2022 Eğitim Bütçesi TBMM Komisyonunda görüşülerek kabul edildi. Bütçe rakamı bütün eğitim ve bilim kurumları için 274 milyar 384 milyon 474 bin lira olarak bağlandı. Bu bütçenin 189 milyar 11 milyonu MEB Bütçesi olarak belirlendi.189 milyar 11 milyon GSYH’nın %2,4’üne,KYK hariç YÖK, üniversiteler, diğer eğitim ve bilim kurumlarının bütçesi ile birlikte %3,47’sine karşılık gelmekte. 2019’da bu oran GSYH’nın %3,30’una karşılık gelmekteydi.2022’de 2019’a göre GSYH’da%0,17’lik bir artış olduğu görülmekle birlikte, dolara bağlı olarak inşaat ürünleri ve temel ihtiyaçlardaki aşırı fiyatlanmalar bu farkı yutacak, salgının yarattığı yeni ihtiyaçlar nedeniyle ek bütçe yapmak gerekecektir.  

Türkiye’de Eğitime Yapılan Harcama

Türkiye’de okulöncesinden yükseköğretime kadar her bir öğrenci için yapılan harcama OECD ortalamasına göre çok düşük. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 2019 yılı eğitim raporunda yer alan rakamlar Türkiye ile karşılaştırıldığında, Türkiye’de, her bir öğrenci için eğitime harcanan yıllık miktarın, OECD ortalamasından iki misli az olduğunu ortaya koymuştu. 2022 Bütçesinde her bir öğrencinin payına devlet harcaması olarak eğitimde öğrenci başına 12 bin (995 dolar) yükseköğretimde 18 bin lira (1495 dolar) düşmekte. Dolar kurunda 2021’in son üççeyreğinde yaşanan aşırı yükselişin 2022’de öğrenci başına ayrılan bütçenin dolar bazında hesaplanmasına olumsuz etkisi olduğu söylenebilir. Ancak 2019’da TL’nin dolar karşısındaki (1TL= 5,95 dolar) görece daha iyi olduğu zamanda bile (kamu+ özel+ kişisel) harcama oranlarına göre (259 milyar 220 milyon. TÜİK Eğitim Harcama Raporu 2019) Türkiye, OECD’de, her bir öğrenci için eğitim kurumlarına en az para harcayan 3. Ülke durumundaydı. 2019’da Türkiye bu sıralamada Meksika (3 bin 642 dolar) ve Kolombiya’dan (3 bin 661 dolar) sonra 3. gelirken, Lüksemburg (21 bin 470 dolar), ABD (16 bin 987 dolar) ve Avusturya ( 15 bin 806 dolar) ise eğitime en fazla yatırım yapan ülkeler listesinde sıralamanın ilk 3 ülkesi oldu. Sıralama tablosunun 2022’de daha vahim bir görünüme sahip olacağını şimdiden öngörmek mümkün. Dolar bazında hesaplamaya göre kurdaki artış böyle devam ederse Türkiye 2022’de son sıraya yerleşecek gibi. Eğitime yapılan harcamanın düşük olması erişilebilirlik, eşitlik ve niteliksizlik sorunlarını büyüten bir faktör olarak kayıtlara geçmekte.

Yaş, Deneyim ve Maaşların Akademik Başarıya Etkisi

Türkiye’de ilk ve orta dereceli okullarda öğretmenler, OECD ortalamasına göre daha genç. Bu öğretmenlerin yüzde 68’i 30 ila 49 yaş arasında, yüzde 20’si ise 30 yaşın altında. OECD’de 30 ile 49 yaş arasındaki öğretmenlerin oranı yüzde 54, 30 yaş altı öğretmenlerin oranı ise sadece yüzde 10. Türkiye’de kadın öğretmenlerin oranı yüzde 56, OECD ortalaması ise yüzde 70.

Türkiye’de işe başlayan ve emekli olmak üzere olan öğretmenlerin arasındaki maaş farkı yüzde 27, bu oran OECD ortalamasında yüzde 61 ila 67 arasında. Bu verilerin tamamı ve yapılan araştırmalar ileri yaştaki deneyimli öğretmenlerin okuttuğu öğrencilerin göreve yeni başlayan deneyimsiz öğretmenlere göre akademik olarak daha başarılı olduğunu ortaya koymakta. Eğitimde eşitsizliğin en yoğun yaşandığı bölgelerde yer alan okullara mesleğe yeni başlayan deneyimsiz öğretmenlerin atanması veya ücretli öğretmen görevlendirilmesi bu okullardaki çocukların yaşadığı eşitsizlik çemberini genişletmekte. Genişleyen eşitsizlik çemberi içinde kalan çocuklar rekabete ve sınava endeksli sistem içinde başarısızlığı kronikleşen bir sorun olarak yaşamakta.

Dijital Araçlara/Teknolojiye Erişim ve Eşitsizlik

Dijital Dünya’da baş döndüren gelişmeler yaşanmakta. Ancak dijital teknoloji araçlarına erişme ve bu araçları kullanmada da büyük eşitsizlikler ile karşılaşılmakta. Eğitim alanı dijital araçların en yoğun kullanıldığı alanlardan. Eğitim alanında diğer eşitsizliklerin yanında, dijital alanda görülen eşitsizlik, hem dünyada hem de ülkemizde önemli bir sorun alanı oldu. Bir bakıma eşitsizlikleri pekiştiren bir işlev gördü. Bütün Dünya’yı etkisi altına alan Covid 19 salgını ile başlayan uzaktan eğitim ve çalışma, özellikle ülkemizin yakalandığı hazırlıksızlık ve yoksunluklar ile birleşince ortaya kartopu gibi büyüyen yeni sorunlar çıkardı. 2022 MEB Bütçesinde bu alanın sorunlarını çözmeye ve alanı güçlendirecek kaynaklara yer olmadığı görülmekte.

Dijital teknoloji eşitsizlikleri, salt eğitimdeki eşitsizlikleri pekiştirmekle kalmayacak beraberinde bu alanda yaşanan Endüstri 4,0’ın yaratacağı yeni mesleklere ulaşabilmekten ve tüm halkın dijital teknolojileri kullanabilme becerilerini geliştirmekten de yoksun bırakacak. Endüstri devrimi ve sonuçları ile ilgili t24 internet sitesinde yazan Hayri Cem yazısında şöyle demektedir. ”Her Endüstri devrimi bir önceki dönemin pek çok mesleğini ortadan kaldırdı ama yerine yeni meslekler doğurdu. Ancak her yeni doğan meslekle birlikte emek daha kalifiye ve eğitimli hale geldi. Geleceğin meslekleri de yazılım ve sanal dünyaya ait eğitim gerektiriyor.

Bu sanayi devrimi; Algoritma Teknisyenliği, Etkileşimli Arayüz Tasarımcılığı, Evrensel Hizmet Danışmanlığı, Dijital Süreç Mühendisliği, Endüstriyel Veri Bilimciliği, Robot Koordinatörlüğü, IT/IoT Çözüm Mimarlığı, Bulut Hesaplama Uzmanlığı, Veri Güvenliği Uzmanlığı, 3-D Yazıcı Mühendisliği, Giyilebilir Teknoloji Tasarımcılığı ve İş Terapistliği gibi yeni meslekleri ortaya çıkaracaktır. Bu yeni meslekler içinde yer alabilmek için yeterli eğitimi alabilmeliyiz. Aksi takdirde ortadan kalkmakta olan eski mesleklerle birlikte bizler de kaybolup gideriz.” Bu kapsamda halka bir hak olarak dijital okuryazarlık, çocuklara dijital teknoloji araçları ile internet erişim hizmetinin eksiksiz ve ücretsiz verilmesi önem kazanmakta.

Sonuç olarak,2022 MEB Bütçesi eğitime erişimi, bütün okul türlerinde yüzde yüz okullaşmayı, eşitsizlikleri ve ayrımcılığı önlemeye yetmeyecektir. Dijital teknoloji araçlarına erişimde sorun yaşamayan çocuklar avantajlı olma pozisyonlarını pekiştirerek akademik başarıda yaşıtlarını geride bırakmaya 2022’de de devam edecektir. Çözüm, eğitimi; eşit, kapsayıcı ve nitelikli bir kamusal hizmet olma özelliğini kaybettirmeden ve okullar arasında ayrımcı uygulamalar yapmadan sunmaktan geçmekte. 

Not; dolar  kuru 24.11.1021 tarihindeki değere(1 dolar=12.06 lira) göre hesaplanmıştır..

Alaaddin Dinçer- Eğitimci

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here