Bursa’nın Yenişehir ilçesi Kirazlıyayla Köyü’nde 2019 Eylül ayından beri Meyra Madenciliğin yapmak istediği “Kurşun, Bakır, Çinko Flotasyon Tesisi ve Atık Barajı” projesine karşı yürütülen mücadele devam ediyor. Dünya Çevre Günü’nde Kirazlıyayla köylüleriyle buluşan; Yenişehir Çevre Platformu, Kirazlıyayla Derneği, Bursa Çevre Platformu, milletvekilleri, siyasi partiler, meslek odaları, sendikalar, akademik odalar, sivil toplum kurumları, çevre örgütleri ve yaşam savunucuları, yoğun katılımlı basın açıklaması yapıp, katılımcıların konuşmalarından sonra yapılmaya çalışan tesisi gördüler.

Kirazlıyayla’da geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan köylüler, köylerinde yapımı süren zenginleştirme tesisi ve atık barajına karşı 1 buçuk yıldır mücadele veriyor. Köyde çalışmaların başlamasıyla iş makinelerinin önüne geçen köylüler, gözaltına alındılar. Konuyu yargıya taşıdılar. Mahkeme, inceleme yapmak üzere atadığı bilirkişi heyeti, ‘deprem ve heyelan bölgesi, tesis kurulamaz’ yönünde rapor hazırladı. Bursa 1’inci Bölge İdare Mahkemesi, köylülerin yürütmeyi durdurma ve projenin iptali üzerine açtığı davayı reddetmesi üzerine konuyu Danıştay’a taşıdılar. Hukuk mücadeleleri devam ediyor. 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, CHP Bursa milletvekilleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Orhan Sarıbal, Erkan Aydın, CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca ve beraberindeki heyet, Yenişehir’e bağlı Kirazlıyayla köylülerini Dünya Çevre Günü’nde ziyaret ederek destek verdiler. 

Dünya Çevre Günü’nde ANKA Haber Ajansı’na konuşan köylüler, Kirazlıyayla’da son yapılan “yüksek gerilim hattı”nın köye zarar verdiğini, içme sularının kesildiğini belirttiler. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kirazlıyaylalılar’a selamlarını ileten Öztunç, “İki, üç gündür Trakya’daydım. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ. Bu deniz salyası diye bir şey çıktı yeni, takip ediyorsunuzdur. Onunla ilgili çalışma yapıyorduk” dedi. 

Öztunç, Marmara Denizi’nin deniz salyası ile kaplandığını belirterek, “Niye biliyor musunuz? İnsanoğlu doğa ile oynadığı, tabitatı bozduğu için. İnsaoğlunun başına bu işler geliyor. Tıpkı Giresun’da, İkizdere’de olduğu gibi. Dere yataklarını doldurdular, üzerine bir de ev yaptılar, bir yağmur oldu, sel oldu, sel suyu dere yatağını buldu, evleri aldı götürdü, insanlar rahmetli oldu. Burada da aynı şey var. Böylesine bir güzellik, doğa katledilir mi? Vicdan ya, vicdan” dedi. 

Kirazlıyaylalı bir kadının “Herkes bizi duydu, başbakan neden bizi duymadı” dediğini aktaran Öztunç, “Cumhurbaşkanı olarak söylemek istedi. Gözü var görmez, kulağı var duymaz, dili var lâl olmuş, söylemez. Kendi baba ocağı memleketi, Rize’nin İkizdere ilçesine neler yaptı, buraya neler yapar. Kirazlıyayla’dan Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde özellikle Kirazlıyayla’ya gelmek istedim. Çünkü burayı gündeme taşıyıp, Türkiye’nin gündemine getirmek bizim boynumuzun borcu” diye konuştu. 

Basın açıklamasında şunlar öne çıktı:

Kirazlıyayla’da Meyra Madenciliğin yapmak istediği ‘Kurşun, Bakır, Çinko flotasyon tesisi ve atık barajı’ projesine karşı 2019 Eylül ayından itibaren Yenişehir Çevre Platformu olarak Kirazlıyayla, Yenişehir halkı ve Kirazlıyayla Derneği ile beraber büyük bir mücadele yürütmekteyiz. Bu yolda yalnız değiliz. Öncelikle Bursa Milletvekillerimiz, siyasi partiler, meslek odaları, akademik odalar, sivil toplum kurumları, çevre örgütleri ve yaşam savunucuları bizimle birlikte. Türkiye’nin pek çok noktasında direnen yaşam savunucuları ile dayanışma köprülerimiz var.

Kirazlıyayla’da firma faaliyete başlamadan, daha inşaat aşamasında iken cehenneme dönen hayatların en yakın şahidi ve mağduruyuz. Tarım alanları, köyler, ormanlar, göletler, dereler, tepeler, hayvanlar, insanlar, anılar, çocuk kahkahaları, kuş cıvıltıları, ümitlerle dolu 345 hektar bu alan ihale ile bir firmaya satıldı.

Kirazlıyayla’yı hayatlarında görmemiş insanlar bu raporları yazabilir, bu imzaları atabilir, burada yaşayan bu insanlar da sadece birer rakam olarak görülebilir gözlerine. Köyün mezarlığı, tarımsal sulama amaçlı kullandıkları göletin yolu firmanın ÇED alanında kalabilir. İnşaat alanı biçerdöver geçen yolların üzerinde olduğu için ekinlerini dahi biçtiremeyebilirler. Tarımsal üretimin tam ortasında gölete giden yolları kapatılabilir, Ramazan’da evlerinin önündeki 4 metrelik yollar kazılabilir, susuz kalabilirler, evlerini su basabilir. Şirketin cebi para ile dolsun diye Kirazlıyayla bunları yaşayabilir.

Bu zulme karşı çıktıklarında ise gözaltına alındılar iftiralara zorbalıklara uğradılar. 60 70 yaşında ki bu kadınlar hayatlarında ilk kez hakim karşısına çıktılar. Savunmaları şuydu ; “ Köyümü korudum. Suç mu? ”

Bu konudaki talebimiz; Köyün tam ortasına kurulan ve Yenişehir ovasını tehdit eden bu projenin durdurulmasıdır. Talep ettikleri izinlerin, ruhsatların verilmemesidir. Yerleşim yerinin dibinde atık barajı olmaz. Çevre ve şehircilik bakanlığı başka projelerde yerleşim yerine 400 metre mesafede atık barajına izin vermezken Kirazlıyayla’da buna nasıl izin verdi?

Düz yolda toprak altından elektrik hattını taşıyamayan, inşaat alanını güvenlik altına alamayan, dere yataklarını betonla dolduran, çalışan işçilerin güvenliğini sağlayamayan, iş makinelerini emniyetli olarak kullanmaktan aciz firma heyelan bölgesinde Atık barajı yapıp tonlarca kimyasalı on yıllarca muhafaza edecekmiş öyle mi? Çok geç olmadan, felaket olmadan kamu görevlilerini göreve çağırıyoruz. Bunun vebalini ödeyemezsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here