etelgraf haber-

AKP’nin iktidara gelmesinin 19. yılında bir rapor yayınlayan İSİG, Kasım 2002’den beri iş cinayetlerinde en az 28 bin 380 işçinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), AKP’nin iktidara gelmesinin 19. yıl dönümünde iş cinayetlerine dair bir rapor yayınladı.

Hazırlanan raporda, “Bu yıllarda AKP’li kurmayların dilinden “ekonomik kalkınma”, “büyüme”, “İleri Türkiye”, “yeni Türkiye” ve “yerli-milli” sözleri eksik olmadı. Ancak Türkiye işçi sınıfı ve halkımız açısından değişen bir şey yok. Aksine her geçen yıl emekçilerin aleyhine çıkarılan yasalar, giderek azalan alım gücü, hak ve özgürlük mücadelelerine karşı süreklileşen bir baskı ve güvencesiz çalışma koşullarının yaşama geçirildiği bir iş cinayetleri rejimi. İşte 19 yılın özeti bu” ifadeleri kullanıldı.

Verilere göre AKP iktidarı boyunca yıl yıl iş cinayetleri şöyle:

  • 2002 yılının son iki ayında en az 146 işçi
  • 2003 yılında en az 811
  • 2004 yılında en az 843
  • 2005 yılında en az bin 96
  • 2006 yılında en az bin 601
  • 2007 yılında en az bin 44
  • 2008 yılında en az 866
  • 2009 yılında en az bin 171
  • 2010 yılında en az bin 454
  • 2011 yılında en az bin 710
  • 2012 yılında en az 878
  • 2013 yılında en az bin 235
  • 2014 yılında en az bin 886
  • 2015 yılında en az bin 730
  • 2016 yılında en az bin 970
  • 2017 yılında en az 2006
  • 2018 yılında en az bin 923
  • 2019 yılında en az bin 736
  • 2020 yılında en az iki bin 427
  • 2021 yılının ilk on ayında ise en az bin 847 işçi hayatını kaybetti.

‘Meslek hastalıklarına bağlı ölümler, iş cinayetlerinin 6 katı’

İSİG, Soma, Davutpaşa, Ostim, Torunlar, Isparta, Düzce, Ermenek, Esenyurt, Erzurum, Samsun, Güllük, Elbistan, Şırnak, Dursunbey, Hendek, 3.Havalimanı, Tuzla Tersaneleri ve Kot Kumlama gibi birçok işçi katliamının da bu dönemde yaşandığını hatırlattı.

Türkiye’de her yıl yaklaşık 120 bin ila 360 bin arasında işçinin meslek hastalığına yakalandığını kaydedilen raporda, “Yine meslek hastalıklarına bağlı ölümler, iş cinayetlerine bağlı ölümlerin yaklaşık 5-6 katı düzeyindedir” denildi.

İş cinayetlerinde adaletin sağlanmadığı, sorumluların yargılanmadığı vurgulanan raporda öne çıkan diğer noktalar şöyle:

  • İktidara gelir gelmez çıkarttıkları 4857 sayılı İş Kanunu ile taşeron çalıştırma başta olmak üzere esnek ve güvencesiz çalıştırma yasal hale getirilmiş ve kiralık işçilik ve özel istihdam büroları içerikli kölelik yasası ile bütün işlerde güvence tamamen ortadan kalkmıştır. Gelinen noktada Türkiye sermaye için bir cennet haline gelmiştir.
  • Sendikal hareket baskı altına alınmış, sendikalaşan işçiler işten atılmış ve iktidara bağlı sendikalar egemen hale getirilmiştir. Grevler “milli güvenlik” gerekçesiyle yasaklanmış, 1 Mayıslarda alanlar kapatılmıştır.
  • Çocuklar çalışması yasak olan işkollarında çalışmanın yanında 15 yaşın altında da çalıştırılmaktadır. Üçte biri 14 yaş ve altında olmak üzere her yıl 60-70 çocuk çalışırken hayatını kaybetmiştir.
  • SSGSS yasası ile emeklilik yaşı 65’e çıkarılmıştır. Emekli olduğu halde çalışan, emeklilik yaşını beklediği için çalışmak zorunda kalan ve emekli olma hakkını sigortasız çalıştığı ya da sigortası düzenli yatırılmadığı için kazanamayan milyonlarca emekli/yaşlı işçi kitlesi oluşmuştur. Yine her yıl iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin yüzde 20-25’ini bu işçilerin oluşturması, emekli/yaşlı işçilerin güvencesiz emek haline getirilmesinin bir sonucudur.
  • Tarımda, sanayide, hizmet sektöründe kadınlar en güvencesiz koşullarda çalıştırılmıştır. Bu çalışma koşullarının diğer yanını ise işyerinde şiddet ve taciz oluşturmuştur. Kadınların ev içi emeği de –temizlik, yemek, çocuk ve yaşlı bakımı– görünmez kılınmıştır. Her yıl 120-150 civarında kadın çalışırken hayatını kaybetmiştir.
  • Nüfusun yaklaşık yüzde 10’una yaklaşan göçmenler sigortasız, ucuz, dışlayıcı yani tamamen korunmasız koşullarda çalıştırılmıştır. Son dönemde her yıl 100 civarında göçmen işçi hayatını kaybetmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here