Dünya 2021’de iklim krizinden yana feci bir darbe aldı. Kuzey Kutbu’ndan Çin’e kadar krizin etkisi ilk kez bu denli hissedildi.

Avrupa’da seller, ABD’de tayfunlar, Asya ve Afrika’da kuraklık derken iklim krizi tüm dünyada yangınlar, seller, aşırı sıcaklar, şiddetli fırtınalar ve bunların yıkıcı sonuçlarıyla “artık buradayım ve kaçacak yeriniz de kalmadı” dedi.

Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC), iklim değişikliği ve Covid-19’un etkilerine yönelik yayımladığı Eylül 2021 tarihli raporunda, Covid-19 salgınının başından beri iklim krizi kaynaklı felaketlerin 139,2 milyon kişiyi etkilediğini, 17 bin 242 kişinin ise hayatını kaybetmesine neden olduğunu açıkladı.

ABD Meteoroloji Derneği’nin yayınladığı raporda, insan etkisiyle gerçekleşen iklim değişikliklerinin olumsuz hava olaylarının olma sıklığını 80 kat artırdığı kaydedilirken Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), aşırı hava olaylarını “yeni normal” olarak tanımladı.

Dünya liderleri İskoçya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansında (COP26) bir araya geldi, zirve sonuçları itibariyle tatmin edici olmasa da içeriğindeki değinmeler sebebiyle tarihi nitelikte oldu.

Ülkeler yıllardır iklim krizinin en büyük tetikleyicisi emisyonlar konusunda verdikleri sözleri bu sene de yeterince eyleme dökemedi. Dünya pandemideki kısıtlamalarından çıkar çıkmaz sera gazı emisyonları rekor düzeyde arttı.

Bütün taahhüt ve anlaşmalara rağmen, bilim insanlarının son uyarılarına göre, Dünya şu anda sanayi öncesi seviyelerin üzerinde 2,4 santigrat derece ısınma yolunda yolunda. Yani Türkiye’nin de nihayet bu yıl onayladığı Paris İklim Anlaşması’nda belirlenen kritik 1,5 derecelik eşiğin çok ötesinde.

İklim krizinin ele geçirdiği Dünya’dan 2021 manzaraları…

Biyoçeşitlilik

  • ABD’de yayınlanan Proceedings of the National Academies of the Sciences dergisinin, dünyanın çeşitli yerlerinden 56 bilim insanının katkı sunduğu makalesinde, dünyada her yıl böceklerin yaklaşık yüzde 2’sinin yok olduğu belirtildi. Ekosistemin dengesi açısından çok hassas bir konumda olan böceklerin yok olmasına neden olan en büyük faktör ise iklim krizi olarak kaydedildi.
  • Scientific Reports dergisinde yayınlanan bir araştırma iklim krizi nedeniyle artan deniz sıcaklığı büyük beyaz köpekbalıklarını yeni sulara gitmek zorunda bıraktı. Bu süre zarfında su samurlarının Monterey Körfezi’ndeki popülasyonu yüzde 86 oranında düştü.  
  • Artan sıcaklıklar yüzünden boz ayıları daha kuzeye göçmeye başladı. Kuzey Kutup Dairesi’nde eriyen buzlar nedeniyle birçok Kutup ayısı da güneye doğru yol aldı. İki türün karşılaşmasından yeni melez türler ortaya çıktı.
  • Yeryüzündeki yaşamın yalnızca yüzde 0,01’ini oluşturan biz insanların yabandaki tüm memelilerin yüzde 80’inden fazlasını yok ettiği, yabandaki yaşam popülasyonlarını yüzde 60 oranında azalttığı tespit edildi.
  • Dünyadaki köpek balıkları ve “Manta Ray” vatozlarının popülasyonları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalırken, Komodo ejderi de özellikle yükselen deniz seviyeleri ve Endonezya habitatındaki yükselen sıcaklıklar nedeniyle artık nesli tükenmekte olan canlılardan biri olarak listelendi.
  • 11 kuş, 8 taze su midyesi, iki balık ile bir yarasa ve bir bitki türü iklim krizi yüzünden yeryüzünden tamamen yok oldu. Su kirliliği, ağaç kesimi, madencilik, aşırı avlanma ve yerleşim alanlarının genişlemesi türlerin yok olmasındaki diğer sebeplerdi.
  • Küresel Mercan Resifi İzleme Ağı (GCRMN), 2008-2019 yıllarında iklim krizi nedeniyle mercanların yüzde 14’ünün yok olduğunu duyurdu.

Sıcaklık ve soğukluk rekorları

  • Rusya’nın başkenti Moskova’da son 140 yılın en yüksek sıcaklığının kayda geçti. Yapılan ölçümlere göre Moskova’nın ana meteoroloji istasyonundaki hava sıcaklığı 25 Ocak sabah 08.00’e doğru 3.8 dereceye kadar yükseldi. Bu denli yüksek hava sıcaklığı iklim normallerinden 11-12 derece fazlaydı.
  • Türkiye’de Ocak 2021’de sıcaklığın mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle 72 merkezde rekorlar kırıldı. Ülke genelinde ortalama sıcaklık 5,4 dereceye yükseldi. 2021 kışı Türkiye’de 1971’den sonra en sıcak üçüncü kış mevsimi olarak ölçüldü.
  • Kanada’da mayısın son haftasından itibaren başlayıp aylarca devam eden aşırı sıcaklarda 1 milyardan fazla deniz canlısı hayatını kaybetti. Haziran ayı içerisinde ülkede en az 134 kişi de sıcaklık nedeniyle aniden öldü. British Columbia bölgesindeki Lytton yerleşiminde 49,6 santigrat derecelik sıcaklıklar kaydedildi.
  • 2021 yazında Ortadoğu’da rekor sıcaklıklar kaydedildi. Haziran ayında Kuveyt’te 53,2 santigrat derece kaydedilirken, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’da termometreler 50 derecenin üzerine çıktı. Bir ay sonra, Irak’ta 51,5 derece, İran’da 51 derecelik bir sıcaklık görüldü.
  • Copernicus İklim Değişikliği Sevisinin analizlerine göre, Avrupa kıtasında kaydedilen en sıcak yaz mevsimi yaşandı. Akdeniz’de sıcaklık rekor seviyeye çıkarken, kıtanın kuzeyinde ortalamanın altında seyretti.
  • Şubat ayında Teksas tarihi nitelikte soğuk bir hava dalgasına maruz kaldı. Elektrik üretimi durdu ve yaklaşık 4 milyon insan elektriksiz kaldı. Buzzfeed tarafından yapılan bağımsız bir analiz, 500 ile 1000 arasında kişinin hayatını kaybettiğini ortaya koydu.
  • Ağustos ayında, Grönland’ın tipik karlı zirvesindeki yağışlar ilk kez yağmur olarak düştü ve buz tabakasına 7 milyar ton su döktü. Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi’ne göre, kayıt tutma 1950’de başladığından bu yana buz tabakasındaki en şiddetli yağıştı. 
  • Haziran ayı sonlarında görülmemiş bir sıcak hava dalgası Pasifik Kuzeybatı ve Britanya Kolumbiyasında yüzlerce insanı öldürdü. Bölge genelinde tüm zamanların rekor sıcaklıkları belirlendi. Sıcaklığın 121 dereceye yükselmesinden sadece bir gün sonra Lytton kasabasını yok eden ve Kanada’da tüm zamanların sıcaklık rekorunu kırarak hızlı hareket eden bir orman yangını yarattı.

Seller

  • Aşırı hava olaylarının bir sonucu olarak meydana gelen seller, temmuz ayı içerisinde Avrupa’da Belçika, Almanya, Bosna-Hersek ve Hollanda’yı etkisi altına aldı. Bölgenin geniş kesimlerinde 24 saatlik yağış miktarı kabaca 4 ila 6 inç arasında değişiyordu ve bu da bölgedeki ortalama bir aylık yağıştan daha fazlaydı. Almanya ve Belçika’da 200’den fazla kişiyi öldü.
  • Aynı ay Asya kıtasından Çin’in Henan bölgesinde aşırı yağışlar sonucu sel meydana geldi. En az 300 kişi yaşamını yitirdi. Tüm mahalleler sular altında kalırken, yolcular sular altında kalan metro vagonlarında sıkışıp kaldı.
  • Yayımlanan bir araştırma, iklim krizi sonucu artan nem ve daha yavaş hareket eden bulutlar nedeniyle Avrupa’daki şiddetli yağmur fırtınalarının 2100 yılına kadar karalarda 14 kat artacağını tespit etti.
  • Türkiye de yaz boyunca Karadeniz bölgesinde meydana gelen sellerle gündemdeydi. Türkiye’deki sellerin nedeni iklim krizinin etkisiyle oluşan aşırı hava olayları olsa da selin yarattığı yıkımın büyüklüğünün sebebi yanlış kentleşme politikaları, dere ıslahı, HES, santral, maden ve yol projeleriydi. Kastamonu’da 60, Sinop’ta 9, Bartın’da 1 kişi hayatını kaybetti.
  • Brezilya’nın Bahia eyaletinin en yağışlı mevsiminde çöken iki baraj, yaklaşık 40 kenti sular altında bıraktı. En az 35 bin insan evlerini terketmek zorunda kaldı ve 20 kişi öldü. Uzmanlar aşırı yağışların iklim krizi dolayısıyla Atlantik yüzey sularının ısınmasından ileri geldiğini söyledi.
  • İklim değişikliği ve hava durumu arasındaki bağlantıyı kuran bir grup bilim insanından oluşan World Weather Attribution, rekor yağışların insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle dokuz kat daha fazla olduğunu buldu. 
  • ABD, Tennessee’deki şiddetli yağışlar 270’ten fazla evi tahrip etti ve iki düzineden fazla insanı öldüren sel baskınlarına yol açtı. 

Buzullar

  • Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) yürüttüğü bir çalışmaya göre, atmosfer ve okyanuslardaki ısınma nedeniyle 1994 ile 2017 yılları arasında dünyada toplam 28 trilyon ton buzulun (İngiltere büyüklüğünde ve 100 metre kalınlığında bir buzul tabakası) eridi. 90’lı yıllarda dünyada yılda 0,8 trilyon ton buzul erirken, bu oran 2017 yılında 1,2 trilyon tona çıktı.
  • Artan sıcaklıklar sonucu eriyen Himalaya buzulunun bir parçasının baraja düşmesiyle Hindistan’da sel meydana geldi. En az 19 kişi burada hayatını kaybetti.
  • Uydu verilerinden elde edilen bilgilerle dünyadaki 220 bin buzulun 2015’ten bu yana yılda 328 milyar tondan fazla buz ve kar kaybettiği tespit edildi. 2015-2019 döneminde yıllık erime oranı, 2000-2004 dönemine göre yılda 78 milyar ton daha fazla oldu.
  • Scientific Reports dergisinde yayımlanan bir çalışma, fosil yakıt kullanımından kaynaklı küresel ısıtma nedeniyle Himalayalar’daki geniş buz tabakalarının son 40 yılda, önceki yedi yüzyıla göre 10 kat daha hızlı küçüldüğünü ortaya koydu.

Fırtınalar

  • İklim krizi kaynaklı aşırı hava olaylarından biri de fırtınalar ve kasırgalar olarak karşımıza çıktı. Tropikal Ida Fırtınası sebebiyle kuvvetli sağanak yağış ve su baskınlarının yaşandığı 6 ABD eyaletinde en az 45 kişi hayatını kaybetti. Bilim insanlarına göre, Ida Kasırgası, iklim krizinin fırtınaları nasıl daha şiddetli hale getirdiğinin bir göstergesi oldu.
  • Türkiye, fırtınalardan yana da payını aldı. Marmara ve Ege’nin bazı bölgelerinde fırtına okulların kapanmasına neden olacak kadar güçlü hissedildi. İstanbul’da 4 kişi hayatını kaybetti.
  • ABD’de Kentucky başta olmak üzere altı eyalette görülen kasırga ve hortumlar nedeniyle en az 94 kişi hayatını kaybetti. 
  • Filipinler’in orta ve güneydoğu kesimlerini vuran Rai Tayfununun neden olduğu sel, şiddetli fırtına ve yıkımlarda en az 375 kişi hayatını kaybetti. Tayfunun hızı saatte 195 kilometreyi buldu.

Volkanik patlamalar

  • İspanya’nın güneybatısındaki Kanarya Adaları grubundan La Palma Adası’nda 50 yıllık bir aranın ardından tekrar aktif hale gelen Cumbre Vieja Yanardağı yaklaşık 3 ay boyunca lav, kül ve volkanik gaz püskürttü. Ada tarihinde görülen en uzun süreli volkanik aktivite sırasında çok sayıda deprem de meydana geldi. 
  • Endonezya’nın Doğu Cava eyaletinde bulunan Semeru Yanardağı’nda da patlama meydana geldi. En az 13 kişi hayatını kaybetti.

Kuraklık 

  • Avrupa’da aşırı sıcak havalar ve kuraklık nedeniyle mahsul kayıpları son elli yılda üç katına çıktı. 1964’te yüzde 2,2 olan mahsul kayıpları 1990’larda yüzde 7,3’lere ulaştı.
  • Dört yıldır yağmur yağmayan Afrika ülkesi Madagaskar’da yaşanan ve son 40 yıldır görülen en kötü kuraklık, tarım topluluklarında büyük yıkıma yol açtı. BM, ülkenin dünyada “iklim değişikliği kaynaklı kıtlık” görülen ilk ülke olmak üzere olduğunu açıkladı.
  • Türkiye’de yüksek sıcaklıklar nedeniyle Kızılırmak, Van Gölü, Tuz Gölü, İznik Gölü, Beyşehir Gölü gibi birçok nehir ve gölün yanısıra barajlar da kuruma noktasına geldi. Konya’da kuraklık yüzey yarıklarının oluşmasına neden oldu. Ülke “su fakiri” olma yolunda ilerlerken kaybın tek nedeni iklim krizi kaynaklı kuraklık değil yanlış tarım ve su politikaları oldu.
  • Yine Türkiye’de Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, yağışlar, normal değerlerin ve geçen yıl aynı dönem yağışlarının altında gerçekleşti.
  • Doğu Afrika’da iklim krizi kaynaklı yaşanan kuraklık nedeniyle su kaynakları tükenirken bölgede toplu hayvan ölümleri yaşanmaya başladı. Kenya’da çiftçiler sürülerinin yüzde 70’ini bu nedenle kaybetti. (1 milyarlık nüfusuyla dünya nüfusunun yüzde 15’ini barındıran Afrika, iklim krizini tetikleyen küresel emisyonların sadece yüzde 3’ünden sorumlu. Ancak krizden en fazla etkilenen ülkeler bu kıtada bulunuyor.) 
  • Kaliforniya’da, bu yaz kuraklık 126 yılın rekorunu kırdı. Temmuz 2021, veri toplamanın 1895’te başlamasından bu yana en kurak ay oldu. Ağustos ayına kadar, Batı’nın yüzde 95’inden fazlası kuraklık koşullarındaydı.

Yangınlar

  • Yıl boyunca neredeyse her ülkede yeni sıcaklık rekorları kırılmasına rağmen, fosil yakıt kullanımı tüm dünyada artarak devam etti. Bu durum iklim krizini, iklim krizi de sıcaklığı tetikleyince yangınlar Dünya için kaçınılmaz hale geldi.
  • Akdeniz havzası, yoğun duman kirliliğine katkıda bulunan orman yangınlarının en sıcak noktası olarak ortaya çıktı. Türkiye, Temmuz ayının sonundan itibaren Akdeniz’de, Ege’de, Marmara’da, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde önlenemez yangınlarla mücadele etmek zorunda kaldı. 
  • Kaliforniya’da yaklaşık bir milyon dönümü tahrip eden “Dixie yangını”, eyalet tarihinde kaydedilen en büyük yangındı. Yangın sebebiyle 800’den fazla kişiye ev sahipliği yapan eyaletin kuzeybatısındaki tarihi Greenville kasabası yok oldu. 180’den fazla yapı kullanılamaz hale geldi.
  • Yunanistan, İtalya, Fransa ve Cezayir’de de yaz boyu yangınlar çıktı. Binlerce dönüm orman küle dönerken çok sayıda insan ve hayvan hayatını kaybetti.
  • Temmuz ayında Kanada’nın British Columbia eyaletinde yaşanan aşırı sıcakların ardından patlak veren orman yangınlarında 2 milyon 700 bin hektarlık ormanlık alan küle döndü. Yangınların en büyük nedenleri, yakıt, insan kaynaklı ya da yıldırım sonucu tutuşma, sıcak, kuru ve rüzgarlı hava koşulları olarak belirtildi.
  • Copernicus Atmosfer İzleme Servisi, orman yangınlarının 2021’de küresel olarak 1,76 milyar ton karbon saldığını söyledi. Bu, Almanya’nın yıllık karbondioksit emisyonlarının iki katından fazlasına eşdeğer.

Emisyonlar 

  • Atmosferdeki karbondioksit (CO2) konsantrasyonları, Covid-19 salgını sırasında emisyonlardaki düşüşe rağmen rekor seviyelere ulaştı. Hawaii, Mauna Loa Gözlemevi’nde uzun süredir devam eden kayıt istasyonunda Mart ayında yapılan en son ölçümler, küresel CO2 seviyelerinin Sanayi Devriminden önceki döneme kıyasla yüzde 50 daha yüksek olduğunu gösterdi.
  • Cambridge Sürdürülebilirlik Komisyonu’nun raporu, dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin, en yoksul yüzde 50’nin iki katı karbon salınımına neden olduğunu ortaya koydu.
  • Dünyanın atmosferindeki CO2 oranı Mayıs 2021’de 63 yıldır kaydedilen en yüksek seviyeye çıktı. CO2 konsantrasyonu milyonda 419 parçaya (PPM) ulaştı.
  • Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), hızlı ekonomik toparlanmanın küresel kömürlü elektrik üretimini bu yıl rekor seviyeye ve toplam kömür talebini 2022’ye kadar tüm zamanların en yüksek potansiyeline ulaştırdığını açıkladı. Ajans, kömürlü termik santrallerden üretilen elektrik miktarının fosil yakıt talebindeki artıştan sonra bu yıl yüzde 9 arttığını duyurdu. 

Dünya için küçük adımlar

  • ABD Başkanlığı görevini Donald Trump’tan 20 Ocak’ta devralan ABD Başkanı Joe Biden’ın Oval Ofis’teki ilk icraatlarından biri, ülkesini Paris İklim Anlaşması’na geri döndürmek oldu.
  • Singapur Parlamentosu’nda milletvekilleri iklim acil durumu ilan eden ve daha sıkı iklim eylemleri taahhüdünde bulunan bir önergeyi kabul etti.
  • İngiltere dünyanın en iddialı iklim eylemlerinden birine imza atarak 2035 yılındaki emisyonlarını 1990 yılına kıyasla yüzde 78 azaltacağını duyurdu.
  • Asya Kalkınma Bankası, kömür madenciliği ve elektrik santralleri için tüm finansmanı sona erdirme ve petrol ve gaz üretimine desteği yasaklama kararı aldı. Ancak metan gazı iletim ve dağıtım altyapısına destek vermeye devam edeceğini açıkladı.
  • İngiltere, Endonezya, İtalya, Meksika, Arjantin, Gana ve Irak; kömür madenlerinden, petrol ve gaz operasyonlarından ve tarımdan salınan metan emisyonlarını 2030 itibarıyla azaltmak için ortak bir taahhütte ABD ve Avrupa Birliği’ne (AB) katıldı.
  • Romanya hükümeti açıkladığı Ulusal Dayanıklılık ve İyileşme Planı ile 2032 yılına kadar kömür ve linyit kullanımını aşamalı olarak bırakacağını açıkladı.
  • Türkiye’nin, 2015’te imzalayan 198 ülkeden biri olmasına rağmen onaylamadığı Paris İklim Anlaşması nihayet onayladı. Anlaşma için 2015’te sunduğu Ulusal Katkı Beyanını ise henüz güncellemedi.
  • Google, iklim krizi inkarcılarının gelirlerini sınırlamak ve platformlarında yanlış bilgilerin yayılmasını durdurmak amacıyla iklim değişikliğini inkar eden reklamları kaldırma kararı aldı.
  • Çin, 2060 yılına kadar fosil yakıt kullanımını yüzde 20’nin altına düşürmeyi hedeflediğini duyurdu.
  • Avustralya, “net sıfır” karbon emisyonu hedefine 2050’de ulaşmayı planladığını açıkladı.
  • Portekiz’de ülkede kalan son kömürlü termik santrali Pego, planlanandan 10 gün önce kapandı. Böylece Portekiz, Avrupa’da Belçika, Avusturya ve İsveç’ten sonra kömür yakmayı sonlandıran dördüncü ülke oldu.
  • Nijerya’da emisyonların azaltılmasını, iklim değişikliğine uyum sağlamayı ve yıllık karbon bütçeleri hazırlamayı öngören bir iklim tasarısını yasalaştı.

Zirveler, konferanslar, toplantılar

Ağustos 2021’de yayımlanan Birleşmiş Milletler (BM) Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporunda, insanların iklim krizine neden olduğu ve bazılarının geri dönüşü olmayan bir şekilde “yaygın ve hızlı değişikliklerin” gerçekleştiğini “açıkça” belirtildi. BM Genel Sekreteri António Guterres raporu “insanlık için kırmızı kod” olarak nitelendirdi.

İşte bütün bu uyarılar, yayımlanan tüm raporlara rağmen sene içerisinde toplanan ve iklim krizi karşısında Dünya’nın geleceğinin ele alındığı üç büyük zirveden iklim aktivistlerine ve bilim insanlarına göre, tatmin edici ve elbette Dünya’yı kurtaracak sonuçlar çıkmadı.

  • Nisan 2021’de ABD’nin ev sahipliğinde gerçekleşen Küresel İklim Zirvesinde, ABD emisyonlarını 2030 itibarıyla en az yüzde 50 oranında azaltacağını söylerken; Brezilya, Kanada ve Japonya gibi ülkelerin liderleri ise seragazı emisyonlarını azaltmak ve iklim değişikliğiyle mücadele etmek için bir dizi taahhütlerde bulundu.
  • G20 Zirvesi için 30 ve 31 Ekim’de Roma’da buluşan liderler yaygın olarak en aşırı hava olaylarını önlemek için ön koşul olarak görülen karbon emisyonlarını 2050’ye kadar durdurma taahhüdünde bulunmakta başarısız oldu. Zirvede bunun yerine, sadece salımları “yüzyıl ortasına kadar veya o civarda” durdurmanın öneminden bahsedildi. Evlerde kömür kullanımının aşamalı olarak bırakılması ile ilgili bir takvim de belirlenmedi.
  • Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansını (COP26), 1 -13 Kasım tarihleri arasında, İngiltere’nin başkanlığında, İskoçya’nın Glasgow kentinde gerçekleşti. Sonuç bildirgesinde, ülkelerin iklim kriziyle mücadeleye yönelik hedeflerinin, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmayı amaçlayan Paris Anlaşması hedeflerine uzaklığına dikkat çekildi. Ulusal katkıların acilen gözden geçirilmesi çağrısı yapıldı. İlk kez “fosil yakıt” lafının bir anlaşmaya girmesi itibariyle önem taşısa da taslaktaki “kömürden çıkış” ifadesi sonuç metninde dünyanın bir numaralı fosil yakıt üreticileri Çin ve Hindistan’ın isteğiyle “azaltım” olarak değiştirildi. Bunlara ek olarak iklim krizinin etkilerine karşı hassas konumda olan ülkelerde yaşanan kayıp ve zararların giderilmesine yönelik fon konusunda da uzlaşılamadı. Bu gelişmeler COP26’ya yönelik, verilen sözlerin inandırıcılığına dair güven kaybına neden oldu.  

(TP)

Tansu Pişkin

bianet muhabiri. İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu. Şubat-Mart 2017 dönemi bianet stajyeriydi. Mayıs 2017’den beri bianet’te. 

bianet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here