Haberler

Milli Eğitim Bakanlığı 2020 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu’na göre Bakanlık birçok alanda usulsüzlük ve zarara neden olmuş

Sayıştay’ın Milli Eğitim Bakanlığı 2020 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu yayımlandı. Raporun bulgular kısmında yer alan tespitlere göre Bakanlığın birçok alanda usulsüzlük ve zarara uğratmaya neden olduğu ortaya çıktı.

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Kadrolarına şartları sağlamayan kişiler atandı

Denetim raporuna göre ilçe milli eğitim müdürlüğü kadrolarına mevzuatta öngörülen atanma şartlarını taşımayan kişilerin asaleten atandığı görüldü. “İlçe milli eğitim müdürlüğü kadrosuna atama” yönetmeliğine göre, atamalar öğretmenlikte adaylığı kaldırılmış olmak kaydıyla, yazılı veya yazılı ve sözlü sınavını kazanarak şube müdürü kadrolarına atananlardan en az iki yıl şube müdürü olarak görev yapmış olanlar arasından yapılıyor. Aynı yönetmeliğin “Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak şartlar” bölümüne göre görevde yükselme atamalarında belirtilen hizmet süresi ve eğitime ilişkin şartları taşımak ve görevde yükselme sınavında başarılı olmak gerekiyor.

Yönetmelikte yapılan değişiklikle ilçe milli eğitim müdürü kadrolarına atanmak için aranan mevcut şartlar genişletilerek, eğitim kurumu müdürlüğü görevinde en az dört yıl ya da eğitim kurumu müdürü ve şube müdürü kadrolarında toplam dört yıldan az olmamak üzere asaleten görev yapmış olanların da ilçe milli eğitim müdürü kadrolarına atanabilmelerine imkân tanındı.

Yapılan incelemelerde, yönetmelik değişikliği yürürlüğe girmeden önce 2020 yılı içerisinde 49 personelin asaleten atanabilme için en az iki yıl şube müdürü olarak görev yapmış olma şartını taşımadıkları hâlde ilçe milli eğitim müdürlüğü kadrolarına atandıkları tespit edildi.

Bakanlıktan savunma: Zorunluluktan yaptık!

Bakanlık bu atamaların zorunluluktan yapıldığını söyleyerek savunma yaptı. Ancak yönetmelikte bu gibi durumlarda geçici görevlendirme veya vekaleten görevlendirme yapılması gerektiği yer alıyor.

Atanan 49 ilçe milli eğitim müdüründen 2’sinin çeşitli nedenlerle görevlerinden ayrıldığı; 11’inin 18 mevzuat değişikliğinden sonra, yazılı veya yazılı ve sözlü sınavı kazanarak eğitim kurumu müdürlüğüne atandığı ve bu görevde en az dört yıl bulunanlar arasından atandıkları için görevde bulunmalarının mevzuata uygun hale getirildiği görüldü.

17 müdürün sınav belgesi yok!

Raporda yer alan bilgiye göre 17 ilçe milli eğitim müdürü hakkında yazılı veya yazılı ve sözlü sınavı kazanarak eğitim kurumu müdürlüğüne atandığına dair bilgi ve belgelerin Valiliklerden temin edilemediği bildirildi.

Fatih Projesi revize protokolünde maliyet oyunu

Daha önce kaynakların boşa harcanması tartışmalarıyla bilinen ve sonradan MEB tarafından revize edilen Fatih Projesi’nin protokolünde önceden tarife ücretleri içerisinde yer alan bazı hizmetlerin yeniden ücretlendirilmesi sonucu bütçeye ilave maliyet getirildiği tespit edildi.

MEB ile Türk Telekom arasında Eğitimde Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi kapsamında okulların ihtiyaç duyduğu geniş bant internet erişiminin sağlanması amacıyla 26.01.2015 tarihinde iş birliği protokolü imzalanmıştı. Protokole göre tüm altyapı Türk Telekom tarafından karşılanacak, oluşturulacak yapı MEB tarafından yönetilecekti.

Protokolde yer alan maddeye göre Türk Telekom’un erişim hizmeti konusunda bağlantıyı sağlamakla yükümlü olduğu ifade ediliyor ancak bu yükümlülük için bir bedel öngörülmüyor. Uygulanabilecek ek protokollerde de yeni yükümlülükler tarif edilmeyeceği belirtiliyor.

Denetim raporu bulgularına göre revize protokolde altyapı sağlanacak okul tanımı değiştirildiği, okul bant genişlikleri ve hızlara ilişkin değişiklikler yapıldığı, fiyat artış mekanizmasının yeniden düzenlendiği, ödemelere ilişkin yeni hükümler getirildiği ve protokolün bazı maddeleri ve ekleri iptal edilirken protokole yeni eklerin maddi yükümlülükler getirdiği tespit edildi.

Ayrıca raporda “Daha önce okul ağ altyapı işi ile erişim altyapı işi tek bir iş iken, yeni durumda altyapı işi ile eş zamanlı yürütülen erişim işi birbirinden koparılarak zaman ve kaynak israfına yol açılma riski doğmuştur.” ifadelerine yer verildi.

Okullara hangi altyapı hizmetlerinin uygulandığı bilinmiyor

Sayıştay raporuna göre okulların hangi yöntemle internete erişim sağladığına ve okullarda bulunan altyapıya ilişkin bir veri tabanı bulunmamasının ihale ve işlerin yapım süreçlerini olumsuz etkilediği görüldü.

Fatih projesi kapsamında Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) tarafından ihaleye çıkılıyor ve protokoller imzalanıyor. YEĞİTEK tarafından altyapı sağlanmayan okullar servis sağlayıcılarından kendileri bağlantı hizmeti alıyor. Sayıştay’a göre kendi bağlantısını sağlayan bu okullara ilişkin bilgilere ait bir veri tabanı tutulmadı. Bu durumda illerden istenen verilerin de eksik ya da yanıltıcı olduğu ileri sürüldü.

İhale bedeli ödenen 94 okul iş kapsamı dışında kaldı

Denetim raporuna göre illerden gelen listeler baz alınarak ihale yapıldı ancak ihale kesinleştikten sonra firmaların keşif çalışmaları sırasında 94 okulun fiber, dsl veya vimax kapsamında hizmet aldığı görüldü ve bu okullar iş kapsamı dışında bırakıldı. Ayrıca uydu üzerinden internet talep eden bazı okulların farklı internet hizmetleri kullandığı tespit edildi ve bu okullara uydu internet altyapısının kurulumunun gerçekleşmediğine dair tutanaklar tespit edildi.

Usulsüz ihaleler

Sayıştay raporunda bazı yapım işlerinin ihalesinin gerekli şartlar oluşmadığı hâlde pazarlık usulüne göre yapıldığı, bu ihalelerde rekabetin yeterince sağlanamaması sebebiyle ihale/sözleşme bedelinin işlerin yaklaşık maliyetine çok yakın gerçekleştiği ve gerekçeleri açıklanamayan bazı uygulamaların yapıldığı görüldü.

Raporda yapılacak ihalelerde açık ihale usulünün ve belli istekliler arasında ihale usulünün temel usuller olduğu, diğer ihale usullerinin Kanunda belirtilen özel hâllerde kullanılabileceği ifade ediliyor. Pazarlık usulü ihale ise ancak idare tarafından önceden öngörülemeyen doğal afet, salgın hastalıklar can ve mal kaybına neden olabilecek tehlikeli durumlar gibi olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda yapılabiliyor.

Raporda Bakanlığın Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından pazarlık usulüne göre yapılan;

Hızlandırılmış Eğitim Programı Kırtasiye Setleri Alımı (ihale tarihi 18.03.2020)

Halk Eğitim Merkezleri Temizlik Malzemesi Alımı (ihale tarihi 23.07.2020)

Hızlandırılmış Eğitim Programı Kırtasiye Setleri Alımı (ihale tarihi 28.07.2020)

ihalelerinde; ilgili usulün uygulanmasında herhangi bir hukuki gerekçelendirmenin yer almadığı, Müdürlüğün pazarlık usulüne getirilen kolaylıklardan yararlanarak ihale yapma yolunu tercih ettiği görüldü.

Kuruluşundan bir ay sonra ihale alan ilgisiz firmalar

Temizlik ve kırtasiye malzemeleri üreten ve pazarlayan firmalar yerine, yolcu taşımacılığı, filo kiralama, ilaç ve tıbbi cihaz, bilişim ve yazılım gibi ilgisiz alanlarında faaliyet gösteren firmalardan, hem yaklaşık maliyetin hesaplanmasına esas piyasa araştırması yapıldığı hem de ihaleye davet edilerek alımlar yapıldığı tespit edildi.

İhalelere teklif vermeye davet edilen veya alımın yapıldığı bazı firmaların ihale tarihinden yaklaşık bir ay önce kurulduğu tespit edildi. Raporda bu durumla ilgili “Bu firmaların hangi özelliklerinden dolayı ihaleye davet edildiği konusunda herhangi bir gerekçe ileri sürülememiştir” denildi. Ayrıca temizlik malzemesi alım ihalesinde ihaleye teklif veren 3 firmadan 2’sinin adreslerinin aynı olduğu belirtildi.

Ürün birim ve miktarları olmayan tutanaklar

Satın alınan ürünlerin birim ve miktarı belirli olmayan tutanakların muayene kabul komisyonlarınca teslim alınmayıp yükleniciye iade edileceği hüküm altına alındığı halde, “teslim tesellüm tutanaklarında” teslim edilen ürün birim ve miktarlarının yer almadığı, temizlik ve kırtasiye malzemeleri alımlarının yaklaşık maliyet ve ihale fiyatlarının gerçek piyasa fiyatlarını yansıtmadığı ortaya çıktı. Raporda, Bakanlığın bu yolla ne kadar zarara uğratıldığına ilişkin bir veri bulunmuyor.

Bakanlık ürünleri 3-4 kat pahalıya almış

Sayıştay raporunda yüksek fiyattan ürünler alındığının tespit edilmesiyle ilgili şu ifadelere yer verildi: “Ankara Ticaret Odasından resmi yazı ile rayiç fiyat tespiti istenilmiş; gelen cevapta alımların ihale tarihindeki fiyatları (sözleşme fiyatları) toplamı ile Ankara Ticaret Odası rayiç tespit fiyatları toplamı arasında büyük farklar olduğu tespit edilmiştir. Bu fark temizlik malzemesi alım ihalesinde 3,25 kat olup alımların belirlenen Halk Eğitim Merkezlerine nakliye dahil teslim fiyatı olması da arada bu derece yüksek fiyat farkı olmasını gerektirmemektedir.

Raporda ayrıca kırtasiye setleri alım ihalelerinde de fiyat farkının 3-4 kat fazla olduğu, verilen fiyatların ürünlerin gerçek fiyatını yansıtmadığı belirtildi. Bu ihalelerde ihale/sözleşme bedelinin yaklaşık maliyete oranının ortalamasının yüzde 97 olduğu ve ihalelerde rekabetin yeterince sağlanmadığı ifade edildi.

Rapora göre Bakanlık Sayıştay’a verdiği yanıtta durumun inceleme ve soruşturma kapsamına alınarak inceleme sonucuna göre gerekli işlemlerin yapılacağını bildirdi.

Dönemin Milli Eğitim Bakanı “affını istemişti”

Sayıştay’ın denetim raporunun ele aldığı dönemde Milli Eğitim Bakanlığı yapan Ziya Selçuk, ağustos ayında “görevden affını istemiş” ve “Millî Eğitim Bakanlığı görevim bugün itibarıyla nihayetlenmiştir. Bana ülkemin çocukları için çalışma imkânı sağlayan Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum. Milletimize, eğitim ailemize, birlikte görev yaptığım Bakan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” demişti.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir