Muhalefet

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Çıkış yolu Demokrasi İttifakı’dır

Türkiye’nin bir felakete doğru gittiğini dile getiren HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Demokrasi İttifakı çalışmalarını hızlandıracaklarını belirterek, “Kurtuluş buradadır çıkış yolu budur” dedi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Kadın mücadelesini selamlayarak, sözlerine başlayan Sancar, “Dün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ydü. Dünya Kadınlar Günü, aynı zamanda ve esas olarak kadınların mücadele günüdür. Özgürlük, eşitlik, demokrasi için kadınların bitmek bilmeyen baş eğmeyen durdurarak tanımayan mücadelelerinin günüdür. Dün bunu her yerde bir kez daha gösterdiler. Meydanlarda, fabrikalarda, barikatları tanımayarak polisin gaz bombalarına aldırmayarak yürüyüşlerini gerçekleştirdiler direnişlerini ortaya koydular selam olsun hepsine” dedi. 

‘KADINLAR BİZE DİRENİŞİ ÖĞRETİYOR’

 Kadın mücadelesinin kendilerine yol gösterdiğini ve ışık tuttuğuna dikkat çeken Sancar, “Kadın mücadelesi bize direniş nasıl yapılır, özgürlük mücadelesi birlikte nasıl yürütülür bunu öğretiyor. Demokrasi İttifakı dediğimiz hedefe nasıl verebileceğimizi her gün ve her alanda bir kez daha ortaya koyuyor. Hepsine buradan bir kez daha yürekten tebrikler, saygılar ve minnet duygularıyla selamlar gönderiyorum. Deniz Poyraz ve Garibe Gezer şahsında baskıya zulme, ayrımcılığa, ırkçılığa, ataerkilliğe ve erkek şiddetine karşı özgürlük mücadelesi yürüten, bu uğurda yaşamını yitiren bütün kadınların önünde saygıyla eğiliyorum” dedi. 

 ‘DEMOKRATİK SİYASET VAROLUŞ ZEMİNİMİZ’ 

Muhalefetin HDP Diyarbakır Semra Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılmasında takındığı tavrı eleştiren Sancar, şöyle devam etti: “İktidarın, HDP ve kadın düşmanlığını zaten biliyoruz ancak iktidarın hukuksuzluklarından söz eden muhalefetin de mesele HDP olunca hukuk varmış gibi davranması hukuksuzlukta iktidarla ortaklaşması asla kabul edilemez. Bu tutum mutlaka demokratik kamuoyu ve vicdanlarda kaydını bulmuştur. Kadınlar bunu unutmayacaktır ve bunun faturasını bütün bu güçlere birlikte çıkaracaktır. Sevgili Semra Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılması aynı zamanda kadın iradesinin ceberut erkek iktidarı tarafından yok sayılması anlamına gelmektedir kadınlar bunu böyle okumakta ve mücadeleyi bu eksende yürütmektedir. Ne yaparlarsa yapsınlar HDP yolundan ayrılmayacak ve hedefinden şaşmayacak. Demokratik siyaset bizim hayat alanımız, var oluş zeminimizdir. Bütün zulüm, baskıya, her türlü yıldırma girişimine karşı kadın mücadelesinin bize tuttuğu ışıkla yolumuza devam edeceğiz ve bu düzeni ve bu rejimi mutlaka hep birlikte değiştireceğiz. 

İKTİDARIN RANT POLİTİKASININ SONUCU 

Ekonomi komisyonumuz geçen hafta Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’nin zam raporunu açıkladı. Bu sistemin zamlarla nasıl talan rejimine dönüştürüldüğünü, yaşamın her alanında nasıl bir yıkıma neden olduğunu, ayrıntılarıyla ortaya koydular. Zamlar arka arkaya geliyor. Sofra yangın yeri, açlık ve yoksulluk ülkenin neredeyse yüzde 99’unu sarmış durumda. Bir avuç sermayedar, rantçı, talancı dışında halk yoksullaşıyor açlığa mahkum ediliyor. TÜİK’in manipüle ettiği verilere göre bile 2018 Temmuz’u ile 2022 Şubat ayı arasında yani Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yürürlüğe girdiği günden bugüne kadar elektriğe yüzde 237, doğalgaza ise yüzde 133 zam yapıldı. Benzer şekilde son 3 yılda temel gıda maddede yapılan zamlar öyle yıkıcı ki etkilerini hafta sonu gördük. Ayçiçek yağından stokların tükenmesi ve fiyatların daha da artması riski mevcuttur. İnsanlarımız bu tehlike ile karşı karşıyadır. O nedenle marketlerle akın ettiler, kuyruklar oluştu çünkü yağ satışı sınırlanmıştı. Yarın öbür gün başka gıda maddelerinde de aynı sorunları yaşayacağımız kesin. Ayçiçek yağında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yürürlüğe girdiği günden beri yapılan zam yüzde 200’ü bulmuştur. Şu an yaşananlar, uçsuz bucaksız ayçiçeği ve buğday tarlalarını birer çöle ve inşaat alanına çeviren iktidarın rant ve talan politikalarıdır.

  MÜCADELEYİ YÜKSELTMELİYİZ 

Yıllardır söylüyoruz tarımın desteklenmesi gerekiyor, doğayla, toprakla barışık bir tarım politikasının izlenmesi gerekiyor ama iktidar tarım alanlarını rantçılara, şantiyecilere inşaatçılara hepsi de yandaş olan sermaye gruplarına peşkeş çekiyor. Böylece kendine gıdada yeten, ülkeyi doyurabilecek olan bu toplum, buğdaya, ayçiçeğine muhtaç hale getiriliyor, ithalata mahkum ediliyor. Bize bu tabloyu yaşatan bu iktidarın talancı ve rantçı politikalarıdır. Bu politikaların temelinde savaş zihniyeti vardır her alanda her şeye savaş açmış bir iktidar gerçekliği vardır. Biz de bu gerçekliği görmeli bu politikalara karşı en geniş ittifakları geliştirmeli, mücadeleyi yükseltmeli ve kazanmaya giden yolu açmalıyız. Buna gücümüz yetiyor buna hep birlikte inanalım. 

 DEMOKRASİ İTTİFAKI

 Kaç zamandır bu çağrıları yapıyoruz bunu yaptığımızda bize dudak bükenler, bugün daha fazla kulak kabartıyorlar sesimize. Çünkü HDP bu toplumda eşitliği, adaleti, ekmeği, aşı, barışı ve demokrasiyi sağlamak için yola çıkmıştır bu inançla her politikasını örmüştür, geleceği görmüştür çareleri ortaya koymuştur. Çağırılarımızın ne kadar önemli olduğu bu yangın ortamı büyüdüğünde hep birlikte daha fazla görmüş olduk. Çağrılarımızı bıkmadan usanmadan yenileyeceğiz, çalışmalarımızı da hızlandıracağız. Nitekim hızlandırıyoruz. Demokrasi bloku ve ittifakını her alanda inşa etmek için programlarımızı hayata geçirmeye ve sonuç almaya gidiyoruz. Bu konuda hiç kimsenin bahane, mazeret üretmeye hakkı yoktur. Ülke felakete gitmektedir, felaket büyümektedir ve fatura yoksul halka, emekçilere, kadınlara, gençlere çıkmaktadır. Bütün emekçiler her türlü zulme maruz kalan bütün toplum kesim bu gerçekliğin farkına her geçen gün daha fazla varmaktadır. Kurtuluş buradadır çıkış yolu budur. 

 TOPLUMU YALANLARLA KANDIRAMAZLAR

 Biraz önce AKP Genel Başkanını dinlediniz. Yine bütün sorunların kaynağını başka faktörlere bağladı, özellikle dış gelişmelere bağladı. Kendilerinin hiçbir şeyde sorumluluğu yok. 20 yıldır iktidardalar ama hiçbir sorunun sorumluluğunu üstlenecek basireti, dirayeti, samimiyeti ve dürüstlüğü göstermiyorlar. İyi bir şey olduğunda kendileri bunun sahibi ama her türlü felaket ve sorun onların dışındaki sebeplerden kaynaklanıyor. Anlayış bu ama ortada büyük bir yalan var. Toplumu bu yalanla kandıracaklarını sanıyorlarsa; büyük yanılıyorlar. Bu yalanları artık kimse yutmuyor. Kendilerini neyle aklamaya çalışıyorlar. Ukrayna savaşı çıktı, ‘küresel piyasalarda kriz var’, ‘enflasyon sadece bu ülkenin değil dünyanın gerçeği’ diye aklamaya çalışıyorlar.

  31 ARALIK’TA UKRAYNA SAVAŞI MI VARDI? 

31 Aralık gecesi tarihin en büyük zamanları yapıldı o zaman Ukrayna savaşı var mıydı? Verimli tarım arazilerini ağır maliyet nedeniyle ekilip biçilemez hale getirip üreticiyi, çiftçiyi tasfiye ederken yerlerine ithalat vurguncularının önünü açarken Ukrayna savaşı mı vardı? 3 yıl önceki tanzim satış kuyruklarında Ukrayna savaşı mı vardı? Askıda ekmek sırasında Ukrayna savaşı mı vardı? Kendisine fazlasıyla yeten bu ülkeyi dışa bağımlı hale getiren bu iktidardır. Daha geçen hafta zeytin bahçelerini talana açtılar. Ayçiçek tarlaları yetmedi, doğayı her alanda tahrip etmek yetmedi şimdi asırlık zeytin ağaçlarını rantçıların talanına açmak için yönetmelik çıkardılar. Şimdi de gözlerini zeytinliklere diktiler ama halkımız direniyor. İnsanlarımız bu talana karşı çıkmaya kararlı. Bu yönetmeliği uygulatmayacağız değerli halkımız. Zeytinliklerine sahip çıkacağız, bu ülkenin toprağına, suyuna, derelerine üretimine, verimine, emeğine hep birlikte sahip çıkacağız.” 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir