kamu çalışanlarında en çok üyeye sahip memursen toplu sözleşme yaklaşırken konuşmaya başladı. partilerin seçimden seçime vatandaşı hatırladığı gibi sanki.

memursen başkanı haziran ayı enflasyon rakamının 1.94 olduğunu hatırlatarak, “böylelikle kamu görevlilerinin 1 Ocak 2021’de almış oldukları yüzde 3’lük zammın üzerinden 6 ay geçti ve mart ayında yüzde 3’lük zam eridi, 4 ay boyunca keseden gitti. şimdi geldiğimiz noktada 6 aylık enflasyon rakamının 8.45 olduğu görülüyor. bu da 5.45’lik enflasyon farkının olduğunu söylüyor” demiş. 3+3’lere imza atan başkan.

“hayali enflasyon üzerinden değil reel gerçekler, piyasa enflasyonu üzerinden artışları belirleyelim. artık enflasyon oranı bazlı güncelleme, yeniden değerleme katsayı uygulaması yerine büyümenin yansıtıldığı, refah payının kamu görevlilerine aktarıldığı adil bir sistemin kuruluş startını hep beraber 6. dönem toplu sözleşme’de verelim diyoruz. kamu görevlisini devletin yükü olarak görmeyin. kamu görevlisi devletin yükü değil devletin en önemli gücüdür” diyen memursen başkanı grev hakkından da söz etmişti.

istanbul sözleşmesi hiç gündemlerinden düşmedi. aşil tendonu dedikleri müdürlerini korumakta öyle. hatta fenerbahçe, galatasaray gibi kulüplerin sosyal yaşamla ilgili söylemleri de hedeflerinde oldu. ama şiddeete uğrayan, öldürülen, khk ile haksız ve hukuksuzca işlerinden edilenler hiç konuları olmadı.

bugün sosyal medyada şöyle bir şey gördün:
“Enflasyon farkını vermek, maaşlara zam yapmak değildir. Ayrıca açıklanan enflasyon rakamları, reel enflasyonu yansıtmaktan uzaktır.” diyor bir eğitim bir senli. tam günaydın diyecektim altındaki yorumlar dikkatimi çekti. yorumlar da şöyleydi:
-hiç işi olmayan napsın?
-memura yine enflasyon farkı veriliyor ya özel sektör çalışanlarına..hani eşit bölüşecektik milli gelirden düşen payı..sistem veya anayasa baştan uca değişmeli
-devlet memurlarının devlete faydası var mıdır? vergi toplayanlar istisna.

gördüğümüz gibi yetkisi olanların dert edermiş yaptığı ortamda gelde bunları anlat. yaşananlarda etkisi olanların laf yapmaları ortalıkta izleri bir birine karıştırmış.

peki biz ne yapalım? yeniden devlet nedirden mi yoksa sendika nedirden mi başlayalım? anlatalım mı daha olumlu, bütünleştirici bir dili mi kuralım. 80 darbesi sonrasında kurulan kesk ve eğitim-sen’in alanda nerdeyse yok olmasını mı konuşalım önce. “büyüklerimizden” duyduğumuz ezber bir kaç önermeyi mi tekrarlayalım?  ya da ya da ali asker’in türküsündeki gibi “yitik bir ülkeyi korumaya değil / yeniden kurulacak bir ülkeyi / aşkla örmeye benzer devrimci olmak” düşünmek gerek sanki. yeniden sendikal süreci konuşmak, ama önce zamanın ruhunu, olurunu olmazını tahlil etmek gibi. tahlillerden yorulduk belki, konuşmaktan, sataşmaktan, suçlu aramaktan yorulmadığımız kadar.

hantal, merkezi, delegasyonlu sistemden öte yerel, çok renkli, ötekileştirici dilden, tarzdan uzak bir sendikadır belki de ihtiyaç. yüz yüze görüşülebilen, güven veren, bir birine dokunan bir yapıdır belki de ihtiyaç. küçük siyasi yapıların egolarından, ben bilirimci edasından çok daha önemlisidir ufkumuzu açacak olan.

memursen örneğindeki siyaset etkisi ile büyümenin yetkisinin etkisiz olduğu aşikardır. son olarak sendikal alanda mesele en çok üyeye sahip olmak değil kamu çalışanlarının hakkını hakkıyla savunabilmektir. varlık nedenini inkar etmemektir bu. soldan, emekten, demokrasiden yana bir sendikal yapıya her zamankinden çok daha ihtiyaç vardır. ve çok daha ihtiyaç olacaktır. bunu yapacak siyasi aktörlere güven ve ilgi yoksa zaman sendikaları çağıyor demektir. her renk vatandaşını yan yana isteyerek. biri sendika derse bunları düşünmek gerek artık.

musa ertürk

1971 manisa alaşehir doğumludur. karadeniz teknik üniversitesi giresun eğitim fakültesi sınıf öğretmenliği bölümü mezunudur. kendisini ‘öğrenen bir öğretmen, slogan atmayan bir aktivist.’ olarak tanımlamaktadır. evli ve bir çocuk babasıdır. aşkbahar adında bir şiir kitabı vardır. eğitim yöntemleri, ezbersiz öğrenme, e-öğrenme ve pedagoji çalışmalarıyla ilgilenmektedir. farklı, ezbersiz, yaratıcı eğitim üzerine uygulamalar yapmaktadır. uygulamalarını hem kendi bloğunda hem de eğitim sitelerinde paylaşmaktadır. Son olarak “Eğitim Programlaı ve Öğretim Tasarımı Eğitimi”, “Gelecek Nesil Öğretmen Eğitimi: 21. Yüzyıl Becerileri” eğitimi aldı. MEB Hizmet İçi “Python Kursu”nu tamamladı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here