Haberler Manşet

Bombalı saldırı: CHP bant daraltma için suç duyurusunda bulunuyor, KCK ”Hareketimizin bu saldırıyla bir alakası yoktur”

İstanbul, Beyoğlu’ndaki İstiklal Caddesi’nde dün (13 Kasım) bombalı saldırı gerçekleştirilen şahıs bugün gözaltına alındı. Şahsın ifadeleri ortaya çıkarken patlayıcı maddenin de TNT olduğu tespit edildi. Olayla ilgili yeni gözaltılar yapılırken saldırıyı gerçekleştiren örgütün PKK olduğu açıklandı. KCK, Taksim’deki bombalı saldırıya dair, “Hareketimizin bu saldırıyla bir alakası yoktur. Saldırının hareketimize yıkılmak istenmesi, AKP-MHP’nin karanlık planlar içerisinde olduğunu göstermektedir” açıklaması yaptı.  Hakkında yapılan asılsız açıklamalar nedeniyle tehdit edildiğini açıklayan Jiyan Tosun ise suç duyurusunun ardından İHD’de basın açıklaması gerçekleştirdi.

Saldırıda altı kişi hayatını kaybetmiş, 81 kişi ise yaralanmıştı. İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın yaptığı son açıklamaya göre; bombalı saldırı nedeniyle yaralanan 57 kişi taburcu oldu. Altı hastanın yoğun bakım tedavisi sürerken iki hastanın ise durumu ciddiyetini koruyor.

Ayrıca İstanbul Emniyet Müdürlüğü‘nden olaya ilişkin açıklama yapılarak bölgedeki bin 200 güvenlik kamerasında inceleme yapıldığı bildirildi.

Araştırma sonucunda bombayı olay yerine bıraktığı belirlenen Suriye uyruklu şüpheli Ahlam Albashır‘ın Esenler ilçesine gittiğinin tespit edildiği ve Albashır’ın irtibatta olduğu 21 adrese de operasyon düzenlendiği aktarıldı.

Soylu: İstiklal’deki bombalı saldırıyı yapan kişi gözaltına alındı

46 kişiye gözaltı

Operasyonlarda 46 kişinin daha gözaltına alındığı bildirildi. Ek olarak açıklamada Albashır’ın sorgusuna da değinildi:

“Şahıs yapılan sorgusunda, PKK/PYD/YPG terör örgütü tarafından özel istihbarat elemanı olarak yetiştirildiğini ve Afrin üzerinden ülkemize eylem yapmak için kaçak yollarla giriş yaptığını beyan etmiştir. PKK/PYD/YPG terör örgütünün Suriye Kobani’deki merkezinden İstanbul’da eylem talimatı alarak 13 Kasım’da saat 16.20 sıralarında bombalı eylemi gerçekleştirdiğini ve kaçtığını beyan etmiştir. Olayla ilgili başlatılan çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir.”

KCK’den Taksim saldırısına dair açıklama

KCK, Taksim’deki bombalı saldırıya dair, “Hareketimizin bu saldırıyla bir alakası yoktur. Saldırının hareketimize yıkılmak istenmesi, AKP-MHP’nin karanlık planlar içerisinde olduğunu göstermektedir” açıklaması yaptı.  KCK, İstanbul Taksim’de 13 Kasım’da yaşanan ve 6 kişinin ölümüne neden olan bombalı saldırıya dair açıklama yaptı. Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) yer alan açıklamada, saldırı kınanarak, “Bu saldırı sonucu yaşanan can kayıpları ve yaralanmalar bizi derinden üzmüştür” denildi.  Açıklamada, saldırının “karanlık bir kisveye büründürülerek tertiplendiği” ve saldırıyla “Türkiye halklarının demokratik geleceğinin” hedef alındığı belirtildi. KCK, dünkü Halk Savunma Merkezi’nin (HSM) işaret ederek, “Biz, bir kez daha belirtiyoruz ki Kürt Özgürlük Hareketi’nin bu saldırıyla hiçbir ilişkisi yoktur. Faşist AKP-MHP devletinin bu saldırıyı ısrarla hareketimize yüklemek istemesi, gerçeği gizlemek ve karanlık planlarını gerçekleştirmek için ortam oluşturmak amacıyladır. Biz, herkese özellikle de demokratik kamuoyu, basın ve medya çevrelerine bu saldırının açığa çıkarılması için çaba içerisinde olmaları çağrısında bulunuyoruz” ifadelerine yer verildi. 

Fırat Haber Ajansı’nın (ANF) aktardığı açıklamada örgüt, saldırıyı üstlenmedi ve “Bu olayla ilişkimizin olmadığı, doğrudan sivilleri hedeflemeyeceğimizi ve sivilleri hedefleyen eylemleri kabul etmediğimizi halkımız ve demokratik kamuoyu yakından bilmektedir” ifadelerini kullandı.

Patlayıcı maddenin TNT olduğu tespit edildi

Öte yandan bombalı saldırıda kullanılan patlayıcı maddenin de TNT olduğu tespit edildi. Emniyet Genel Müdürlüğünce (EGM) yapılan açıklamada “Olay yerinden, teröristin olay yerine gelirken kullandığı araçtan ve şehit olan vatandaşlarımızın üzerinden elde edilen bulguların Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı İstanbul Bölge Laboratuvarımızda gerçekleştirilen kimyasal incelemesinde, saldırıda kullanılan patlayıcının yüksek güçlü patlayıcılardan olan TNT olduğu tespit edilmiştir” denildi.

Hayatını kaybedenler anılıOlayın ardından İstiklal Caddesi’nde terör saldırısında hayatını kaybedenler için alana bir bayrak koyularak platform yerleştirildi. Kırmızı iplerle şeritler çekilen alana vatandaşlar karanfiller bıraktı.

Bant daraltması ve erişim sınırlaması

İstiklal Caddesi’nde dün 16.20 sıralarında meydana gelen bombalı saldırının ardından tüm gün boyunca internet yavaşlatıldığı için Twitter, Instagram, Youtube gibi sosyal medya platformlarına erişim sağlayamadı. Olayın ardından bombalı saldırıya ilişkin de Radyo Televizyon Üst Kurulunca (RTÜK) yayın yasağı getirildiği duyuruldu. Ancak söz konusu karar kamuoyundan yoğun eleştirilerin gelmesine sebep oldu.

Bunların arasında özellikle hukukçuların yaptığı bant daraltmasının yasal dayanağı olmadığı eleştirleri dikkat çekti.

‘Genel bir yasal dayanak yok’

Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz, “İstanbul’daki bombalı saldırı sonrasında sosyal medya platformlarına uygulanan bant daraltma yaptırımı & vatandaşların haber ve bilgi edinme haklarının engellenmesinin yasal dayanağı çok soruluyor. Kısa cevap, Türk mevzuatında bant daraltma için genel bir yasal dayanak yok” dedi.

Akdeniz, “Fakat, mevzuatta ‘bant daraltma’ yaptırımının keyfiyete izin verecek şekilde ve sansür amaçlı kullanılmasına izin veren yasal bir düzenleme mevcut. Bu düzenlemenin tarihçesi OHAL dönemindeki KHK’lara kadar uzanıyor” ifadelerini kullandı ve şunları aktardı:

“Ağustos 2016 içinde ve OHAL devam ederken 671 sayılı KHK ile 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu‘nun yetkisi ve idarî yaptırımlarla ilgili 60. maddesine 10. paragraf eklendi. Bu madde ile Cumhurbaşkanlığına geniş yetki verildi.

Bu bağlamda Cumhurbaşkanlığı, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık & genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak & özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak gerekli gördüğü tedbirleri alıp, BTK’a bildirebiliyor.

BTK Başkanı da, Cumhurbaşkanlığı tedbirlerine ilişkin kararını derhal işletmecilere ve erişim sağlayıcılara bildiriyor. Bu kararın gereği, derhal & kararın bildirilmesi anından itibaren en geç iki saat içinde yerine getiriliyor. Bant daraltma uygulaması da bu şekilde yapılıyor.

Uygulamada aslında hakim onayı şartı var. Madde ‘Bu karar, 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim kararını 48 saat içinde açıklar, aksi halde karar kendiliğinden kalkar’ diyor. Fakat, kısa süreli bant daraltma uygulamalarında hakim onayına gerek kalmıyor.

Dolayısıyla, kısa süreli genel bant daraltma uygulamalarında Cumhurbaşkanlığı karar veriyor, BTK Başkanı uyguluyor ve fakat 24 saat dolmadan hakim onayına gitme şartı yok. Hakime gitseler de onay alınacak ama o zaman kararlar denetime açılacak. Denetim ise istenmiyor.

Hakim kararlarına itiraz edilebilir, itirazlar reddedilse bile Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir, hatta gerekirse AİHM’e kadar gidilebilir. Elektronik Haberleşme Kanunu’nda yer alan bu yetki ile bant daraltma uygulaması tamamen gizli bir şekilde yapılıyor.

Ayrıca, 5651 sayılı yasada sosyal medya platformları ile ilgili olarak eğer yükümlülüklerini yerine getirmezler ise bant daraltma cezası ve hatta Elektronik Haberleşme Kanunu’nda da şebekeler üstü hizmet sağlayıcıları için bant daraltma cezası var.

Fakat, İstanbul’daki bombalı saldırı sonrasındaki bant daraltma uygulaması tamamen Cumhurbaşkanlığı ve BTK Başkanı üzerinden keyfi bir şekilde yürütülen ve ancak sansür olarak tanımlanacak bir uygulamadır. Hukukumuzda, OHAL temelli bu tip uygulamalar asla olmamalıdır.

Demokratik toplumlarda, keyfi bir şekilde, toplumun özellikle İstanbul’daki bombalı saldırı gibi toplumu yakından ilgilendiren olaylara ilişkin olarak haber ve bilgi edinmesinin geçici olarak olsa dahi keyfi bir yaptırım mekanizması ile engellenmesi asla kabul görmez.”

CHP’den BTK hakkında suç duyurusu

Siber güvenlik ve internet gözlemevi NetBlocks’un kısıtlanan canlı ağ verilerini paylaşmıştı. Veriler Türk Telekom’u işaret ediyordu ancak şirket tarafından sorunun kaynağının kendileri olmadığı yönünde açıklama geldi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ise ülke genelinde bant daraltıldığını bildirdi. Bant daraltılmasının ‘ilgili birimlerin talebi üzerine’ uygulamaya koyulduğu kaydedilmişti.

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, “Ülkenin en büyük şehrinin merkezinde bir patlama olmuş. İnsanların ölmüş, yaralanmış, herkes merak içinde ama toplumun buna ilişkin haber alma hakkı yok. Neden? BTK Başkanı uygun görmüyor da ondan. Ama kendisi başsağlığı mesajını Twitter’dan yayımlamayı biliyor” diye tepki gösterdi. Tekin konuyla ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını duyurdu.

Jiyan Tosun’dan suç duyurusu

Zafer Partili Adem Taşkaya, saldırının faili olarak Avukat Jiyan Tosun’u hedef gösterdi. Tosun o sırada müvekkiliyle karakolda olduğunu söyledi. Hedef gösterilen Avukat Jiyan Tosun tehditler aldığını ve akabinde can güvenliği için savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu aktardı.

Tosun, bugün İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basına açıklaması gerçekleştirdi.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir