CHP lideri, yaptığı ziyaretlerle son dönemin en çok konuşulan siyasi figürü oldu. Kılıçdaroğlu’nun yeni bir muhalefet tarzı sergilediğine dikkat çeken siyasi gözlemciler, siyasi dengelerin değişebileceği görüşünde.

Bürokrasiye yasa dışı talimatlardan uzak durma, iktidara da erken seçim çağrısı yapan ana muhalefet partisi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, erken seçim söylemiyle miting serisini Mersin’den yeni bir muhalefet modeliyle başlatıyor. Kılıçdaroğlu’nun bu modelin işaretlerini Merkez Bankası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ziyaretleriyle verdiğini söyleyen siyasi gözlemcilere göre, beklentiler Kılıçdaroğlu’nun siyasetteki denklemi muhalefet lehine değiştereceği yönünde.

CHP’nin girişimlerini DW Türkçe’ye değerlendiren MAK Danışmanlık Şirketi sahibi ve kamuoyu araştırmacısı Mehmet Ali Kulat, muhalefetin erken seçim konusunda özel bir stratejisi olduğu görüşünde. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Denizli’de yaptığı mitingin büyük ilgi gördüğünü ve seçim beklentisini siyasetin gündemine oturttuğunu ifade eden Kulat, “Şimdi aynısını Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin mitingiyle yapacak. Ekonominin kötü gittiğini, devletin yönetilemediğini ve ülkenin erken seçime ihtiyacı olduğunu herkesin kafasına yerleştirecek” diyor.

Siyasal iletişim uzmanı İbrahim Uslu da Mersin mitingi öncesi Kılıçdaroğlu’nun yaptığı ziyaretlerle ortaya koymaya çalıştığı “yeni muhalefet modeli”ne işaret ediyor:

“Kılıçdaroğlu artık sadece kenarda durup,basın üzerinden iktidarı ve kurumları eleştiren siyaset takip etmenin ötesine geçti. Olayın parçası haline geliyor, müdahil oluyor. Kurumlarla, halkla diyalog kuruyor. Merkez Bankası’yla konuştu, TOBB’la konuştu ama TÜİK’le konuşması engellendi. Mersin mitingine eli çok güçlü çıkacak. Bugün bu ülkede iktidar bir ana muhalefet partisinin bir kuruma girişini engelliyorsa, halka ne yapmaz. Halk, iktidarın kendisine de kapıları kapatabileceğini açıkça gördü.”

Kılıçdaroğlu’nun özeleştiri yapıp topluma “Bizim de geçmişte hatalarımız oldu. Herkesle helalleşeceğiz” açıklamasının da bu modelin bir parçası olduğunu dile getiren Kulat, “helalleşme” söyleminin etkisini “Dini bir söylem olduğu söylendi, eleştiren oldu ama Kılıçdaroğlu’nun helalleşme çağrısı en azından kendisine muhalif olan kesimlerin nötr olmasını sağladı. Bugün toplum pozitif mesajlar istiyor. Sorunları çözmekten bahseden lider görmek istiyor. İşte Kılıçdaroğlu yeni muhalefet modelinde kendisi için böyle bir profil öngördü ve uyguluyor” şeklinde analiz ediyor.

“Devleti yönetmeye talip”

Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olması bekleniyor. Bu nedenle siyaset kulislerin en çok meşgul eden Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının kim olacağı. Üzerinde en çok durulan isim ise CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu.

Ankara siyasetini yakından izleyen deneyimli gazetecilerden İsmet Demirdöğen, Kılıçdaroğlu’nun devleti yönetmeye talip olduğunu son dönemde aslında açıkça ortaya koyduğunun gözlendiğini söylüyor. Demirdöğen, “Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası ve TOBB ziyaretleriyle devleti yönetmeye aday olduğunun çok ötesine geçti. Politik ve psikolojik üstünlüğü de ele geçirdi. İktidar cephesi de bunun farkına vardığı için Kılıçdaroğlu’nun TÜİK ziyaretine kapıları kapattı. İktidar, Kılıçdaroğlu’nu itibarsızlaştırma ve güçsüz gösterme çabasını ortaya koydu” değerlendirmesini yapıyor.

Ancak Demirdöğen, Kılıçdaroğlu’nun Mersin’le başlayacağı ve erken seçim çağrısını güçlendireceği miting serisiyle siyasette denklemi muhalefet lehine değiştireceğini tahmin ediyor. Demirdöğen, “Sadece TÜİK değil, tüm devlet kurumlarının durumunu seçim meydanlarına taşıyor Kılıçdaroğlu. Bunu Akşener de yapacak. Diğer muhalif liderler de yapacak. Mersin mitinginden sonra iktidar-muhalefet yarışının iyice kızıştığı günleri göreceğiz. İktidar bu süreci baskı ve yasaklarla götüreceğe benziyor ama bu yöntemin halkta olumlu bir karşılığı olmayacak” görüşünü dile getiriyor.

“AKP maddi ve psikolojik kayıpları artırıyor”

Peki Kılıçdaroğlu’nun toplumun sorunlarının içinde ve onları çözmeye dönük yeni muhalefet modeline karşın iktidar cephesi ne yapıyor?

Kamuyu araştırmacısı Mehmet Ali Kulat, “AKP yeni bir ekonomik modelden söz ediyor, ama popülist uygulamalar sergiliyor. Doktorlara, öğretmenlere güven veremiyor. Kesenin ağzını açıyor biraz zam veriyor. Ama bu zamların, bu popülist tavrın toplumdaki maddi ve psikolojik kayıpları gidermesi mümkün değil. Türkiye’nin en büyük sorunu belirsizlik ve hükümet bunu umursamıyor” görüşünü dile getiriyor.

PİAR Araştırma’nın sahibi ve kamuoyu araştırmacısı Kadir Atalay’a göre de AKP, muhalefet karşısında psikolojik üstünlüğü yeni ekonomik modelden söz ederek ele geçirmeye çalışsa da siyasette ve toplumda dikkatler muhalefete dönmüş durumda. Yıl sonu kamuoyu anketlerinin iktidar cephesini hüsrana uğratacağını öngören Atalay, “AKP siyaset üretemiyor. Geldiğimiz noktada Erdoğan’ın dengesini bozmuş, yeni muhalefet modeliyle kendinden daha çok söz ettiren bir CHP lideri var. CHP liderinin bu denli güçlü görünmesinde muhalefet cephesinin Erdoğan karşıtlığının da rolü var ama yine de Kılıçdaroğlu toplum nezdinde dikkatle izleniyor. Mitingler sonrası iktidar-muhalefet gerilimi büyüyecek” şeklinde konuşuyor.

MAK Danışmanlık’ın son seçim anketine göre CHP ve İYİ Parti’nin öncülüğünde hareket eden Millet İttifakı yüzde 48 oyla, AKP-MHP ortaklığından kurulu Cumhur İttifakı’nı geride bırakmış durumda. Ankette, Cumhur İttifakı’nın oyları yüzde 38 görünüyor. Ankette AKP’nin oyu yüzde 31,4 iken MHP’nin oyu yüzde 8’de kalıyor. CHP’nin oyunu yüzde 24.5 gösteren anket, İYİ Parti’nin oyunu yüzde 14.9 olarak gösteriyor.

Hilal Köylü / Ankara

© Deutsche Welle Türkçe

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here