Telgraf tam 6 gündür yayında!

Bianet, 1 Mayıs’ta yayın hayatına başlayan mecramız Telgraf’la ve yapıp ettikleriyle ilgili bir söyleşi yayımladı. Hakikatin peşine düşerken doğaya yandaş olduğumuz bu yolculuğun nasıl ortaya çıktığıyla ilgili soruları cevapladık.

İşte söyleşimiz;


’Dikilen küçük bir fidan gibi

biraz daha suya biraz daha umuda ihtiyacımız var.

Uzat elini hadi, bu bir mektup değil o kadar

zamanımız yok.

Bu TELGRAF sana… Hemen oku, katla,

Cebine koy ve harekete geç!’’

1 Mayıs’ta taptaze yeni bir internet haber sitesi yayın hayatına başladı. Adı TELGRAF.

İmece usulü bir çalışma Telgraf, alışılmışın dışında bir habercilik anlayışıyla yola koyuluyor.

Alışılmışın dışında derken, haberin hem içinde hem dışında olan isimlerin ortak ürünü Telgraf.  Habere konu olan, haber için mikrofon uzattığımız isimler, şimdi seslerini kendi mecralarından yükseltiyorlar. Hem özgün hem özgür hem de habercilik ilkeleriyle…

Sami Evren, Alaaddin Dinçer, Telgraf’ta yer alan ve sendikal faaliyetlerinden kaynaklı basının yakından tanıdığı isimler. Ancak Telgraf’ın 250’yi aşkın oldukça kalabalık bir ekibi var. 25 ilde de çalışma yürütüyorlar. 

Telgraf’ın Sözcüsü sendikacı eğitimci Sami Evren, taze haber sitesini bianet’e anlattı:

Telgraf nasıl doğdu?

Günümüzde internet ortamında birçok muhalif site, haber kanalı, tartışma platformu var. Bunlar çeşitli muhalif topluluklar ve de bireysel girişimlerden oluşuyor, ancak gerek topluluklar, gerekse bireysel duruşlar arasında, ortak bir demokrasi hedefine yönelme ve görüşlerin ortaklaştırmada bir iletişim eksikliği var.

Demokrasi mücadelesinde gündemleri ortaklaştıracak, karşılıklı paylaşımı sağlayacak hızlı ve acil harekete geçirecek bir iletişim aracı olsun istedik. Telgraf bireyler, yapılar arasında hızlı ve amaca yönelik bir iletişim olanağı, telgrafhanenin değil, telgrafı çeken ve alanın görüşlerinin iletildiği, paylaşıldığı iletişim aracı olduğu için isim Telgraf oldu…

Okuyucu Telgraf’ı niçin okumalı, neler bulacak Telgraf’ta?

Telgraf her şeyden önce ‘iyi olma’ hali. Özellikle son yıllarda çok fazla olumsuzluklar ve başına buyruk hızlı değişimler yaşanıyor, yaşatılıyor. Kötülüğe karşı muhalif refleks bulunduğu yeri, değerleri koruyor ve bir direnç oluşturuyor ve bu çok önemli.

Ama bu süreç aynı zamanda hareketsizliğin getirdiği yalnızlaşma ve içine kapanmaya da yol açıyor ve genel bir mutsuzluk, durgunluk hali yaygın.

İyi olma birlikte anlamlandırabilme ve sorumluluk alma ile mümkün olabilecek bir şey. Daha çok sesli konuşabileceğimiz, başkalarıyla birlikte anlamlandıracağımız, yakın çevremizde olup bitene daha aktif dahil olup, muhalifliği yaşamlarımızla iç içe kurgulamak, dayanışma ve arkadaşlıkla mümkün yapabileceğimiz bir şey.

“Hakikatın Peşinde Doğanın Yanında” güçlü bir slogan, yola çıkış sloganınızı biraz açar mısınız?

Hakikat bir işin doğrusu, gerçeği anlamına gelir. Çoğu zaman yaşanan bir olay sadece görünen kısmı veya bir yanıyla yansıtılmakta olayın birçok yönü ve boyutu es geçiliyor. Bu durum çoğu zaman bilinçli yapılıyor.

Haber kaynağı kimin elinde ise haber o kesimin ihtiyaçlarına ve amaçlarına uygun bir şekilde topluma servis edilir. Böylelikle toplum gerçeğin farkında olmadan kendine sunulanı gerçek sanarak yaşar.

Yine birçok haber resmi kaynaklara dayanılarak yapılıyor oysaki hepimiz de biliyoruz ki, resmi kaynaklar bize yalan söylüyor. Bir başka deyimle gerçeği gizliyorlar. Bunu en son olarak pandemi sürecinde çok açık yaşıyoruz. Sağlık bakanlığının her gün açıkladığı sayıların gerçek sayılar olmadığını bütün kamuoyu biliyor. Bu nedenle Telgraf işin doğrusunun ve gerçeğin haberini yapmayı temel ilke olarak benimsiyor.

Doğanın yanında olmaya gelince, genel yaklaşım olarak insan kendini doğanın bir parçası değil de doğanın sahibi olarak gördüğünden kapitalistler tarafından doğa bir meta gibi kar ve rant olarak kullanılıyor. Kentleşme ve sanayileşme ile birlikte doğal hayata yönelik müdahaleler sonucu gezegenimiz giderek bir yıkıma doğru sürükleniyor.

Bizler kendimizi kapitalistler gibi doğanın sahibi değil bir parçası olarak görüyor ve doğadan yana olmanın aynı zamanda kendimizden ve diğer canlılardan yana olmak anlamına geldiğine inanıyor ve yaşamın her alanının doğayla uyumlu olması için mücadele ediyoruz.

Son olarak Telgraf’ın yayın ilkelerinden söz eder misiniz?

Dünyada ve yaşadığımız ülkede olup biten her şeyi toplumsal muhalefet penceresinden görüp yorumlayan, sosyal medya haberciliğini esas alarak yola çıkan, hakikatin sesini çoğaltıp doğadan yana tutum alan politik bir haber-analiz ve muhalefet mecrası olmayı amaçlıyoruz.

Bütün muhalif hareketlerin varlığını önemli ve değerli bulduğumuz için Telgraf’ı, eşitlikten, demokrasiden, adaletten ve doğadan yana olan bütün seslerin ortak zemini olarak görüyoruz.

Diğer birçok şey gibi haberin ve doğru habere erişimin metalaştırıldığı bir dönemde Telgraf’ıı bu ticarileşmenin dışında tutarak yaşatmayı hedefliyoruz.

Haber akışından, yayınlayacağımız görsellere kadar kullanacağımız bütün içerikleri mümkün olduğunca imece yoluyla sağlamayı ve muhalif bir süzgeçten geçirerek kamuya aktarmayı esas alıyoruz.

Birlikte yürüdüğümüz herkesin farklılığını dokunulmaz olarak görüyor, kimseyi aynılaştırmaya çalışmayacağımızı, farklılıklarımızla birlikte yan yana yürüyeceğimizi söylüyoruz.

İnsan hak ve özgürlüklerine sahip çıkarak ırk, dil, din, mezhep, cinsiyet farkı gözetmeksizin toplumsal farklılıklara saygılı olacak şekilde yayın yapıp toplumun doğru haber alma hakkını sonuna kadar savunacağız.

Telgraf’ta üreteceğimiz her şeyin kamuya ait olduğunu belirtiyoruz. Hazırlanan haberlerin ve diğer etkinliklerin çoğalması, paylaşılması bizi elbette mutlu eder. Sadece emeğe saygının bir gereği olarak Telgraf içerikleri kullanılırken kaynak gösterilmesini bekleriz. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here