Makale Uncategorized

Bir İnsan Putin’i Neden Çok Sever?-Uğur Türe

Putin ilginç biri öyle idealist bir dava adamı değil hatip hiç değil insanları cezbeden bir görüntüsü de yok ama hayranı çok. Sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde Putin hayranları var. Irkçı, faşist AFPAC’ın ABD’deki yıllık toplantısında Putin dakikalarca ayakta alkışlanmış. Adamlar bildiğiniz Ku Klax Klancı tipler. Solcu Oliver Stone’da Putinseverlerden. Taliban’ın önderleri içinde de sakallı sarıklı adamların çoğu Putin sevdalısı. İran’daki mollalardan pek çoğu da Putin’e karşı boş değil. Ülkemizde de solcuların, İslamcıların ve milliyetçilerin içinde azımsanmayacak bir kesim Putin’i seviyor, destekliyor.

Putin çok başarılı bir lider mi? Değil. Ülkesi savunma sanayi dışında ne teknoloji ne de know how üretemiyor.  Rus kültürü dünyada kimseyi cezbetmiyor, küresel markaları yok. Muhteşem Rus edebiyatının mirasında geriye neredeyse kimse kalmamış. Savunma sanayi dışında teknolojik değer üretebilen bir ülke değil. Ülkesinin nüfusu sadece geçen yıl 1 milyon kişi azalmış. Dünya’da gençlerin kaçmak istedikleri ülkelerin başında geliyor. Ülkeyi tek adam Putin ve yandaşları 5 oligarkla birlikte çiftliği gibi yönetiyor. Muhalif basın susturuluyor, işkence, göz altında kayıplar, siyasi cinayetler çok yaygın. Ülkesi AİHM’de hakkında en çok insan hakkı ihlali şikâyeti olan ülke.  En çok beyin göçü veren ülkelerden biri. Elinde iki kozu var ordusu/nükleer silahları ve enerji kaynakları ikisi de ona Sovyetlerden miras, kendi başarısı değil.

Peki çok “farklı” siyasi görüşlerden insanları Putin’e sempati duymaya iten nedir?

Bu sorunun net bir cevabı var; Batı karşıtlığı. Peki Batının nesine karşılar? Emperyalist v.s. falan diyecekler ama Batı eski Batı değil en azından, çevre, insan hakları, kültürel değerler, bilimsel araştırmalar, sosyal haklar, ifade özgürlüğü konusunda Rusya ile mukayese edilemez. İşte bu kesimler tam da bunlara düşman. Özü itibarıyla Batılı özgürlükçü demokrasilere düşman. Bu patolojik bir düşmanlık çünkü hiçbiri yere göğe sığdıramadıkları başarılarını öve öve bitiremedikleri Çin ve Rusya gibi bir ülkede yaşamak istemez. Gariptir ki bu hayran kitlesinin çoğu kendi ülkelerinde Putin gibi liderleri de (kendilerinden değilse) istemezler.

Batı karşıtlığı ülkemizde bastırılmış Batı hayranlığının dışavurumudur. Batı karşıtları garip bir biçimde Batı düşmanlıklarıyla ters orantılı bir biçimde Batı’ya büyük misyonlar da yüklerler. Afrika’da insanlar ölürken Batı nerededir? Batı neden Suriyeli mültecilere kapılarını açmamaktadır? Batı neden Covid19 aşılarını bedava dağıtmamaktadır, eğer dağıtıyorsa bu sefer de mutlaka ilaçları az gelişmiş ülkeler üzerinde denemek için mi dağıtmaktadır? Dünya’ya bir meteor yaklaşırsa onu Batı neden vurmamaktadır vurursa belki de sırf silah denemek için meteoru kendileri yönlendirmiş olamazlar mı?   İronik bir biçimde bütün beklentileri ve hayal kırıklıkları nefret ettikleri, şeytanlaştırdıkları Batıya yöneliktir. Kendilerinden ve mükemmel Putinlerinden ne insani ne teknolojik hiçbir talepleri ve umutları yoktur.  Buna karşılık içinde bulundukları durumun bütün sorumlusu her zaman dış güçlerdir. Madenlerini Batı çıkarttırmıyordur, tarımı        Batı geliştirmiyordur, depremleri HAARP ile Batı yapıyor binalarımızı Batı yıkıyordur. Eğitimimizi Batı bozuyor, teknolojimizi Batı geliştirmiyordur. Bizim hayatımızın her alanını kontrol eden bizim ne düşüneceğimize, nasıl yönetileceğimize karar veren adeta Tanrısal bir figürdür bu insanlar için Batı. Bu köle ahlakıdır ancak köleliğini içselleştirmiş olanlar efendiye özü hayranlık olan bir nefret duyarlar. Bu tüm dünyaya bakışını ve olayları Batı merkezli okumaktır. Bu, toplumun bitmeyen bir patolojik ergenlik dönemi içinde olmasıdır ve ergenler kendi hatalarının sorumluluklarını kabul etmezler.   

Türkçemizde içsel olarak aslında hayranlık duyulanı ve onun sahip olduklarını kötülemek anlamında kullanılan mükemmel bir kelime var; “haset.” Batıya duyulan bu öfkenin entelektüel ve ideolojik zemini yok. Olsa bile nasıl bir ideolojik zemindir ki bu, tüm dünyada dincileri, milliyetçileri ve Ortodoks solcuları aynı zeminde buluşturabiliyor.  Hepsinin de “liberal/liberter (özgürlükçü)” sözünü küfür gibi kullanması başka nasıl izah edilebilir. Kaldı ki bu kesimlerin başları dara kendileri azınlığa düşmedikten sonra “demokrasi” ile de pek araları yoktur.

Batı karşıtlığı bir eziklik ve haset/öfke ideolojisidir. Bu kesimleri birleştiren de budur. Onlar gibi olamamak ve olabilecek gibi de görünmemek içinde bulunduğu durumu “”neden böyleyiz” yerine “bunu bize kim yaptı” sorusuyla açıklamak. Bu tam bir ergen reaksiyonudur. Bu öfkeli Batı ve özgürlükçü demokrasi karşıtlığının hiç de masum sonuçları olmayabilir. Dünyanın pek çok yerinde bu dalgayı ve ruh halini fark eden “uyanık” siyasetçiler, radikal unsurlar, yozlaşmış popülist siyasetçiler yelkenlerini bu dalgayla dolduruyor. Kitlelerdeki bu öfkeyi şeytanlaştırdıkları batılı özgürlükçü demokrasilere yönlendirerek içeride yarattıkları sömürü ve baskı düzenini görünmez kılmaya ve bir çeşit “milli duruş” yaratarak militanlaştırdıkları kitleleri kendi çıkarları için konsolide ediyorlar. Bunun çok yıkıcı sonuçları olabilir ve geçmişte oldu da. II. Dünya savaşıyla ilgili okumaları ve izlemeleri olan  biri olarak benim gördüğümü pek çok aklı başında insan da görüyordur. Ukrayna’nın işgali, tam olarak II. Dünya savaşını başlatan (elbette o dönemde bu işgalin böyle bir sonucu olacağı bilinmiyordu) Polonya’nın işgalinden sonraki Avrupa’nın atmosferini çağrıştırıyor.

Hitler’de dönemin özgürlükçü demokrasilerinin krizde olduğu bir dönemde insanların öfkelerini kendi manyak fantezileri için maestro gibi yöneten fırsatçı bir psikopattı. Şaşılacak bir biçimde Türkiye’de dahil dünyanın her yerinde hayranları vardı.  Hitler arkasına aldığı özgürlükçü demokrasi düşmanlığı rüzgarını bir kasırgaya dönüştürdü ve fırtına durduğunda Avrupa’dan geriye on milyonlarca ölüm, on milyonlarca mülteci, yaralı, kan, göz yaşı ve yerle bir olmuş kentler bırakmıştı.    İnsanlık ve Avrupa en kötü liberal demokrasinin bile “faşizm ve varyantlarından” daha iyi olduğunu korkunç bir trajediyle deneyimlemişti.

Bugün için en büyük umudumuz, böyle acılı bir tarihsel deneyimimiz olmasıdır. Elbette bir şansımız da Putin’in Hitler kadar belagatli bir hatip ve samimi bir psikopat olmamasıdır.

Uğur Türe
Kamu Yönetimi Bilim Uzmanı, Coğrafya Eğitimcisi
ugurture@gmail.com

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

6 Yorumlar

  1. İsmail Güneş says:

    “Gariptir ki bu hayran kitlesinin çoğu kendi ülkelerinde Putin gibi liderleri de (kendilerinden değilse) istemezler.”

    Hiç böyle YAKINDAN tanıdığınız başka bir ülke yok mu ?

  2. Putin’e olan hayranlığın sebebini, sosyolojik bir tespit sonucunda, Batı düşmanlığı olarak tespit etmişsiniz. Oldukça genelleyici olsa da anlaşılabilir bir sonuç fakat yazınızın tonunda “Batı’nın eleştirilmesi ve suçlanması yalnızca aşağılık kompleksine sahip kişiler ya da ülkelerin hezeyanları olabilir” gibi bir hava var. İki kutup arasında kalmalıymışız gibi bir ortam sunuyor. Mülteci alımı konusunda Batı’nın açık iki yüzlü tavrı ile meteor örneğini aynı kefeye koyamazsınız. Çünkü bu ilk durumun açık gerçeğini absürdleştirmekten başka bir işe yaramıyor.

  3. Yazınız üniversitelerin siyaset bilimi bölümlerinde “liboş nedir? kime liboş denir?” dersinde okutulmalı…

  4. Dünyada bir küresel (idol olacak) bir lider boşluğu var.Putin bu boşlukta git gel yapıyor.
    Büyük Slav imparatorluğunu kurmaya çalışıyor.Yani Putin “ya hep ve yine ya hep” kafasında ısrar efiyor.Zaman bu zaman diyerek emperyal Batı’nın korkulu rüyası olmaya devam ediyor.

  5. Yugoslavya bombalanırken hava sahası i kapatmayan batı şimdi yarışa girdi Rusya ya saldirmada, sen benim evimin önüne füzelerini yerleştir ben sana hosgeldin diyim. Sen ırakta kitle imha yalanlarınla yuzbinlerce insanı öldür, ben batı karşıtı oluyum, sen bir gram bile umursamadığın ukraynalilar i ve ruslari savaşa itmek için kirk takla at ben batı karşıtı olayım. Seni gidi batı sevici seni..

  6. Erkan Baba says:

    Aydın Enginin sayfasında paylaştığını görüp dikkatimi çekti yazının başlığı. Batı uygarlığının ya da kapitalist modernitenin eleştrisi gibi birşeye oturacak gibi beklerken yazınızın analizden öte batı uygarlığının ilizyonlarına övgüden başka birşey göremedim. Örneğin Başlık Putin sevgisi ise, sarıklıların putin sevgisini analiz etmeliydiniz. Bir afrikalı kendisini batı uygarlığı kadar rahatsız etmediği için putini seviyor olabilir. ‘Bir İnsan Putin’i Neden Çok Sever?’ yerine başlık ‘Uğur Türe batıyı neden çok sever’ olabilirmiş.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir