İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, 26 Ekim Hasta Hakları Günü dolayısıyla şube binalarında “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” başlıklı bir basın toplantısı düzenledi. Hasta tutukluların maruz kaldığı hak ihlallerine ilişkin açıklamayı İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu Üyesi Ümmühan Kaya yaptı.

Artı Gerçek’den Yağmur Kaya’nın haberine göre, koronavirüs (Covid-19) gerekçe gösterilerek, 15 Nisan 2020 tarihinde yürürlüğe konulan 7242 sayılı İnfaz Kanunu değişikliğiyle özellikle hasta ve yaşlı mahpuslar bakımından ayırımcı ve eşitsiz düzenlemeler getirildiğini söyleyen İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu Üyesi Ümmühan Kaya, “TMK kapsamında özgürlüğünden mahrum bırakılanları hapishanelerde tutan, diğerlerini ise özel af niteliğinde salıveren bir yasa değişikliği gerçekleşmiştir. Pandeminin daha uzun süre devam edeceği belli olmuşken, halen hasta mahpusların salıverilmemesi hasta haklarının açıkça ihlalini ve AİHM’in Gülay Çetin/Türkiye kararında belirttiği gibi işkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiğini göstermektedir” dedi.

“2020 yılı başından bugüne kadar 89 hasta mahpus hayatını kaybetti”

Hasta tutukluların haklarından mahrum bırakılarak tedavi edilmediği ve çoğu hasta tutuklunun cezaevinde hayatını kaybettiğini vurgulayan Kaya, 2020 yılı başından bugüne kadar tespit edebildiğimiz kadarıyla 89 hasta mahpus yaşamını yitirmiştir. Bunların 23’ü Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirmişken, 6’sı ise ölüm sınırına geldiklerinde tahliye edilmiş ve çok kısa bir zaman içinde ise yaşamlarını yitirmişlerdir” diye konuştu.

“Ölüme terk ediliyorlar”

“Hasta mahpuslar bir devlet politikası olarak ya hapishanelerde ölüme terk edilmekte ya da hastalıkları nedeniyle ölüm sınırında tahliye edilmektedir” diye belirten Kaya, bu durumun tutuklu kişilerin açıkça yaşam hakkı ihlali olduğunu dile getirdi.

Talepler

Kaya, 26 Ekim Hasta Hakları Günü vesileyle İHD Hapishane Komisyonu olarak taleplerini şu şekilde sıraladı:

▪️Hapishanelerde bulunan ağır hasta mahpusların tümü tam teşekkülü herhangi bir hastane raporuna istinaden derhâl salıverilmeli, tedavileri ailelerinin yanında sürdürülmeli ve sağlık sigortası devlet tarafından karşılanmalıdır.

▪️Resmi olmayan açıklamalara göre; sadece 2020 yılında Adli Tıp Kurumu’nun 1330 kişiye hapishanede kalabilir raporu vermiştir. Tedavi ve bakım süreçlerinin hapishane koşullarında yürütülmesinin imkansız olduğu mahpuslar için dahi ‘hapishanede kalabilir’ raporları veren Adli Tıp Kurumu (ATK), sağlık sebebiyle infazın ertelenmesi raporlarında son ve tek merci olmaktan çıkarılmalıdır.

▪️Sağlık sebebiyle infazın ertelenmesi kararlarında cumhuriyet savcılarının takdir yetkisi kaldırılmalı, hastanelerin verdiği raporlar esas alınarak cezaların infazları ertelenmelidir.

▪️Hasta mahpusların infaz ertelemesi önündeki ‘toplum güvenliği bakımından tehlike’ kriteri kanundan çıkarılmalıdır.

▪️Hasta mahpusların infaz ertelemesinin önündeki engel teşkil eden infaz kanununun 25. maddesindeki “infaza ara verilemeyeceğine” dair düzenleme ile 107. maddenin 16 fıkrasındaki düzenleme kaldırılmalıdır.

▪️AİHM’nin Kaytan/Türkiye kararı uyarınca mahpusların müddetnamelerinde yaşları ve sağlık durumları dikkate alınarak tahliye olabilecekleri uygun bir tarih yer almalıdır.

▪️AİHM’nin Gülay Çetin/Türkiye kararında belirttiği hususlara uyulmalı, hasta mahpusların tahliye edilmemesinin AİHS’nin 3. maddesinin ihlali olduğu hatırda tutulmalıdır.

▪️5275 sayılı Ceza İnfaz Yasası’nın 16. Maddesi uyarınca; ihtiyaç duydukları tedaviye hapishanede erişemeyen ağır hasta mahpusların gerekli tedavilerinin dışarıda gerçekleşmesi için tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurulları ve bağımsız hekimlerin düzenleyeceği raporlar üzerine, ağır hasta mahpusların infazlarının ertelenmesi sağlanmalıdır.”

“Bütün hasta mahpuslar serbest bırakılmalı”

“Bizler insan hakları savunucuları olarak, ayrım gözetilmeksizin ve siyasi konjonktüre göre davranılmaksızın başta ağır hasta mahpuslar olmak üzere bütün hasta mahpusların serbest bırakılmasını; hasta mahpusların sağlık hakkına erişimlerinin sağlanmasını, hasta mahpusların tam teşekküllü hastanelerde tedavilerinin yapılmasını talep ediyoruz.”

Adalet Bakanlığı’na ‘Sorumluluk’ çağrısı

“Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin yaşam hakları konusunda devletlerin pozitif yükümlülük altında olması nedeniyle bir kez daha Adalet Bakanlığını ve tüm yetkili kurumları sorumluluk almaya davet ediyoruz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here