İnşaat-Sen Kayı İnşaat İşçileri bugün Ankara’da Dışişleri Bakanlığı önünde eylem gerçekleştirdi.

Yaklaşık 2 yıldır alacakları ödenmeyen 250 işçi adına tüm engellere ve baskılara rağmen bakanlıklar önünde 3. kez eylem yapıldı. Geçtiğimiz haftalarda Sağlık Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı önünde eylemler yapan İnşaat-Sen Kayı İşçileri, Kayı Holding’in yarın İstanbul’da görülecek konkordato davası öncesinde Ankara’da Dışişleri Bakanlığı önündeydi.

İşçiler burada, adalet nerede?

Yolculuk’un haberine göre Ssdaka değil haklarını istediklerini dile getiren işçiler, Kayı İnşaat’ın 2007’den bu yana her sene en büyük 250 uluslararası müteahhit listesine girdiğine dikkat çekerek şu açıklamayı yaptı:

Dışişleri Bakanlığı Yardımcısı Yavuz Selim Kıran ile görüşmüştük. Kayı inşaat işçilerine bir söz verdi, Kayı işçilerinin alacakları meselesini çözeceğini söyledi. Bu sözün üzerinden tam 2 ay geçti, hala somut bir adım yok. Biz sadece söz değil, somut adım bekliyoruz.  İşçileri, bankalarla, diğer sermaye şirketleriyle baş başa bıraktılar. Buradaki sorun, batık şirketlerin karşısında işçileri korumayan hukuktur. Kayı inşaat işçilerinin hakkını alabilmesi için herkesi göreve çağırıyoruz. Cezayir’de greve çıktığımızda; şantiyede çalışan Pakistan ve Vietnam işçileri için hükümetleri devreye girdi, işçiler haklarını aldılar. Biz Türkiye’de hakkımızı alabilmek için aylardır bekliyoruz. 

Yarın konkordato davası görülecek. İflas kararı da çıksa, konkordato kararı da çıksa öncelik işçilerin olmalıdır. Biz bugün burada pandemiden dolayı 10 kişiyiz ama biz hakkını alamayan 360 işçiyi temsil ediyoruz. Buradan Cumhurbaşkanı’na sesleniyoruz. Biz yazın sıcağında, ailelerimizden uzakta çalışıp, alın terimizin karşılığını alamazken neden bu ‘patronlar ne yapıyor’ diye sormuyorlar. Her geldiğimizde bizi teselli edip gönderiyorlar. Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Dışişleri Bakanlığı devreye girsin, bir an önce alacaklarımız ödensin. 

Bu gördüğünüz binaları kimler dikti? Bankalar mı dikti? Hayır. Bankalar, sermaye sahipleri ofislerinde  rahat rahat oturup; sermayelerine sermaye kattılar. İnşaat işçileri ise canını hiçe sayarak o iskelelere çıkıp, bu binaları dikti. Çölün sıcağında alın terimizle çalıştık, şimdi bankalar alacağımıza el koymaya çalışıyor. Devletimiz çıkıpta demiyor ki, öncelik bankaların değil; işçilerindir diye. Cumhurbaşkanı sesleniyoruz.. Her çıktığınızda ‘adalet’ diyorsunuz. Nerede adalet? Adalet Bakanı’na sesleniyoruz. Dünkü komisyonda çıkan yasayı görmüyor musunuz? Bankaları, patronları değil; işçileri savunun.

“Bankaları geri çekin; işçilerin alacaklarını, haklarını koruyun”

Kayı İnşaat işçileri yarın 12.30’da herkesi İstanbul’da Kartal Adliyesi önünde yapacağı basın açıklamasına çağırırken açıklamada şunlara yer verildi:

Biz çalıştığımız 17 ay boyunca, sadece 4 ay maaş alabildik. Ben çocuklarıma taş yedirdim. Bazı zamanlarda taşı bulup yediremedik çocuklarımıza. Cumhurbaşkan, bakanlar, milletvekileri mecliste sadece güçlüyü koruma yasası yapıyorlar. İşçiyi koruyacak bir yasa neden yapamıyorlar? Güçlü zaten yine hakkını alır, ben güçsüzüm alamıyorum. Güçsüzü koruma yasası çıkarıp, güçsüzleri koruyun. Bankalar, sermaye grupları gidip alacaklarını alıyor. Ama ben ekmek paramı alamıyorum. Hak diyorlar, adalet diyorlar. Nerede adalet? Adalet demek, güçsüzü korumaktır. Bize söz veriyorlar, bizi duyduğumuz değil; cebimizdeki para doyuruyor. 

Biz somut adım beklerken; dün Adalet Komisyonu’ndan bir kanun teklifi geçti. İşçilerin alacaklarının önüne, ipotekli bankaların yanına bir de finans şirketlerini ekledi. Adalet komisyonu işçiler için değil, bankalar, finans kurumları için çalışıyor. Her gün işçi düşmanı yasaları önümüzde getirmekten vazgeçin. Bakanlıklar sermaye kurumlarını korumak için yoklar. Tüm bakanlıkların adım atması gerekiyor. Dışişleri Bakanlığı’nı, Sağlık Bakanlığı’nı, Çalışma Bakanlığı’nı göreve çağırıyoruz. Batık Kayı İnşaat şirketinin karşısında, bankaları geri çekin; işçilerin alacaklarını, haklarını koruyun.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here