CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Son günlerde garip bir tartışma var. Önce kendi ailemize seslenmek zorundayız. Mustafa Kemal Atatürk’ten bu yana CHP’de genel başkanlık yapmış olan herkesin başımızın üstünde yeri vardır. Türkiye’nin bu kadar derdi varken olayı getirip başka bir tartışma atmosferine çekmek hem partiye hem de Türkiye’ye ihanettir. CHP, onlar gibi değil tertemiz bir partidir, verilmeyecek hiçbir hesabımız yoktur.

Ülke akılla yönetilir, ferasetle yönetilir, adaletle yönetilir. Ömer Faruk Gergerlioğlu, bir tweeti paylaştı diye dokunulmazlığı kaldırıldı. AYM oy birliğiyle bir karar aldı. Hakkı ihlal edilmiştir dedi. Hâlâ içeride. Bu mudur adalet? Benden olunca derhal serbest bırakın, benden olmayınca mahkeme kararına uymayın. 

‘Rüşvet alan adamı saklıyorsunuz’

Hâlâ rüşvet alan adamı saklıyorsunuz isim vermiyorsunuz. Eğer rüşvet alan birisini koruyorsan sen de onun bir parçasısın zaten. Bahçeli de onun bir parçası. Onun da söylemesi lazım. Biz diyoruz ki kim bu her ay ’10 bin dolar alan siyasetçi’ açıklayın kardeşim. 

Ordu’da BBP’nin kadın kolları başkanı. Kendisini aradım. Ters kelepçe takıyorlar. Aradım, konuştum. Böyle bir rezaleti Türkiye hiç yaşamadı. 

‘Sen kendi hapishaneni kendin yaptın’

Bir insan bir göreve atandıktan sonra orayı kendine özel hapishanesi haline getirir mi? Melih Bulu getirdi. Öğrenciler, akademisyenler, çalışanlar istemiyor. O bütün kapıları kapatmış, gelenleri copluyor. Sen kendi hapishaneni kendin yaptın. Böyle bir akademisyen olabilir mi?

‘Millet açlıktan ölmüş umrunda bile değil’

Buradan bütün Adıyamanlılara sesleniyorum. Yaşanan bu rezalete son vereceğim. Yeter ki destek verin göreceksiniz. Uluslararası sigara tekellerine teslim olmayacağız. Çiftçimizin hakkını hukukunu teslim edeceğiz. 

Tasarruf genelgesi çıktı. AK Parti iktidarı 2003 yılından bu yana tam 6 kez tasarruf genelgesi çıkardı. Niçin uyulmuyor bu genelgelere? Yukarıya bakıyorlar. (Yazlık Saray inşaatı fotoğraflarını göstererek) Erdoğan’ın yayımladığı yeni tasarruf genelgesi bu, yeni bir saray. Sizlere göstereyim. Ben hariç diyor. Sen örnek olacaksın. Sen örnek olmuyorsun. Lüks hayat var, şatafat, rüşvet var, lağım patlamış hâlâ israfa devam ediyor. İsraf haram ve günah ama ‘Ben işlemeye devam edeceğim’ diyor. Adam kendisine Yazlık Saray yapıyor millet açlıktan ölmüş umrunda bile değil.

Ben AK Partili kardeşlerime sesleniyorum. İsraf haramsa, günahsa ama hâlâ gidip oy veriyorsan sen de günah işliyorsun kardeşim.

Doğuştan işitme engelli çocuklarımız var 40 çocuk. 4 yaşına kadar bir implantın takılması lazım. 4 yaşına kadar takılırsa duyabilecekler. Bu 40 çocuğa devlette sahip çıkan kimse yok ya! Dünyanın harcamalarını yapıyorlar, yazlık, kışlık, uçan sarayları var. 40 çocuğu Türkiye Cumhuriyeti tedavi edemez mi ya? 5 çocuğu Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız tedavi edecek. Bunlar tedavi etmezse söz veriyorum 40 çocuğu biz tedavi ettireceğiz.

Sorduk 128 milyar doları ne yaptınız diye. Türkiye’de açlığı ve yoksulluğu tamamen bitirecek bir para. Ne oldu? Kime satıldığı belli değil. 15 Temmuz gazi ve şehitlerinin paralarına çöktüler. Bir de 15 Temmuz diye ortalıkta geziniyorlar.”

‘Cesaretin varsa senin istediğin televizyonda çıkalım, Tank Palet’i tartışalım’

Kılıçdaroğlu, toplantıda Tank Palet Fabrikası ile ilgili bir de video izlettirdi. Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“Ne demek Tank Palet Fabrikası? Türkiye’nin tank yapma kapasitesi var. 2007 yılında Türkiye tank yapmak için düğmeye basıyor ve ihaleye açıyor. 2007 yılında 495 milyon dolara bir firma tank yapmak için sözleşmeyi imzalıyor. 495 milyon doları tank üretirken program yapıyor. MKE’nin kapısını çalıyor, top yapabilir misin? İmzalar tamam. Zırh için Roketsan’a gidiyor, anlaşma tamam. Atış kontrol sistemleri için ASELSAN’a gidiyor.

Tankın palet ve askı donanımları var onu da Arifiye’deki tank palet fabrikasındaki yapacağız diyorlar. Tankın motorunun da anlaşması yapılıyor. 2007’de ilk ihale yapılıyor. 6,5 yıl sonra 5 tane altay tankı üretiliyor.

Şereflikoçhisar’da hedefler konuyor, tanklar hedefleri vuruyor, Türkiye artık tank seri üretimine başlayacak noktaya geliyor 2014 yılında. Ama Erdoğan tank üretilmesini istemiyor. Ne yapıyor, yeni ihale açıyor. BMC’ye vereceğim diyor. Ethem Sancak, ‘Benim tankla ne işim var, param yok, arsam yok, fabrikam yok’ diyor. Talip Öztürk’le ihaleyi alıyorlar. Para Katarlılarda var diyor. Katarlılar 5 kuruş bile para vermiyorlar. Sayın Bahçeli sen de dinle. 2018’de BMC’ye sen kazandın ihaleye diyorlar. Dönemin Milli Savunma Bakanı, ‘Tank seri üretimine 2019 sonu ya da 2020 yılı başında geçeceğiz’ diyor. Ortada tank yok. Bu temel bir milli güvenlik sorunudur. Türkiye Cumhuriyeti devletine tank yaptırmamak için yapılan girişimdir. Birinci aktörü Erdoğan, ikinci aktörü Devlet Bahçeli’dir.

Hayatımda Türkiye’ye zarar verecek bu kadar büyük bir olaya ilk kez tanık oluyorum, o nedenle tank üzerinde duruyoruz. Bir devletin tank üretmemesi için devleti yönetenlerin özel çaba harcaması ne demektir? Egemen güçler tarafından teslim alınması demektir. 

Şanlı ordumuza bu fabrikayı alacağız ve teslim edeceğiz. Erdoğan’a sesleniyorum. Senin istediğin televizyonda çıkalım, Tank Palet’i tartışalım. Cesaretin varsa, yüreğin varsa. Çıkabilir mi? Çıkamaz. İstiyorsan sana ihale dosyalarını da ben vereyim.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here