1 Mayıs 2021’i dünyada ve Türkiye’de gerek halkın sağlığını gerekse toplumsal ve ekonomik yaşamı derinden etkileyen Covid-19 salgınının ikinci yılıyla karşılıyoruz. 1 Mayıs 2021 yine tüm dünyada büyük bir dönüm noktasında bulunuyor. Buna tarihin çok önemli bir kırılma anı da diyebiliriz. Zira, Covid-19 salgınının getirdiği toplumsal değişimlerle birlikte artık eski düzenin iflas ettiğini de görmek gerekiyor.

Salgının sadece halkın sağlığını tehdit etmediğine, on milyonlarca mavi ve beyaz yakalı işçinin, emekçinin işini ve gelirini kaybettiğine, büyük bir sosyal ve iktisadi felaketle karşı karşıya olduğumuza da tanık olduk geçtiğimiz yılda.

On yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler, artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunamayan bu kapitalist düzen, neoliberal ekonomik düzen küresel salgın ile beraber artık tam bir iflas yaşıyor.

Artan kapitalist sömürü, eşitsizlik ve adaletsizlik, özelleştirilen kamu ekonomisi, ticarileştirilen sağlık, eğitim ve sosyal güvenlik hizmetleri tüm dünyada emekçilerin yaşamını, çalışma koşullarını ve sağlığını tahrip etti. Son 40 yılın dizginsiz kapitalist politikaları insan ve çevre sağlığı açısından büyük tehditler yarattı.

Devletin yüklenmesi gereken kamusal sorumlulukların kapitalist piyasaya terk edilmesi ve halkın ihtiyaçlarının ticari bir mal haline gelmesi sonucunda ülkelerin sosyal güvenlik ve sağlık sistemleri çöktü.

Kapitalizmin kaleleri Covid-19 ile sallandı. İnsanlık, tarihinin en büyük felaketlerinden biri ile yüz yüze kaldı.

Eşitsizlikleri derinleştiren neoliberal kapitalist düzen ve kapitalist küreselleşme sınıfsal eşitsizliği de derinleştirdi. Yaşanan her krizde olduğu gibi bu salgında da sermayedarlar ve varlıklı sınıflar değil, emekçi sınıflar ekonomik ve sosyal tahribatla yüz yüze kalıyor.

Bu nedenle, Covid-19 sonrasında da daha fazla yoksulluk ve sosyal eşitsizlik yaşanması hiç şaşırtıcı olmayacaktır. Covid-19 aynı zamanda insan refahını, toplum sağlığını görmezden gelen dizginsiz bir kâr hırsının yol açtığı çalışma ve yaşama düzeninin de ürünüdür.

Türkiye’de salgınla mücadele edilirken, en az korunan kesim işçi sınıfıdır.

Türkiye emekçileri bu salgına, ekonomik krizin etkisinin sürdürdüğü, işçilerin yoğun işsizlik ve düşen ücretlerle yüz yüze olduğu, sendikal hakların özgürce kullanılamadığı, demokratik hakların yok sayıldığı, demokrasinin tüm değerlerinin alt-üst edildiği, yasama, yürütme ve yargının tek elde toplandığı, belediyelere atanan kayyımlarla halk iradesinin yok sayıldığı koşullarda yakalandı.

Bu nedenle işçiler salgına karşı etkin biçimde korunamıyor.

Salgın koşullarında dahi acil ve temel mal ve hizmet üretimi dışında çarkların dönmesi ısrarı göz göre göre işçileri salgının pençesine itiyor, yoksullaşan emekçilere yeterince gelir desteği sağlanmıyor. İşçilerin kendi parası olan İşsizlik Sigortası Fonu kaynakları dahi işçiler için kullanılmıyor.

Bu çarpık ve köhne düzende emekçiler üretirken ölüyor. Ölümüne çalışmaya zorlanıyor.

İşte 2021 1 Mayıs’ı bu gerçekliğin en çıplak haliyle görüldüğü ve bunun karşısında işçi sınıfının başka bir dünya, yeni bir toplumsal düzen iradesinin dünya çapında haykırıldığı bir kırılma anı olarak tarihe geçecektir.

Şunu da tüm dosta düşmana burdan bir kez daha ilan edelim ki: İşçi sınıfı artık, emekle ve bilimle kurulacak yeni bir toplumsal düzen istiyor!

Süleyman Çelebi: 1966 yılında Dinarsu Fabrikasında çalışma hayatına atıldı. 1971’de Tekstil İşçileri Sendikası Eyüp Şube Sekreterliğine, 1972’de Eyüp Şube Başkanlığına ve 1975’te Tekstil İşçileri Sendikası Genel Yürütme Kurulu Üyeliğine ve Örgütlenme Daire Başkanlığına seçildi. 1980’de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Yürütme Kurulu Üyeliğine seçildi ve Örgütlenme Daire Başkanlığı görevine getirildi. 1991’de DİSK’in yeniden faaliyete geçmesi üzerine Genel Sekreter seçildi ve bu görevi 1994 yılına kadar sürdürdü. 2000 yılında Tekstil İşçileri Sendikası Genel Başkanlığı ile DİSK Genel Başkanlığına seçildi. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUK) ve Avrupa Tekstil Giyim ve Deri İşçileri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği, AB Türkiye Karma İstişare Komitesi Üyeliği ve Eş Başkanlığı görevinde bulundu. CHP 24. dönem İstanbul milletvekilidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here