Uncategorized

Durumu ağır olan üç gazetecinin “Tedavilerinin sağlıklı bir ortamda yapılabilmesi için serbest bırakılmaları gerekir” çağrısı yapıldı

DİYARBAKIR – Tutuklu gazetecilerden 3’ünün durumun ağır olduğuna dikkati çeken DFG Eşbaşkanı Serdar Altan, “Tedavilerinin sağlıklı bir ortamda yapılabilmesi için serbest bırakılmaları gerekir” çağrısı yaptı. İnsan Hakları Derneği (İHD) verilerine göre cezaevlerinde 605’i ağır toplam bin 605 hasta tutuklu bulunuyor. Marmara Tutsak ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği verilerine göre, söz konusu tutuklulardan 68’i ağır hasta. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer’in 28 Aralık 2021’de açıkladığı verilere göre, son 5 yılda hastalıklarına rağmen tahliye edilmeyen 100 hasta tutuklu hayatını kaybetti ve 91 tutuklu cezaevindeki ağır koşullar nedeniyle intihara sürüklendi. Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 21 Şubat ayında paylaştığı verilere göre ise, son 5 yılda yaşamını yitiren hasta tutuklu sayısı 89. Açıklanan raporlar cezaevlerindeki durumu gözler önüne sererken, cezaevlerinde yaşanan ölümlere her gün yenisi ekleniyor. Söz konusu raporların ardından da en az 8 tutuklunun cansız bedeni cezaevlerinden çıktı.   Cezaevlerinde yaşanan ölümler ve hasta tutuklulara dair veriler, hükümetin herhangi bir veri paylaşmaktan kaçınmasından kaynaklanıyor. Hükümet, tam teşekkülü hastanelerden alınan raporlar yerine, hasta tutuklulara dair hazırladığı raporlarla tarafsızlığı ve bilimselliği bağımsız tıp çevrelerince kuşkuyla karşılanan Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) raporlarını esas alıyor.

  TUTUKLU HASTA GAZETECİLER

 Hükümet, hasta tutuklulara dair tutumunu tutuklu gazeteciler gündeminde de sürdürüyor. Hükümet yetkilileri, her açıklamalarında cezaevinde herhangi bir gazetecinin olmadığını iddia ederek, tutuklu gazetecileri ise “örgüt üyesi” ilan ediyor. Ancak gazeteci örgütlerinin açıkladığı veriler hükümeti yalanlıyor. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) verilerine göre, cezaevlerinde 63 tutuklu gazeteci bulunuyor. Bu gazetecilerden 3’ü ise hasta. 

 DEVRİM AYIK 

DFG’nin tutuklu hasta gazeteciler arasında gösterdiği gazetecilerden birisi Özgür Halk dergisi çalışanı Devrim Ayık. İHD’nin de “acil tahliye edilmesi gereken” 38 kişilik listesinde bulunan Ayık, kolon kanseri. Ayık’ın yüzde 70 engelli raporu bulunuyor, bir gözü görmüyor, diğer gözünde ise yüzde 30 görme kaybı bulunuyor.  “Örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla 2015 yılında tutuklanan ve halen Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutuklu Ayık, ilerleyen hastalığı nedeniyle Ekim 2019’da tedavi olması için tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Ayık, tedavisi devam ederken, 4 Aralık 2019’da yeniden tutuklandı.  Hastalığının ilerlemesi üzerine 17 Mart 2020 tarihinde yeniden tahliye edildi. Ancak tedavisi tamamlanmadan Ocak 2021’de tutuklanarak, bir kez daha Eskişehir H Tipi Cezaevi’ne konuldu.  Günden güne hastalığı ilerleyen Ayık’ın hakkında henüz bir hüküm kurulmamış. Ayık, 8 Nisan’da bir kez daha İzmir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.

 FERHAT ÇİFTÇİ 

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kürtçe gazete Azadiya Welat gazetesinin Antep Temsilcisi Ferhat Çiftçi de bir diğer hasta tutuklu gazeteci. Çiftçi, 16 Şubat 2011’de “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla tutuklandı. Çiftçi, Adana 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 19 yıl 8 ay cezasına çarptırıldı. Çeşitli cezaevlerine sürgün edilen Çiftçi, şu anda Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde tutuluyor. Hastalığına uzun süre teşhis konulamayan Çiftçi, teşhis ve tedavi sürecin başlayana kadar kendi ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaz duruma geldi.  Ünlü fizikçi Stephen Hawking mustarip olduğu ve 100 binde 1 ila 8 kişi aralığında tespit edcilen Kronik İnflamatuar Demiyelinizan Polinöropati (CIDP) hastalığı teşhisi konulan Çiftçi, ilk başta uygulanan tedaviye olumlu yanıt verdi. İhtiyaçlarını tek başına karşılayacak duruma gelen Çiftçi, koronavirüs nedeniyle tedavisinin yarım kalmasıyla durumu yine kötüleşmeye başladı. İHD’nin hasta tutuklular listesinde bulunan Çiftçi, 10 yıldır cezaevinde bulunuyor. Çiftçi’nin koşullu salıverme süresine ise 3 yıl 7 ay kaldı.  Çiftçi, 20 Şubat’ta DFG’ye gönderdiği mektupta hastalığına ilişkin son durumu, “Cezaevi şartlarında hastalıklar tabi ki daha zorlayıcı oluyor. Korona, şartları daha da zorlaştırdı. Zaten var olan tedavi imkanlarının sınırlı halini daha da sınırladı. Her üç ayda bir muayeneye gidiyorum. Ama istediğimiz zaman ya da ihtiyaç oldukça esas doktorumuza ulaşma olanağımız yok. İlk aylarda düzelmeler olsa da son bir aydır durumumda tekrar gerileme var. Yakında tekrar kontrol muayenem var. Bakalım ne çıkacak” sözleriyle özetledi. 

ZİYA ATAMAN

 Bir diğer hasta tutuklu gazeteci de Ziya Ataman. KHK ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) stajyer muhabiriyken, “devletin bilgilerini başka yerlere sızdırma” ve “örgütten kaçan birini de tutuklayarak örgüte götürdüğü” iddiasıyla 11 Nisan 2016’da tutuklanan Ataman, akrabası Kadir Ataman’ın ifadesi üzerinden yargılandı. Ataman hakkında PKK’nin Beytüşşebap’a düzenlediği eyleme katılmak ve FETÖ’den tutuklanan Beytüşşebap Kaymakamı Kadir Güntepe’yi öldürmeye teşebbüs etme suçlamasıyla iddianame hazırlandı.  Akrabası Kadir Ataman her ne kadar soruşturma aşamasında ve mahkeme aşamasında ifadeleri işkence ve tehdit altında verdiğini söylese de Ataman’a, 24 Ekim’de Şırnak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada “örgüt üyesi olmak” iddiasından 14 yıl 3 ay hapis ceza verildi. Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan Ataman’ın cezaya itiraz süreci devam ediyor.  Ataman’ın tutuksuzken başlayan ve tedavi edilebilir düzeyde olan hastalığı, cezaevinde kontrolden çıktı. Bağırsakları iflas eden Ataman, cezaevindeyken koronavirüse yakalanmasıyla hastalığı daha ağır seyretmeye başladı. Ataman, kendi sağlığına ilişkin veri ve bilgileri bir mektupla paylaştığı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cornelia Rohr, şu tespiti yaptı: “Ziya’nın bana gönderdiği mektupta ifade ettiği belirtiler hayati risk teşkil ediyor. Bu nedenle Ziya’nın derhal tahliye edilmesi ve tedavisinin hijyenik bir ortamda yapılması zorunludur. Aksi durumda Ziya ve Ziya gibi birçok tutsağın cezaevinde tutulması hastalığın bu alanda yayılması anlamına gelmektedir. Bu da diğer tutukluların salgına yakalanma riskini artırıyor.” 

KANAYAN YARA

 Hasta gazetecilerin durumunu değerlendiren DFG Eşbaşkanı Serdar Altan, cezaevlerinin “kanayan bir yara” haline geldiğini söyledi. Altan, “Elbette ki bunlar içerisinde en kangrenleşen sorunların başında, hasta tutukluların meselesi var” dedi. Altan, hasta tutuklulara dair hazırlanan raporlara işaret ederek, “Durumlarına bakılacak olursa bir an önce tahliye edilmeleri gerekiyor. Ancak neredeyse her gün cezaevlerinden yeni cenazeler çıkıyor. Bu hasta tutsaklar içerisinde gazeteciler de var. Halen raporlarımıza yansıdığı kadarıyla 63 civarında tutuklu gazeteci var. Bunlar içerisinde bizim tespit ettiğimiz ağır hasta diyebileceğimiz 3 tane arkadaşımız var” diye konuştu.

 ‘SERBEST BIRAKILMALILAR’ 

Tutuklu diğer gazetecilerin de bazı hastalıkları olduğunu kaydeden Altan, şunları söyledi: “Memleketin temel problemi haline gelen ağır hasta tutuklular üzerinden ciddi bir politika yürütülüyor. Adete ölüme terk edilmiş durumdalar. Gazeteci arkadaşlarımızda bu durumdan nasibini alıyor ve bunun yarattığı ciddi bir travma durumu söz konusu. Bu travma hem kendileri hem aileleri hem de toplum üzerinde etkilidir. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Tüm gazetecilerin serbest bırakılması gerekiyor. Fakat durumları ağır olup hastalıkları ilerlemiş olan bu bahsettiğimiz arkadaşların bir an önce serbest bırakılması gerekiyor. Tedavilerinin sağlıklı bir ortamda yapılabilmesi ve özgürlüklerinden daha fazla mahrum kalmaması için serbest bırakılmaları gerekir.”

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir