Marmara Denizi’nin çevredeki sanayi atıklarının çok fazla etkisilesiyle kirlilik artarken, bu yıl müsilajın da oluşmasıyla Marmara Denizi insan sağlığını tehdit eder boyutlara ulaştı.

Kadıköy Kent Dayanışması, Kadıköy Mühürdar ön arıtma tesisi alanında bir araya gelerek konuya dair bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Yolculuk’un aktardığına göre açıklama şöyle:

Ölüme neden olanlara seslendiler

Uzun yıllardır bilim insanlarının, meslek odalarının uyarılarını dikkate almayan merkezi ve yerel yönetimlere, piyasacı yaklaşımı benimseyerek bilimsel olmayan uygulamalarla kentsel ve ekolojik sorunları derinleştiren İktidara , çıkarları uğruna Marmara Denizi’nin neredeyse ölümüne neden olanlara sesleniyoruz.

Son aylarda Marmara Denizi’nde çok ciddi artış gösteren deniz salyası (müsilaj) hepimizi endişelendiriyor. Bu yoğunlukta müsilaj, Marmara Denizi’nin kirlenmesinin bir sonucudur. Peki, Marmara neden böylesi bir kirliliğe mahkûm edildi? Başlıca sebepleri sayarsak;

  1. Sanayi kuruluşları ve Organize Sanayi Bölgeleri kapasitelerine uygun arıtma tesisi yaptırmamakta veya tam kapasite çalıştırmamakta. Yalnızca kaba parçacıklar ön arıtma denilen tesislerde tutularak derin drenajla Marmara Denizi’ne veriliyor.
  2. Marmara Denizi’ni çevreleyen yerleşim merkezlerindeki plansız, çarpık kentleşme ve kontrolsüzce artan nüfus yoğunluğu sonucu üretilen evsel atıklar aynı şekilde Marmara Denizi’ne veriliyor.
  3. Tarımsal üretimde kullanılan suni gübre ve kimyasallar yağmur suları ile yer altı sularına, derelere ve denize kontrolsüz olarak veriliyor.
  4. Termik santrallerde soğutma suyu olarak kullanılan deniz ve dere sularının denize deşarj edilmesi su ısısını artırıyor ve ekosistem tahrip ediliyor.
  5. Kentlerin doğal dereleri ıslah adı altında beton kanala dönüştürülüyor.
  6. Merkezi ve yerel yönetimler bilimsel verileri dikkate almıyor, havza planlaması yapmıyor, gerekli denetim ve uygulamaları gerçekleştirmiyor.

Ergene Nehri’nin kimyasal atıklarının derin drenaj ile Marmara’ya verilmesi, kıyılara yapılan büyük dolgu alanlarının hafriyatlarının Marmara açıklarına dökülmesi vb. uygulamalar, yetkililerin sorumsuzluğuna en büyük örneklerdir.

“Soruna neden olanlar sorunu çözemez”

Marmara’nın kurtarılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından açıklanan Marmara Denizi Koruma Eylem Planının gerçekçi olmadığını düşünüyoruz. Kamuoyundan gelen tepkiyi azaltmak için ,müjilajın  sonucu olan yüzeydeki kirliliği temizlerken asıl problemin çözümüne yönelik; Bilim insanlarının  önerilerini dikkate almayan  eylem planı uygulanabilir olmaktan uzaktır. Soruna neden olanların ,soruna çözüm bulamayacağını düşünüyoruz.

Marmara Denizi’nin tamamı özel koruma alanı ilan edilmeli. Kirlenmesini önlemeye yönelik kısa ve orta vadeli planlar hazırlanmalı. Merkezi hükümet ve yerel yönetimler iş birliği içinde acilen uygulamaya geçmeli.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here