AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı 2021 yılı Öğretmen Atama Töreni’nde yaptığı konuşmada yüz yüze eğitime de değinmişti. “Artık çocuklarımızı okullarından uzak bırakma lüksümüz de kalmadı” diyen Erdoğan, okulları açık tutmakta kararlı olduklarını ekledi.

Ancak Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda maske ve dezenfektan bulundurma ve PCR tesi uygulaması dışında bir önlemi de bulunmuyor. Maske ve dezenfektanın da yetersizliği bir önceki açılma döneminde gündem olmuştu. Sınıfların kalabalıklığına, aşılamanın yaygınlığına dair sorulan sorular cevapsız bırakılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yüz yüze eğitime dair hazırlıkları Meclis gündemine taşındı.

Sınıflar kalabalık, önlemler yetersiz

CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer ise yaptığı açıklamalarda kalabalık sınıflara değindi. Kalabalık sınıflardaki riske dair Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konuda adım atmadığını söyledi. Sümer’in ifadeleri şöyle:2021 – 2022 eğitim -öğretim dönemi yine Covid- 19 salgınının gölgesinde başlıyor. Ancak Bakanlığın aldığı tedbirler ailelere güven vermiyor. Geçen sene covid yüzünden çocuklarını okula göndermeyen aileler de eklenince sınıflarda yığılmalar meydana geliyor. Sınıflar 40’ar, 50’şer kişilik. Öğrencilerin sağlığı, çevresel faktörler, ailelerin durumu göz önüne alındığında bir sınıfta bu kadar fazla öğrenci olması adeta salgına davetiye çıkartmak anlamına gelir. Geçen sene EBA Sisteminin ne kadar başarısız olduğunu ve çocukların nasıl mağdur edildiğini görmüştük. Bakanlığın tüm bu olumsuzlukları giderecek adımlar atması gerekiyordu ancak yapılan bir şey yok. Bakanlığın bu kadar kalabalık sınıflarda yüz yüze eğitimin sağlık açısından sonuçlarını mutlaka hesaplaması gerekir.

Sümer, açıklamasının devamında okullarda maske ve dezenfektan sıkıntısının devam ettiğini şöyle ifade ediyor:Okullar açıldı ancak maske ve dezenfektan sıkıntısı devam ediyor. Okulların sayısına göre gönderilen maskeler aynı gün içerisinde tükeniyor. Dezenfektan malzemelerinin olmayışı riski arttırıyor.

Ekonomik destek verilmiyor

CHP Gaziantep Milletvekili İrfan Kaplan ise meselenin ekonomik yönünü gündeme getirdi. Kaplan, ailelerin yaşadıkları zorlukları, kırtasiye fiyatlarındaki oldukça büyük artış olmasını ve üniversiteye başlayacak öğrencilerin yurt ve burs sorunlarını TBMM gündemine taşıdı. Kaplan, devletin de ekonomik destek vermemesinin eğitime olumsuz etkilerini şöyle ifade ediyor:Zaten 2 senedir doğru düzgün eğitim alamayan, fırsat eşitsizliğinden eğitimleri aksayan öğrencilerimiz, pandemi nedeniyle oldukça zor ve sıkıntılı günlerden geçti. Şimdi okulların açılmasıyla birlikte ailelerin sırtına yük, öğrencilere de daha okula başlamadan kaygı belirdi. Asgari ücretli bir ailenin faturasına dahi para yetiştiremediğini düşünürsek; kırtasiye masraflarını, okul kıyafeti masraflarını, okullara kayıt paralarını nasıl karşılayacağını bekleyebiliriz?

Öğrenciler 2 yıldır bir belirsizliğin içinde, uzaktan eğitimle okullarına devam etti. Bu belirsizlik ailesinden ayrı şehirlerde okuyan birçok öğrencinin yurtlardan ayrılmasına, evleri kapatmasına sebebiyet verdi. Hal böyleyken şimdi hem yeni başlayacak hem eğitimlerine devam eden öğrencilerin çok ciddi yurt ve ev bulma sıkıntısı olacak.

Vaka artışının yüksek olduğu Van’da fazladan tedbir alınıyor mu?

HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan Işık, Van ilindeki yüksek vaka oranlarına dikkat çekerek Van’daki risklere şu ifadelerle değindi:Van, Sağlık Bakanlığı verilerine göre vaka artışının yüksek, aşılama oranının en düşük olduğu iller arasındadır. Eylül ayı başında salgın verilerinde yeniden yükseliş yaşandığı ve yoğun bakım ünitelerinde yer sorunu yaşandığı kamuoyunun bilgisine yansımıştır. Üniversite birimleri dahil Van’da yaklaşık 1500 okul bulunmaktadır. 25 bine yakın yüksek öğrenim öğrencisi dışında ilk ve orta öğretimde yaklaşık 300 bin öğrencinin, tedbir alınmadan ve yeterince aşılama yapılmadan yüzyüze eğitime başlaması; öğrencilerin, eğitim emekçilerinin ve ailelerin yaşam hakkını riske atacaktır. Yüz yüze eğitime geçmeden önce de alınması zorunlu olan tedbirler bulunmaktadır. Öğrenci, öğretmen ve velilerin gittikçe daha çok zorlandığı ve kalıcı olumsuz sosyal sonuçlara yol açacak bu sürecin titizlikle planlanması gerekmektedir.

Orhan sonrasında Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in yanıtlaması istemiyle Van’daki eğitim kurumlarının durumları, aşılanma oranları eğitim emekçilerinin saysının yeterliliği, Van özelinde alınan tedbirlere dair sorularını iletti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here