Ekoloji Manşet Uncategorized

Marmara Yaşasın Kervanının son durağı bugün Adalar

TELGRAF- İklim Adaleti Koalisyonu tarafından başlatılan Marmara Yaşasın Kervanı 26.05.2022 Perşembe günü Ergene’den yola çıkmıştı. Kervan, Marmara Denizi’nin ölümüne yol açan kirlilik kaynaklarını yerinde incelemek, kayıt altına almak ve kirletici kaynaklara dikkatleri çekmeyi hedefledi.Kervan bugün Adalar’da yapacağı etkinlile eylemini şimdilik tamamlamış olacak.

Marmara Denizi’nde geçen sene ortaya çıktığından bu yana  gündemde olan müsilajın, onlarca yıldır arıtılmadan denize verilen evsel ve endüstriyel atıksuların yol açtığı deniz kirliliği ve ekosistemdeki yıkımların bir sonucu olduğunu biliniyor.Bölgedeki kirlilik kaynaklarının da müsilaja etkisi olduğunu daha önce açıklanmıştı.

Çanakkale’de altın madenciliği, termik santrallar ve çeşitli enerji projeleri, kimya organize sanayi gibi çeşitli projeler yüzünden ciddi anlamda tehdit altında.

Bölgede halen faaliyette olan 5 adet termik santral var. İkisi Çan’da, 3’ü de Biga-Karabiga’da yer alıyor. Çan 18 Mart Termik Santrali, Çan 2 Termik Santralı, İÇDAŞ Bekirli Termik Santralı, İçtaş Biga Değirmencik Termik Santralı, Cenal Termik Santralı. 5 santral dışında da ÇED Olumlu kararı alan ve ÇED süreci devam eden yaklaşık 10 proje daha var. 7 yıl önce ÇED Olumlu kararı verilen Kirazlıdere Termik Santralleri’nin 1.000’lik imar planları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanıp askıya çıkartıldı. Oysa projenin teknik detayları değiştirilip iki adet santral teke düşürülüp yeniden ÇED süreci başlatılmış ve projeye henüz ÇED Olumlu kararı verilmemişti.

Bölgede, özellikle Çan’da, termik santrallar yüzünden hava kirliliği limitlerin çok üzerinde seyretmektedir. Ancak yetkililerce hiçbir işlem yapılmamakta ve önlem alınmamaktadır. Tarım alanları ve ormanlık alanlar ve su kaynakları da bu kirlilikten nasibini almakta, kirlilik Marmara Denizi’ne ulaşmaktadır.

Termik Santrallar dışında İÇDAŞ ÇELİK ENERJİ TERSANE VE ULAŞIM SAN. A.Ş. tarafından işletilmekte olan çelik sanayii ve tersane de Marmara Denizi için ayrı bir kirlilik kaynağıdır. 

Bölgede Lapseki’de TÜMAD A.Ş. tarafından işletilen ve şimdilerde de sayıca da arttırılmak istenen altın madenciliğinin bölgedeki yeraltı ve yer üstü sular üzerinde ciddi etkilerinin olduğu bilinmektedir.  Daha sondaj aşamasında Şahinli Köyü suları zehir akmıştır. Madencilik nedeniyle kirletilen sular Marmara Denizi’ne ulaşmaktadır. Kazdağları ve yöresinin %79’u maden ruhsatları ile kaplıdır. Tüm bu projelerin faaliyete geçmesi bölgeyi cehenneme çevirecektir.

Tüm bu enerji ve maden projeleri yetmezmiş gibi tarım alanlarında planlanan organize sanayi bölgeleri de bölgemizde yeni kirlilik kaynakları oluşturacaktır. Marmara Denizi de bu kirlenmeden mutlaka etkilenecektir.

Bölgedeki çalıştırılmayan arıtma tesisleri de bir başka kirlilik kaynağıdır. Arıtma tesisleri için Marmara Denizi’ne veya derelere deşarj etmek yerine başka bilimsel çözümler bulunmalıdır.

Bölge Çanakkale ve ilçeleri tarım alanları ile, doğal güzellikleri ile ve antik ve tarihi değerleri ile tam bir tarım ve turizm bölgesidir. Bu bölgede kirli ve vahşi madencilik ve termik santrallar gibi enerji yatırımları bölgenin ve Marmara Denizi’nin ölüm fermanıdır.

Müsilajla mücadele kapsamında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda yapılan çalışmalarla 8 Haziran 2021’de 22 maddelik “Marmara Denizi Koruma Eylem Planı” açıklandı. Ardından “Bütünleşik Stratejik Eylem Planı” hazırlandı. Ancak hala ciddi bir çalışma yok ve kirlilik kaynakları hala devam ediyor.

Marmara Kervanı’nın da yaratacağı yeni dayanışma ve işbirliği ile güçlenerek büyüyecek olan Marmara Kervanı Biga’dan sonra Bandırma’ya, Bursa’ya, Karamürsel’e, Dilovası’dan bugün Adalar’a geçecek ve sonra İstanbul’a dönecektir.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir