan Güvenlik Şube Müdürü, Emniyet Genel Müdürü, İstihbarat Şube Müdürü vb. 7 üst düzey görevli hakkında soruşturma yürütülmesi mülkiye müfettişleri tarafından gerekli görülse de Ankara Valiliği aynı gün soruşturma izni vermediğini açıkladı” diye konuştu.

Mülkiye müfettişlerinin dinlenilmesi talebi

Katliamda yaralanan, İçişleri Bakanlığına “yaşam hakkı ihlali” davası açan ve süreci Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıyan Hasan Kılıç hakkında AYM’nin “hak ihlali” kararını verdiğini hatırlatan Işık, “AYM kararı Mülkiye Müfettişleri raporunda yer alan ihmal tespitine katılmıştır. Bu kapsamda, eksiklerle iletilen bu raporun tamamının dosyaya gönderilmesini ve mülkiye müfettişlerinin dinlenilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Ardından söz alan diğer avukatlar ise IŞİD’in sınır emiri olan firari sanıklardan İlhami Balı’yla sınırda ilişkisi olduğu dosyada bulunan tapelere göre tespit edilmiş kişilerin mahkeme huzurunda dinlenilmesini, kamplarda tutulduğu bilinen firari sanıkların yerlerinin, dosyada yer alan sahte kimlik kullanımı bilgilerinin ve MASAK mali raporunda yer alan maddi kayıtların araştırılmasını istedi.

Duruşma 3 Eylül’e ertelendi

Avukatların savunmasının ardından ara mütalaasını veren iddia makamı, avukatların tüm taleplerinin kabulü ve sanık Erman Ekici’nin tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, mülkiye müfettişlerinin dinlenmesi yönündeki talebi, Suriye’de yaşamış olan, kaçak yollarla Türkiye’ye dönüş yapan ve firari sanıklarla bağlantısı olan kadınların dinlenmesine yönelik talepleri reddetti.

10 Ekim Barış Derneği’nin katılma talebini kabul eden mahkeme, Erman Ekinci’nin dijital materyallerinin yeniden istenmesine, MASAK raporunun yeniden düzenlenmesine ve firari sanık İlhami Balı’nın sınırlarda sürekli iletişimde olduğu telefon numarası sahibi M.K.K.’nin bir sonraki duruşmada dinlenmesine karar vererek, duruşmayı 3 Eylül’ e erteledi.

“Katil IŞİD, işbirlikçi AKP”

Duruşmanın ardından adliye önünde yapılan basın açıklamasında, sık sık “Katil IŞİD işbirlikçi AKP” sloganı atıldı. 10 Ekim Barış Derneği Başkanı Avukat Mehtap Sakıncı Coşkun, “Bugün geldiğimiz noktada ilk esas dava üzerinden dinlenmesini talep ettiğimiz tanıkların 68’inci ayda dinlenmesi sürecine geçtik. Bu tanıklar katliamın önemli isimlerinin yakını ve eşleri. Her bir kadının eşleriyle bu sürecin bir parçası olduğu gözlendi. Adalete olan inançla salonları doldurduk. Biz aileler bu davanın teminatı olarak, salonları doldurmaya devam edeceğiz” dedi.

Coşkun, herkesi yarın Ankara Garı önünde gerçekleştirilecek anmaya katılmaya çağırdı.

“Ellerini kollarını sallayarak Türkiye’de dolaşıyorlar”

Dava avukatlarından İlke Işık da, “İnat ve sabırla adalet mücadelesini yürütüyoruz. Bugün 3 kadın dinledik, Suriye’ye gelip gitmişler ve ne kadar rahat gidip geldiklerini anlattılar. Ellerini kollarını sallayarak Türkiye’ de dolaşıyorlar. Bunlar IŞİD’li kadınlar ve bizce sanıklar. Herkesin can güvenliği için de talebimiz var. Bu kadınlar, sanıklar serbest gezdikçe, kimse güvende değil. Ülkenin en büyük katliamında adalet istiyoruz. Mücadele etmeye devam edeceğiz. Tüm sorumluların yargılanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here