16 kişinin ‘‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’’ iddiasıyla tekrar yargılandığı duruşma dün İstanbul Adalet Sarayı’ndaki 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına ve hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar hakkındaki bu kararın devamına hükmedildi. Duruşma 6 Ağustos’a ertelendi.

Davada, ilk duruşmada beraat eden Osman Kavala, Mücella Yapıcı, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Ali Hakan Altınay, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden ile dosyaları ayrılan fakat daha sonra tekrar birleştirilen yurt dışındaki Can Dündar, Memet Ali Alabora, Ayşe Pınar Alabora, Gökçe Tüylüoğlu, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu ve İnanç Ekmekçi sanık olarak yargılanıyor.

10 Mayıs’ta Taksim Dayanışması’nın çevrimiçi basın toplantısında konuşan sanıklardan Mücella Yapıcı, “Beni üçüncü kez yargılıyorsunuz aynı iddianame ile. İstediğiniz kadar yargılayın, Gezi yargılanamaz, ancak yargılar. Çok barışçıl, çok meşru bir eylemde olağanüstü bir şiddetle 8 gencimizin canını aldınız, bir tane polisi öldürdünüz, 40 kişinin gözünü, göz nurunu aldınız. Anneleri perişan ettiniz, o çocukların katillerine ödül gibi ceza verdiniz. Yargılamamız gereken bunlardır” diye konuşmuştu.

Taksim Dayanışması’ndan basın açıklaması

Dava öncesi Taksim Dayanışması, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.

“Gezi Direnişi mesnetsiz ithamlarla 3. kez karalanmak isteniyor. Barışçıl direnişin meşru gerçekliği ısrarla çarpıtılmak isteniyor. Taksim Dayanışması olarak son derece açık ve net ifade ettiğimizi yeniliyoruz: Geziyi kirletemezsiniz. Geziyi suçla anılan bir eyleme dönüştürmenize izin vermeyeceğiz. Sipariş senaryolarla demokratik hak ve taleplerimizi, Abdocan’ın Ethem’in, Ali İsmail’in, Berkinin düşlerinin kirletilmesine izin vermeyeceğiz. Polise şiddet emri verenler, bu şiddete emir verenler, koruyan kollayanlar yargılanmalıdır. Demokrasiye güç vermiş milyonlarca yurttaşımız yargılanmak isteniyor. Dava geri çekilmeli, arkadaşlarımız hakkındaki iddialar düşürülmesi, Osman Kavala serbest bırakılmalıdır.Taksim Dayanışması’nda suç örgütü çıkarmaya çalışarak kendi hukuksuzluklarını örtmeye çalışanlara bir kez daha sesleniyoruz: Dayanışma ve emek yargılanamaz.”

Heyet salona döndü

Mübaşir aracılığıyla haber yollayan mahkeme başkanı,  izleyicilerin salondan çıkmadan duruşmanın başlamayacağını duyurdu. Herkes olduğu yerde bekliyor.

Mahkeme heyeti yerini aldı. Başkan, bu şartlarda duruşmaya devam edilemeyeceğini, nispeten daha uygun hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Duruşmaya 10 dakika ara verildi.

Mahkeme Hakimi izleyicilere sessizlik olmaları uyarısında bulunarak, “Sözlü savunmanın önemini biliyorum. Duruşmayı yapmak istiyorum sessiz bir şekilde. Daha büyük bir salon ayarlayamadık. Salon pandemi koşullarına uygun değil. ‘Bu celselik böyle olsun’ diyelim” dedi.

Mahkeme başkanı, istinaf mahkemesinin bozma kararını okudu. Mahkeme başkanı tutuksuz sanıkları, Osman Kavala’yı ve avukatları dinleyeceğini söyledi.

Yapıcı: Beraat talep ediyorum

Mahkeme başkanı, Mücella Yapıcı’ya bozma kararına karşı ne söyleyeceğini sordu. Yapıcı, “Bozma ilanını reddediyorum. Beraatimi talep ediyorum. Ben iki kere beraat etmiş, beraati kesinleşmiş biriyim. Bu kararın derhal geri alınmasını talep ediyorum” dedi.

“Fetullahçılarla ilişkilendirilmesine izin veremeyiz”

Avukat Can Atalay, “Daha dün Fethullahçı çeteyle ilgili içtihadını Yargıtay 16. Ceza Dairesi ‘Ooo! Gezi mi dediniz? Gökyüzünün altındaki her şey bunlara yapışacak’ diyor. Burada söylemedikleri suçu söylemek istiyorum” diyen Atalay, “Kavala’yı ilk tutukladıkları an itibariyle tek soruşturma vardı. Beraat edince cezaevi nizamiyesinden çıkamadan ‘Yok bunun hakkında 15 Temmuz vardı o soruşturmadan şey yapıyoruz’ dediler. Sabahına bu ülkenin en üst makamı Cumhurbaşkanı Erdoğan kükredi, ‘El çabukluğu marifetiyle beraat ettirdiler, ben bu işi böyle bırakmam” dedi. Bırakmasın. Yargıya bu kadar açıktan müdahale varken bu ülkede yaşayamayız. Türkiye’nin en onurlu direnişini, Cumhuriyet tarihinin en yaygın halk tepkisini Fethullahçı çeteyle ilişkilendirilmesine izin veremeyiz.

Gezi direnişi bu ülkenin kendi halklarının kendi haklarına sahip çıkışının nişanesidir. Ülkenin 12 Eylül cuntasından tamamen çıktığının tabelasıdır. Özgürlüğün, eşitliğin, adaletin bir ihtimal olduğunun kanıtıdır Gezi. Geziyi savunmaya devam edeceğiz” dedi.

Kavala’nın tutukluluğu

Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı’nın avukatları da istinaf kararında belirtilen eksillerin giderilmesi talep etti.

Duruşma savcısı, Çarşı davası dosyasının incelenmesini ve Kavala’nın tutukluluk durumunun devamına karar verilmesini talep etti.

“Şaşırtıcı olmadı”

Savcı talebinin ardından Osman Kavala bir daha söz aldı. Kavala, “Davaların birleştirilmesiyle, Gezi olaylarının hükümeti devirmeye yönelik bir komplo olduğu senaryosu temelinde 3,5 yıl önce başlayan yargı süreci yeni bir aşamaya girecek. Daha önce hatırlattığım gibi Gezi İddianamesi senaryosunun telifi FETÖ üyeliğinden yargılanan Emniyet ve Yargı mensuplarına ait. İddianamenin ekinde bulunan 14 ve 15 Haziran 2013 tarihli yazılardan görüleceği gibi, Gezi olaylarının benim baş aktörlerinden olduğum bir komplo olduğu kurgusu Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nda üretilmiş.

Adalet dışı gerekçelerle gerçekleştirilen ve adaleti yanıltmak amacıyla kullanılan hukuksuz dinlemeleri yapanlar da aynı ekip. Gezi protestolarının bir komplo olduğu kurgusu iktidarca benimsendiği ve siyaseten kullanıldığı için, bu anlatıya ters düşen beraat kararlarının bozulması benim için şaşırtıcı olmadı.

Dava ertelendi

Mahkeme heyeti Osman Kavala’nın tutukluluğuna devam kararı verirken, duruşmayı da 6 Ağustos tarihine  erteledi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here