Telgraf Haber:

26 Haziran’da Kanal İstanbul projesinin mi temeli atılacak yoksa Kuzey Marmara Otoyolu kapsamında yapılacak başka bir işin mi temeli atılacak? Bu konuda sizlere detaylı bir anlatım yapıp, konuya farklı bakmanızı sağlamaya çalışacağım.

 Kanal İstanbul, 27 Nisan 2011 tarihinde dönemin Başbakan’ı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, Haliç Kongre Merkezin de kamuoyuna ‘Çılgın Proje’ diyerek tanıtıldı.

Tanıtılma tarihi 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde 45 gün önceydi. Yani bir seçim projesiydi.

 Daha sonraki tarihlerde unutuldu. Taa ki 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri’ne kadar. O dönemin Başbakan’ı Ahmet Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından tekrar seçim malzemesi olarak meydanlarda kullanıldı. Ve yine Kanal İstanbul’a yakında başlayacağız denildi.

 Sonrasında yine unutuldu. Taa ki 24 Haziran 2018 Genel Seçimleri’ne kadar, ve yine meydanlarda seçim malzemesi olarak kullanıldı ve yine  yakında başlıyoruz denildi.

 Bu ‘yakında başlıyoruz’lar  hep söylendi, ama aradan 2018’e kadar 7 yıl geçmesine rağmen yakınlar hep uzak oldu ve bir türlü başlanamadı.

 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerin de ise ilginçtir, Kanal İstanbul 2011, 2015 ve 2018 Genel seçimleri kadar dillendirilmemişti. Çünkü AKP seçimi kazanacağına o kadar emindi ki, seçim çalışmalarına bile rakiplerinden hayli geç başladı ve adayı Binali Yıldırım’ı dahi çok geç açıkladı.

 Ama özellikle 2015 ve 2018 genel seçimleri, balık sırtı kazanılan seçimler olduğu için, o seçimlerde Kanal İstanbul daha sık dillendiriliyordu.

 Yukarıdaki verilerden de anlayacağınız gibi, ‘Kanal İstanbul’ projesi AKP seçmeni üzerinde etkili oluyordu.

 AKP 2019 seçimlerinde, İstanbul başta olmak üzere çoğu önemli büyükşehirleri kaybetti. Bundan dolayı da kendi seçmeni üzerinde oy etkisi önemli olan Kanal İstanbul projesini birinci önceliği haline getirdi.

 Kanal İstanbul konusunda artık seçmene vaat değil, icraat göstermek zorundaydı. Sözlü vaatlere kendi seçmeni de inanmamaya başlamıştı.

 Google arama kısmına Kanal İstanbul hakkında üretilen içeriklere baktığımızda, projenin açıklanma tarihi olan 27 Nisan 2011 ile İstanbul’u kaybettiği tarih olan 23 Haziran 2019 tarihlerinde 32 milyon içerik üretilmişti.

Şekil 1:27 Nisan 2011-23 Haziran 2019 Arama Ekran Görüntüsü

23 Haziran 2019 ile 25 Haziran 2021 arasında ise 83 milyon içerik üretilmişti. Kanal İstanbul hakkında toplam bugüne kadar 115 milyon içerik üretilmişti.

Şekil 3: Kanal İstanbul Hakkında Üretilen Toplam İçerik Ekran Görüntüsü

 2019’a kadar ortalama her yıl 4 milyon içerik üretilirken, 2019 dan sonra yıl da 41,5 milyon içerik üretilmişti. Önceki yılların 10,5 katı.

 Peki AKP neden bu kadar Kanal İstanbul projesine sarılmıştı. Bunu anlamak içinde, AKP’nin yıllar içerisindeki oy grafiğine ve Erdoğan’ın görev onayına bakmamız gerekiyor. Burada da Metropol Araştırma Şirketi’nin verilerinden faydalanacağız.

Şekil 4: Aralık 2015 ile Nisan 2021 Arası Anket Sonuçları / Kaynak: Metropol

Şekil 4’de AKP’nin oy grafiğine bakarsanız, Nisan 2021 tarihi ile birlikte %27,1 seviyesine inmiş. AKP tarihinin en düşük oy oranı.

Şekil 5:Recep Tayyip Erdoğan Aralık 2011 ile Mayıs 2021 Arası Görev Onay Grafiği/ Kaynak: Metropol

Şekil 5’de Erdoğan’ın görev onay grafiğine bakarsanız, Haziran 2015’de yani 7 haziran 2015 genel seçimlerinde görevini onaylayanlar en düşük seviye olan 37,5’i yakalamış, onaylamayanlar ise %58,6 ile zirve yapmış.

 Nisan 2021 tarihi ile bakarsak ise görevini onaylayanlar %44,5 seviyesinde, onaylamayanlar ise %51,6 seviyesinde gerçekleşmiş. Yani 7 Haziran sürecinden sonra en kötü ikinci seviye.

 Sayın Cumhurbaşkanı, Nisan ayında yaptığı açıklamada, Kanal İstanbul’un temelini haziran ayında atacaklarını belirtmişti. Nisan ayındaki bu söylem, hemen Mayıs ayındaki anketlere yansımış, ve görevi onaylayanlar 0,7 puan artarak %45,2 ye, onaylamayanlar ise 2,6 puan düşerek %49 oranında gerçekleşmiş.

 Yani seçmeni laftan icraate geçeceğini belirtince ve tarih verince, buna karşılık ona güveninin arttığını belirtmiş.

Peki Gerçekten 26 Haziran’da Kanal İstanbul’un mi temeli atılacak?

 Sayın Erdoğan özellikle 2020’nın sonbaharından itibaren sürekli olarak Kanal İstanbul’a bu yaz başlayacaklarını belirtiyordu. Ve yaptığı açıklamalarda, önceden Kanal İstanbul’un önce ihalesini yapacaklarını belirtmişken, sonradan da bu söylemi değiştirip direkmen haziran ayında temeli atacaklarını söylemine geçti.

 Kanal İstanbul ÇED Raporu bölüm 3 ihale süreci kısmında ise, proje ilerleme süreci için şu bilgiler veriliyor. Proje için öncelikle ihalelerin yapılacağı belirtilip, sonrasında projelerin çizileceği, daha sonrasında da inşaata başlanacağı bilgisi yer alıyor.

 ÇED Raporu Bölüm 3-34,Sayfa 137 de şu iş programı yer alıyor. Aşağıdaki grafikte de gördüğünüz gibi kronolojik sıraya göre sıralarsak ;

1-) İhale süreci

2-) Proje çizimleri

3-) Altyapı deplase projeleri

4-) Üstyapı yani köprüler

5-) Kanal inşaatı diye devam ediyor.

Şekil 6:ÇED Raporu Bölüm 3-34,Sayfa 137 / Kaynak : ÇED Raporu

ÇED Raporundaki sıraya göre gidersek, şimdiye kadar Kanal İstanbul kapsamında yapılmış bir ihale duydunuz mu? Sadece şu yapıldı. Geçen yıl basına ilk ihale diye tarihi ‘Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin rekonstrüksiyonu’ diye haber yapılmıştı.

 Ama bu ihale Kanal İstanbul için bahsedilen ana ihale değildi. Bu proje için devede kulak olamayacak kadar küçük bir ihaleydi. Ki bunu sayın Cumhurbaşkan’ın ve sayın Ulaştırma Bakanı’nın söylemlerinden de anlıyorduk. Onlara göre ilk ihale hala haziran ayında yapılacaktı.

 Şimdi haziran ayında bir ihale yapılacak mı? Şimdiye kadar ki olan söylemlerden ve yapılan hazırlıklardan anladığımız kadarıyla hayır. Direkmen 26 haziran tarihinde, proje iş programının 4 numaralı sürecinden yani köprülerden başlanacak.

 Peki Cumhurbaşkanı neden kendi hazırlattıkları ÇED Raporundaki sürece uygulamayıp da farklı bir süreç izliyor. Bunun cevabını almak için ‘Aksoy Araştırma Türkiye Gündemi Mayıs ve Haziran 2021 Araştırmalarına’ ve buradaki AKP seçmeninin gündemine bakmamız gerekiyor.

Şekil 7: Mayıs Ayı AKP Seçmeninin Gündemi/ Kaynak: Aksoy Araştırma

Mayıs ayında AKP seçmeninin birinci önceliği % 55,3 ile Kanal İstanbul

Şekil 8:Haziran Ayı AKP Seçmeninin Gündemi/ Kaynak: Aksoy Araştırma

Haziran ayında da AKP seçmeninin birinci önceliği, nisan ayına göre 6,6 puan artarak %61,9 ile yine Kanal İstanbul olmuş.

 Yani kendi seçmeni üzerindeki şuanki ortamda en önemli etken yukarıdaki satırlarda da yazdığımız gibi Kanal İstanbul. Eğer ÇED raporundaki sürece uyarsa raporda da anlayacağınız gibi temel atma durumuna gelmek için en az 1 yıl süre gerekli. Bu da 2022’nin en erken haziran ayına denk gelmesi  demek.

 Ve şuanki Türkiye’nin içinde bulunduğu finansal zorluklardan ötürü, proje finansmanı bulmak ve ihaleye başlamak için muhtemelen 1 yıldan fazla bir süre gerekecek. Sadece finansmanı bulmak en az 2 yıl sürebilir. Çünkü şunu biliyoruz ki projeye şuana kadar kimse finansman vermek istemiyor. Çin’de dahil buna.

 Bu en az 2 yıllık süre demek, seçimlerin vaktinde yapılacağı varsayarsak bile, en erken Haziran 2023’e denk gelecek. O da hiçbir aksilik olmazsa, bu da seçim propagandası olarak kullanamaması demek. AKP’nin oy kaybı da çok hızlı olduğu için ve seçmenini de bu konuda icraate geçmeden ikna edemeyeceği için bir şekilde Kanal İstanbul’a başlaması gerekiyordu.

  Aklınıza hemen şu soru gelebilir?

 26 haziran’da temel atacaklarını söylüyorlar, sen hala finansman bulamıyorlar diyorsun, o zaman neyin temelini atacaklar?

 Atacakları temel Kuzey Marmara Otoyolu için daha önceden ihalesi yapılmış bir işin temeli olacak.

 30.07.2020 tarihinde ihalesi yapılmış olan bir işin temeli, ki bu proje için Ulaştırma Bakanlığı’na borçlanma yetkisi verildi. Tarih’te ilk kez hazine dışında bir kuruma mart ayındaki kararname ile borçlanma yetkisi verildi.

 Bu projeye hızlıca getirip Kanal İstanbul kapsamında yapılacak olan köprülerden bir tanesini entegre ettiler. Kanal İstanbul kapsamında yapılacak olan 6 no.lu bu köprü, yapılması gereken köprülerden en son yapılacak olanlardan biriydi. Öncelikli olarak TEM ve E5 kapsamındaki köprülerin yapılması gerekiyordu.

 Yapılması planlan köprü, Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz Köprüsü dahil) Projesi Başakşehir-Bahçeşehir-Nakkaş Kesim-08 (bağlantı yolları dahil) işi kapsamında, Sazlıdere geçişini sağlayan gergin eğik askılı köprü imalatı yapılacak.

 Dikkat ederseniz yapılacak olan işlerde Kanal İstanbul diye bir tanım hiç geçmiyor. Ama bunu ısrarla Kanal İstanbul’un temeli diye lanse ediyorlar. Emin olun şuan öncelikli olarak finansman bulmaya çalışıyorlar. Bunu bulamadan da başlayamayacaklar.

 Kendi seçmenini konsolide etmek için ve projeye karşı duranların dirençlerini kırmak ve projeye arsa rantı üzerinden para yatıranların gazını almak için böyle bir yönteme başlıyorlar. Ayrıca projeye başladık diyip uluslararası finans sektöründen para bulmaya çalışacaklar.

 Hepiniz bilirsiniz müteahhit eğer bina yapacaksa ve finansman sıkıntısı çekiyorsa, gidip o binanın temelini kazar ve önden daire satmaya başlar. Böylece finansman kısmını bir miktar karşılar. Ama genelde bu tip müteahitler insanları dolandırır.

Ama Kanal İstanbul’da sorun şu, bu kanalın temeli dahi atılmadı ve atılamıyor. Çünkü temele başlamak için bilr milyarlarca dolar para gerekli.

26 Haziran’da çok gösterişli bir tören yapacaklar. Ulusal ve uluslararası devlet başkanlarını, büyükelçileri ve bürokratları davet edecekler. Bunu yüzyılın projesi diye lanse edecekler ve yeni bir çağ başlatıyoruz ve yeni bir kıta yaratıyoruz söylemini kullacaklar.

 Eski olan her şey ile kavga ettiklerinden ve kavrayamadıkları Osmanlı hayranlığından dolayı yeni bir çağ yaratma merakı oradan geliyor.

 Kanal İstanbul’un ilk defa kamuoyuna, 27 Nisan 2011 de Haliç Kongre Merkezin de tanıtıldı. O tarihte planlanan kanaldan çıkacak hafriyat ile 3.Havalimanı dolgusu yapılacaktı. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı veya uydurulmak istenmedi bilemiyoruz.

26 Haziran’dan Sonra Nasıl Bir Süreç İşleyecek

 Kendi seçmeni üzerinde 2021’in yaz ayları boyunca Kanal İstanbul’un temelini attık diye etki kuracaklardır. Fakat yaz aylarının bitmesi ve yeni yılın yaklaşması ile kendi seçmeni üzerindeki etkisini de kısmen yitirecektir.

 Çünkü Sayın Erdoğan 2011 de açıkladığı ve yıllardır sözlü olarak kullanıp oy devşirdiği bir projeyi ilk kez ekonomik durumun kötülüğünden dolayı kullanmak zorunda kaldı. Kendi seçmeni üzerindeki en önemli kozu Kanal İstanbul’du.

 Ve bunu yaparken şu söylemi üretti; Kanal İstanbul ile şahlanacağız ve sözde boğazlardan elde edemediğimiz gelir olan, milyarlarca dolarlık geliri elde edeceğiz dedi. Bu söyleminin ispatlamak için seçmenin son 1 yıldır kaynamayan tenceresini maksimum 1 yıl içinde kaynatması gerekecek.

 Peki o tencereyi kaynatabilecek mi?

2021 yıl sonu dolar tahmini en iyi ihtimalle çoğu finansal kuruluş tarafından 1$ = 9,30 TL olarak, ortalama ise 1$= 9,50 TL olarak görülüyor.

 Bu verilerden yola çıkarak ve artan enflasyon ve işsizlikten dolayı, tencerenin bırakın 100 dereceye getirilip kaynamayı, 50 dereceye getirilip ısınması bile halk tarafından zor gözüküyor.

 Ve Kanal İstanbul ilk 7 yılında sadece yatırım maliyeti olan bir proje, yani kamuya ekstra yük getirecek. Yukarıda da yazdığım gibi firma devlet garantörlüğünde kredi buluyor. Bu da Türkiye’nin risk primini ve faiz giderini iyice artıracak demektir.

 Kanal İstanbul’un başkanlık sistemi gibi bir hezeyana dönüşmesi çok olası gözüküyor.

 Bu sebeplerden ötürü AKP’nin maksimum 1 yılı var. Ocak 2022’den itibaren, belki de oraya bile varmadan, Kanal İsranbul’a kendi tabanından da destek oranı düşecektir.

 Bu verilerden yola çıkarak AKP’nin yapacağı tek seçenek kalıyor. Haziran 2022 gibi seçim sath-ı maili’ne girmekten başka seçeneği kalmıyor.

 Bu sürece kadar da Kanal İstanbul üzerinden seçmenleri politize edecek ve karşı duranları muhtemeldir ki, geçmiş dönemlerde de olduğu gibi ‘Vatan Haini’ ilan edecek.

 Yine muhtemeldir ki söz de Kanal İstanbul kapsamında başka temellerde atacaktır, burada amaç ise seçmeninin projeye olan inancını canlı tutmaktır. Bu nedenlerde ötürü, önümüzdeki süreçte birçok 26 Haziran benzeri temel atma törenleri görebiliriz.

 Burada sizlerle bir serzenişimi paylaşmak istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanı nisan ayında kanalın temelini atıyoruz dediğinde daha önceden ihalesi diyordu, ilk kez ben bunun Kanal İstanbul’un temeli olmadığını başka bir projenin temeli olduğunu belirtmiştim.

 Herkes de kanal’a başlayacak algısı varken bunun psikolojik bir hamle olduğunu ve direnç kırmak için yaptığını belirttim. Sayın Ekrem İmamoğlu’na da bu bilgi bir şekilde gitti ve oda özellikle son 10 gündür bunun kanalın temelini olmadığını 25 haziranda da bu temelin bir illüzyon olduğunu belirtti.

 Sayın başkana bu bilgiyi ileten değerli arkadaşlar, muhtemelen kaynak olarak da beni aktarmadılar. Amacımız kamuoyunu aydınlatmak olduğu için önemli olan doğru bilginin yayılmasını sağlamak. O konuda da hedefime ulaşmış oldum. Bundan sonra bu bilgileri aktaracak arkadaşlar kaynak verirse memnun olurum. Kul hakkına da girmemelerini tavsiye ediyorum.

Bu şekilde de Sezar’ın hakkını Sezar’a, yani kendime sizlerin huzurunda teslim etmiş oldum.

Mimar Zafer Şimşek: “Sürdürülebilir Kentler Gelişim Sürecinde Mega Projeler; Kanal İstanbul Projesi Üzerine Değerlendirme” konulu yüksek lisans tez çalışması devam ediyor. 3 yıldan uzun zamandır aydır Kanal İstanbul üzerine çalışmalar yapıyor. 2014 yılından beri ‘Mimarlık’, ‘Mimarlık ve Kentleşme İlişkisi’ ,‘Mimarlık ile Siyaset İlişkisi’, Mimarlık ve Kült Liderler İlişkisi’ ve ‘Türkiye Seçimler Tarihi ve Siyasi Seçmen Analizi’ konulu çeşitli araştırmalar yapıp ve yazılar yazmakta.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here