11 Mayıs 2011 tarihinde imzaya açılan ve Türkiye’nin çekicesiz ilk imzacı olduğu İstanbul Sözleşmesi bugün 10.yılını doldurdu. Tam olarak adı “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” dir.

İstanbul Sözleşmesi temel olarak kadına yönelik şiddeti insan hakları ihlali olarak kabul eder ve her türlü ayrımcılığı yasaklar. Şiddetin temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yattığının tespitini yapar. Devletlere şiddete ve ayrımcılığa karşı mücadele için yol haritası çıkarır. Bu sözleşme kadına karşı şiddetle mevcut ayrımcılık koşullarını görerek bir mücadele öngörmüş olması bakımından özeldir.Bu metin, bir güvence metni olarak hazırlanmıştır. Ataerkil ve cinsiyetçi kalıpların toplumsal yaşamda rolünü azaltmayı, eşitsiz koşulları göz önünde bulundurarak sosyal politikalar yapmayı açıklar.  Erk yapının organize bir ağ şeklinde sürekli üretilen ilişkisel mekanizması da gözler önüne serdiğinden şiddete itiraz etmenin dayanaklarını ortaya çıkarır. Bu aynı zamanda mücadele edilmesi gereken hususları da tüm çıplaklığı ile sunar. Yani bir kez daha İstanbul Sözleşmesi gerçekten yaşatır dedirtir.

On yıl önce ilk imzacı ülke olmakla övünen AKP hükümeti sözleşmeden çıkma kararı aldı ve bunu hızlıca Avrupa Konseyine bildirdi. AKP sözleşmeden çıkma kararı;  Kadın erkek eşitliğine eşit vatandaşlığa inanmaması zihinsel fikriyatının ayrı düşünülemez. Bu açıdan bakıldığında İstanbul Sözleşmesinden çıkmak yeni toplumsal düzeni yaratma bakımından dev bir adım olarak değerlendirilmelidir. Bunun ardından nafaka hakkının iptali, kız çocuklarında evlenme yaşının aşağı çekilmesi, kadınların miras hakkının iptali vb. yasal düzenlemelerin geleceğini söylemek için kahin olmaya gerek yok.

İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddete ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadelemizde bir toplumsal sözleşme niteliğindedir. Toplumsal muhalifliği geliştirme ve büyütme, dayanışma ile başka bir yaşamı kurgulama yolunda rehber olan yanıyla, yaşamdan yana bir gelecek tahayyülü olan bir sözleşmedir. Kadınlar ne yaşamlarından ne de kazandıkları haklardan vazgeçmeyecek. Yarın EŞİK Platform’un organize ettiği gün boyu sürecek olan sosyal medya eylemi de kadınların vazgeçmeyeceklerini gösteriyor.

Sözleşmenin daha etkin uygulanması halinde birçok kadının hala hayatta olacağını unutmadan Eşitlik İzleme Kadın Platformu’nun (EŞİK Platform) İstanbul Sözleşmesinin etkin uygulanması için 12 adım önerisinin sizlere sunuyorum. Bunlar;

  1. Ayrımcılık ve şiddeti kınayın, suç olduğunu açıklayın
  2. Şiddeti önlemek için tedbir alın
  3. Şiddete karşı destek mekanizmaları oluşturun
  4. Risk altındakileri koruyun
  5. Yasaları uygulayın
  6. Polis, savcılık hizmetleri ve yargının etkinliğini artırın
  7. Adlı işlemlerde mağdurları destekleyin ve koruyun
  8. Kapsamlı ve eşgüdümlü politikalar tasarlayın
  9. Sığınmacılar konusunda özenli davranın
  10. Çocukların özel ihtiyaçlarını karşılayın
  11. STK’ları destekleyin
  12. Şiddet verilerini toplayın, araştırmaları

Derya Şimşek Aksakal – eğitimci

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here