Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.

Oluç, BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın aktardığına göre, HDP kapatma davası iddianamesine ilişkin “Bu iddianamenin bu haliyle kabul edilmemesi gerektiğini çok net verilere dayanarak hukuki açıdan ele aldık ve söyledik. Son hali verildikten sonra ön savunma göndereceğiz” dedi.

“Ek savunma süresi verilmeli”

Anayasa Mahkemesi’nden (AYM) savunma için ek süre talep etmeleriyle ilgili de “Usul açısından da yasa açıdan da verilmesi gerekir” diyen Oluç, şöyle devam etti:

“Çünkü ek süre istememiz de gerçekten iddianamenin haliyle ilgili bir şey. O kadar karmaşık bir iddianame ki; siz sadece basına düşen 800 küsur sayfasını görüyorsunuz ama ekler var, yaklaşık 70 klasör flash diskle verilmiş belgeler var. Ve bunlar tasnif edilmeden verilmiş vaziyette, karmakarışık, tam bir çorba vaziyetinde. Bunların tasnif edilmesi gerekli, ilgili kişilere iletilmesi gibi çok ciddi çalışma gerektiriyor. Aslında bu çalışmayı bizim değil, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yapması gerekiyordu. Ama her şeyi doldurmuş ve göndermiş bir şekilde. Normal olarak hem usul hem yasa açısından ek süre verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ama ne karar verirler o AYM’nin takdiri.”

“Demokratik siyasette kararlıyız”

Oluç, yurdun pek çok yerinde düzenleidkleri “HDP’liyiz, her yerdeyiz” başlıklı toplantıları da şöyle anlattı:

“İl ilçe örgütlerimizin olduğu her yerde eş genel başkanlar, parti yöneticileri ve milletvekillerimizle, halkla buluşmalar gerçekleştirdik. Gittiğimiz neredeyse her yerde müthiş bir sahiplenme olduğunu gördük. Bunu abartarak söylemiyorum, hem Batı’da hem Kürt coğrafyasında çok ciddi sahiplenme oldu. Halk çok farkında olan bitenin ve kesinlikle ‘Sizin yanınızdayız’ mesajını çok net olarak veriyorlar.

“Eleştirileri yok mu? Var, politik olarak zaman zaman dile getirenler oldu. Şunu daha iyi yapabilirdik, genel politik eleştiriler. Biz de bunları engellemedik tam tersine dinlemek istedik. Ama genel olarak baktığımızda müthiş bir sahiplenme gördük biz. Şu konuda herkesin kafası net: Diyorlar ki, parti ne derse onu yapacağız. Çünkü biz şunu söyledik, ‘en kötü ihtimal kapatılmak’ ve yaklaşık 520 kişiye yakın siyasi yasak isteniyor. ‘Peki ne yapacaksınız?’ dediler. Biz ‘demokratik siyasette kararlıyız, bir yol mutlaka bulacağız, mutlaka bir yol açacağız. Kesinlikle alternatifsiz bırakmayacağız’ dedik.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here