İnsan Hakları Manşet

Danıştay’dan embriyo’ya özgürlük

etelgraf toplumsal cinsiyet-

Danıştay, Sağlık Bakanlığı’nın tüp bebek yönteminde eşlerden birinin ölmesi sonucu dondurularak saklanmış olan embriyonun imha edilmesi şeklindeki üremede yardımcı yöntemlerle ilgili yönetmelik hükmüne ‘iradeye müdahaledir’ dedi.

Eşlerden birinin ölümünden önce imzalamış olduğu çocuk isteği iradesi, ölümden sonra hayatta kalan eşin embriyoyu canlandırma irade ve hakkı böylece yaşam bulurken milyonlarca üreme hücresinin döllenerek canlı bedeninde sonsuzluk evrenine yolculuğu sağlık bakanlığının yönetmeliği ile engellenmemiş oldu. 

Danıştay’ın bu kararı emsal teşkil edecek ve benzer durumlarda embriyo kadına nakil edilebilecek.

İstanbul’da ikamet eden bir çift 2020 yılında başladıkları tedavi sonucunda başarılı bir embriyo elde ettiler. Ancak, özel bir klinikte dondurulan embriyo nakli gerçekleştirilmeden erkek eş, 19 Kasım 2020’de kanserle mücadelesini kaybederek, hayata veda etti.

Kadın eş İstanbul Sağlık İl Müdürlüğüne “Merhum eşim ve benden elde edilen embriyo imha edilmesin, dondurulmaya devam etsin ve bana nakli sağlansın” dedi.

SAĞLIK BAKANLIĞI TALEBİ REDDETTİ

Ancak bu talep Sağlık Bakanlığı tarafından 15 Aralık 2020’de reddedildi. Kararda, üremeye yardımcı tedavi uygulama yönetmeliğine göre; tüp bebek tedavisi esnasında eşlerden birinin vefat etmesi halinde diğer eşin tedaviye devam edemeyeceği vurgulandı. Ve mevcut embriyoların kalan eşin seçim hakkı olmadan imha edileceği belirtildi.

“SEVDİĞİM İNSANDAN ÇOCUK SAHİBİ OLMAK İSTİYORUM”

Haber Türk’ den Fevzi Çakır’ın haberine göre, Kadın, bu kararı yargıya taşıdı. Danıştay’da açılan davada söz konusu sağlık bakanlığı kararının yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini istedi. Dava dilekçesinde; söz konusu embriyonun imha edilmesinin vicdana ve hakkaniyete uygun olmayacağına dikkat çekti. “42 yaşındayım. Biyolojik açıdan anne olma şansını her geçen yıl kaybediyorum. Bana da söz hakkı tanınmalı. Yıllarca sevdiğim insandan çocuk sahibi olmayı umut ediyorum. Bu umudum hukuken koruma altına alınmalı” ifadelerini kullandı.

BAKANLIK: ÇOCUĞU BİLE BİLE BABASIZ BIRAKILIR

Sağlık Bakanlığı, Danıştay’a gönderdiği savunmada ise davanın reddine karar verilmesini istedi. Bakanlık ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca eşlerin rızası alınarak, embriyoların dondurularak saklandığına dikkat çekildi. Saklama süresinin 1 yılı aşması durumunda ise çiftlerin her yıl yeni başvuru yaparak, uzatma talep etmeleri gerektiği anlatıldı. Ancak kocanın ölümü nedeniyle bu rızanın alınamayacağı ifade edildi. Ayrıca bu tür gebeliklerin çocuğu bile bile babasız bırakmak gibi sorunlara yol açacağı kaydedildi.

DANIŞTAY YÜRÜTMEYİ DURDURDU

Tarafların beyanlarını alan Yılmaz Akçil başkanlığındaki Danıştay 10. Dairesi oyçokluğuyla nakli engelleyen Sağlık Bakanlığı kararının ve ilgili yönetmelik hükmünün yürütmelerini durdurdu. Kararda; söz konusu yönetmelik hükümlerinin herhangi bir istisnaya yer verilmeksizin dondurularak saklanmakta olan embriyonun eşlerden birinin ölümü halinde imha edileceğini düzenlediği belirtildi. Bu durumun birlikte çocuk sahibi olma iradesini ortaya koyan eşlerin, tıbbi yardımla üreme hakkına sınırları belirsiz ve ölçüsüz müdahale niteliği taşıdığı vurgulandı.

“İRADE YOK SAYILAMAZ”

Kararda, “Dondurularak saklanan embriyo, davacı ve eşine ait üreme hücreleri kullanılarak, evlilik birliği içerisinde elde edilmiştir. Davacının müteveffa eşi, ölümden önce embriyo dondurma ve saklama formunu davacı ile birlikte imzalayarak, eşinden çocuk sahibi olma iradesini ortaya koymuştur. Beklenmeyen bir olay olan ölüm nedeniyle bu iradenin yok sayılması mümkün değildir” denildi.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir