etelgraf haber-

Diyarbakır’da geçen yıl evlerine düzenlenen operasyonla gözaltına alınan Eğitim Sen üyesi 21 öğretmen hakkında meslekten atılma kararı verildi. KHK’nın 35’inci maddesine göre, “terör örgütleri ile irtibatlı” oldukları iddia edilen 21 öğretmen hakkında, mahkeme ve savcılık tarafından takipsizlik kararları verilmişti. Buna rağmen, öğretmenler meslekten ihraç edildi.

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında ve TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada; Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’nın 24 Eğitim Sen üyesi öğretmen hakkında ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ karar verdiğini ancak hiçbir somut gerekçe olmamasına rağmen Milli Eğitim Bakanlığı’nın idari soruşturma başlatarak 21 Eğitim Sen üyesi öğretmeni meslekten ihraç ettiğini açıkladı ve tepki gösterdi.

“BİR TÜRLÜ SUSTURAMIYOR…”

“AKP iktidarı kendisine muhalif sendikalara baskı uygulamaya devam ediyor” ifadelerini kullanan Kaya, “Bu sendikaların başında da Eğitim Sen geliyor. Yıllardır yöneticilerini, üyelerini tutukluyor; gece yarısı evlerini basıp arama yapıyor, gözaltına alıyor. Yetmedi meslekten ihraç ediyor. Ama bir türlü susturamıyor… Susturamadıkça daha da hırçınlaşarak saldırının dozunu arttırıyor. Eğitim Sen’i susturmaya çalışan çok iktidarlar oldu… Susturamadılar! Tarihin tozlu raflarında yerlerini aldılar” şeklinde konuştu.

“SAVCILIK ‘KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA’ KARAR VERDİ”

Kaya, yaşanan süreci şöyle anlattı:

* Özellikle de Diyarbakır ve çevre illerde Eğitim Sen yöneticileri ile üyelerine uygulanan hukuk dışı uygulamalar her geçen gün daha da ağırlaşıyor.

* 6 Kasım 2020’de Eğitim Sen Diyarbakır Şube yönetici ve üyesi 29 kişinin evleri basılarak arama yapılmış, hukuksuz şekilde gözaltına alınmıştır. Tutuklanan bir üye ise çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edilmiştir.

* Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı,  başlattığı soruşturma sonucunda ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ karar vermiştir. Yapılan uygulamaların hukuk dışı olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

“21 ÖĞRETMEN İHRAÇ EDİLDİ”

* Ancak savcılığın kararına rağmen Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Sen üyesi 24 kişi hakkında hiçbir somut gerekçe olmamasına rağmen idari soruşturma başlatılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı müfettişleri de soruşturma boyunca öğretmenlerimize onur kırıcı tavır içinde olmuştur.

* Bakanlık müfettişlerinin hazırladığı dosya üzerinden, Eğitim Sen üyelerinin ihracı talebi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesi kapsamında MEB bünyesinde kurulan Komisyon’a gönderilmiş ve 3 Kasım 2021’de sözlü savunmaları alınmıştır.

* 29 Kasım 2021 Pazartesi günü ise Diyarbakır için, eğitimciler için, öğrenciler için kara bir gün oldu. 21 Eğitim Sen üyesi öğretmenin ekmeği, aşı, özgürlüğü ve mesleği elinden alınarak meslekten ihraç edildi.

“MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI KENDİNİ YARGININ ÜSTÜNDE GÖRÜYOR”

* Eğitim Sen’in örgütlü mücadelesine karşı başlatılan hukuk dışı uygulamalar; yüksek yargı kararlarına, AİHM kararlarına ve uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Eğitim Sen’in yaptığı mücadele sendikal mücadeledir.

* Basın açıklaması yapmak, mitinglere katılmak, sosyal medya hesaplarından sendikal etkinlik paylaşmak suç değildir. Milli Eğitim Bakanlığı kendini yargının üstünde görerek, Eğitim Sen üyelerini hedef almıştır. Suç işlemiştir!

“ER YA DA GEÇ YARGI ÖNÜNDE HESAP SORULACAK”

* Hukuku Diyarbakır’da ayrı, Ankara’da ayrı, İstanbul’da ayrı, Yozgat’ta ayrı, Bolu’da ayrı uygulayarak bu ülkeye barışı getiremezsiniz.

* Toplumun bir kesimini ötekileştirerek, düşmanlaştırarak oy devşirmenize izin vermeyeceğiz.

* Bu uygulamaları yapanlardan er ya da geç, yargı önünde hesap sorulacaktır. Öğretmenlerimiz görevlerine mutlaka dönecektir.

Diyarbakır’da 21 öğretmenin ihraç edilmesini protesto eden eğitimciler, polis kalkanları eşliğinde açıklama yaptı.

Diyarbakır 21 öğretmen, kamu çalışanlarının Olağanüstü Hal’den (OHAL) sonra 3 yıla kadar sonra kamu görevinden ihraç edilmesini bakanlıkların yetkisine bırakan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)’nın geçici 35’inci maddesine dayanılarak ihraç edildi. Sendikal faaliyetler öne sürülerek haklarında açılan davalardan beraat eden öğretmenlerin görevlerinden ihraç edilmesini protesto etmek isteyen Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim Sen) açıklama yapmasına izin verilmedi.

‘ÇEMBERE ÇAV BELLA İLE ANIT VERDİLER’

Merkez Yenişehir Ofis Semti AZC Plaza önünde yapılması planlanan açıklama, yer tartışması nedeniyle engellendi. Polis, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Diyarbakır şubelerinin de desteklediği protesto eyleminin yapılacağı alana gelen sendikacılar polis tarafından 4 gruba bölerek çembere alındı. Çembere alınan sendikacılar, polisin açıklamayı Hazal Parkı’nda yapma önerisini kabul etmedi. Yaklaşık bir buçuk saat süren müzakereler sonuç vermedi. Müzakere boyunca 4 grup şeklinde çembere alınan sendikacılar, sık sık “AKP halka hesap verecek”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganları attı. Polis çemberine “Çav Bella” şarkısı söyleyen sendikacıların polisle yürüttüğü müzakere sonuç vermeyince, polis çemberi içinde açıklama yaptı. Polislerin tüm engellemesine ragmen sendikacılar, açıklama yaptı.

‘KESK HEDEF HALİNE GETİRİLİYOR’

KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil, sömürü, hukuksuzluk, haksızlık üzerine kurduğu düzeni zora dayalı uygulamalarla ayakta tutmaya çalışan iktidarın, hem içeride hem de dışarıda tutunamadığını bildiği için muhalif kesimlerin üzerinde faşizmin tekçi adam rejimiyle baskı kurduğunu ve saldırılarını arttırdığını söyledi.

Darbe girişiminin ardından iktidarın baskıyı arttırdığını ve hapis cezası almayan dernek ve parti yöneticisinin kalmadığını ifade eden Yeşil, “Siyasi iktidar, ülkede kamu emekçilerinin ekonomik ve demokratik haklarını savunan, sendikal hak ve özgürlük mücadelesi veren KESK e karşı öfkesini, yönetici, aktivist ve üyelerine yönelik gözaltı, tutuklama, ihraç uygulamaları ile çıkarmakta, KESK’i ve bağlı iş kollarını hedef haline getirmektedir” ifadelerini kullandı.

‘KESK’E KARŞI BİR SALDIRI YÜRÜTÜLÜYOR’

Son ihraçlarla, “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisi nedeniyle ihraç edilen ve beraat eden akademisyenlerin işe dönüşlerine toplu olarak ret kararı verilmesinin tesadüfi olmadığını dile getiren Yeşil, bu durumun KESK’e yönelik bir saldırı ve sindirmenin planlı bir şekilde yürütüldüğünü gösterdiğini söyledi.

Sivil darbenin en koyu karanlığını yırtarak yarınlara ulaşma iradesine ve gücüne sahip olduklarını bir kez daha haykırdıklarını vurgulayan Yeşil, keyfi uygulamalar son buluncaya, ihraç edilen arkadaşları işlerine dönünceye kadar mücadelelerine devam edeceklerini belirtti.

‘BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ’

Açıklamanın ardından sendikacılar polislerin açtığı koridorla polis çemberinden çıkarak, Eğitim Sen 1 No’lu şubesine geçti. Orada da açıklama yapan KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil, eylemlerinin keyfi bir şekilde engellendiğini hatırlatarak, “En ala hukuksuz bir biçimde Diyarbakır Valiliği ve Emniyeti tarafından engellendi. Bu hukuksuzluğu, bu keyfiyeti kınıyoruz. Bu saldırı ve baskılar asla bizi yıldırmayacak” dedi.

‘YARGI ÖNÜNDE HESABINI SORACAĞIZ’

KESK’in haksızlığa karşı duruşu nedeniyle bugünkü ihraçların yaşadığına değinen Yeşil, arkadaşlarını suç işlemediğini ifade ederek, “Diyarbakır Emniyetinin kalkanlarını kaldırarak basın mensuplarının görüntü almasını engellenmesi düşünce ve ifade özgürlüğüne karşı işlenen bir suçtur, suç budur. Bütün bunları yargıya taşıyacağız. Yargı önünde bunun hesabını soracağız” diyerek konuşmasını sonlandırdı. 

KESK Urfa Şubesi’nden ihraçlara tepki

KESK Urfa Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Eylem Salar, Diyarbakır’da 21 kamu emekçisinin 35’inci Maddeden ihraç edildiğini belirterek, “İhraç edilen arkadaşlarımız geri dönene dek mücadelemiz kesintisiz devam edecek” dedi.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Urfa Şubeler Platformu, Diyarbakır’da 21 kamu emekçisinin “375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma-Geçici 35. Madde” ile ihraç edilmesini basın açıklaması ile protesto etti. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Urfa Şubesinde yapılan toplantıda, Urfa KESK Şubeler Platformu adına konuşan Dönem Sözcüsü SES Urfa Şube Eşbaşkanı Eylem Salar, 375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma-Geçici 35. Madde’nin Olağanüstü Hal’in (OHAL) devamı olduğunun altını çizdi.

21 KİŞİ İHRAÇ EDİLDİ

375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma-Geçici 35. Maddesi ile farklı tarihlerde 21 kamu emekçisinin mesleklerinden uzaklaştırıldığını vurgulayan Salar, “Arkadaşlarımızın ihraç gerekçesi olarak, Türkiye tarihinin en kanlı katliamı olan Ankara Gar katliamını protesto etmek, evinde bilgisayarında, Kürtçe müzik dinlemek, okuduğu dergi ve kitaplar, ihraç arkadaşlarla telefon görüşmesi yapmak, savaşa karşı barışı savunmak, kadın çalışmaları, kentte yapılan sendikal ve demokratik eylemlere katılım sağlamaktır” diye belirtti. 

MÜCADELE ÇAĞRISI

KESK’e yönelik saldırıların planlı bir şekilde yürütüldüğüne dikkati çeken Salar, “Önümüze çıkarılan tüm engellere, baskılara, kuşatmalara dimdik ayakta kalmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Emeğin, barışın, kardeşliğin dünyasını inşa edip çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakma mücadelesi vereceğiz. Faşizme karşı demokrasiyi, savaşa karşı barışı, gericiliğe karşı laikliği, ırkçılığa ve şovenizme karşı emeğin birliği ve halkların kardeşliği için fiili ve meşru mücadele etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Salar, devamında şunları söyledi: “KESK in haklı mücadelesine gölge düşürmeye yönelik keyfi uygulamalar son buluncaya,  35. madde kapsamında yürütülen komisyon kapatılıncaya ve tüm ihraç arkadaşlarımız geri dönene dek mücadelemiz kesintisiz devam edecektir. Tüm kesimleri haksızlığa, adaletsizliğe karşı yürüttüğümüz mücadelemize destek olmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here