Ana Sayfa Eğitim Öğrenme Yoksulluğu PİSA’da Görünür Oldu- *Alaaddin Dinçer

Öğrenme Yoksulluğu PİSA’da Görünür Oldu- *Alaaddin Dinçer

0
Öğrenme Yoksulluğu PİSA’da Görünür Oldu- *Alaaddin Dinçer

2022 PİSA Raporu iki kategoride ülke sıralamaları yapılarak yayımlandı.Birinci kategoride OECD üyesi olmayan 81 ülke yer alırken ikinci kategoride OECD üyesi  37 ülke yer aldı.Raporun en ilginç yanı, orijinal metinde 491 olan sayfa sayısnın çeviri metninde MEB taraffından 191 sayfaya düşürülerek ve de PİSA Direktörünün değerlendirmelerinin sansürlenerek kamuoyuna sunulmuş olmasıdır.Özellikle Direkterün açıklamaları arasında yer alan Miili Eğitim Bakanının açıklamalarını çürüten saptamaları  öne çıkmış durumda.Bakanın, Covid 19 Pandemisini gerekçe yaparak “pandemi olmasaydı başarı daha yüksek olurdu” açıklamasını Direktörün “pandeminin sonuçlara etkisinin o kadar yüksek olmadığını” saptayan açıklaması ile çelişiyordu. Ayrıca Direktörün “çocukların hafta bir gün okula aç gelme kategorisinde Türkiye’nin %19 oranı ile ilk sıralarda yer aldığı” yönündeki açıklamasının MEB çeviri metninde sansürlenmiş olması üzerinde durulması gereken esas noktadır.%19 oldukça yüksek bir orandır.Aslında biz bu oranın daha yüksek olduğunu okullarda görev yapan öğretmen arkadaşlardan aldığımız bilglerden bilmekteyiz.Eğer bu oran sınava alınan 15 yaş grubunda 7 bin 250 öğrenciye sorulan sorulardan alınan yanıt ise rakamsal karşılığı bin 330’dur.Bu oranı 15 yaş geneline  orantılandığında karşımıza çıkacak olan rakam yüzbinlere ulaşmakta, bütün eğitim düzeylerinde okuyan çocuklara orantılandığında ise milyonlarca çocuk demektir.Bu yazıda esas olarak Türkiye’nin de kurucusu olduğu OECD ülkerının sonuçları üzerinden ülkemiz çocuklarının sınav sonuçları ve değerlendirmeler ele alınmaktadır.

Bu bağlamda, bulgulardan alıntıladığımız bazı başlıklara bakıldığında,

-2018 Yılına göre Türkiye’nin sıralama da her üç alanda birkaç sıra yükselme göstermekle birlikte OECD ortalamasının altında kaldğı görülmekte. Raporu hazırlayanlar ve Bakan tarafından sıralamada bir iki sıra üste çıkılması başarı olarak değerlendirilmekte.

-Fen,sosyal bilimler ve Anadolu liselerinden sınava katılan öğrencilerin ortalamaları OECD ortalamasının üzerinde.

-Avantajlı ve dezavantajlı çocuklar  arasındaki puan farkı makası (82  puan) açılmakta.

-Türkiye’nin eğitim harcamaları OECD ortalamasının altında kalmakta.

-Ebeveynlerin eğitim harcamalarının diğer OECD ülkelerinden daha yüksek olduğu ortaya çıkmakta.

-Sınava tabi tutulan lisleler arasında Fen,Sosyal Bilimler ve Anadolu Lisesi öğrenci sayısı 2018’e göre artış göstermekte.

-Okuma ve anlama becerileri bakımından OECD ortalamasının çok gersinde kaldık.

-Ebeveynleri ile öğlen ve akşam yemeklerinde her gün ya da hemen hemen her gün bir arada olmayan çocukların oranı %37’dir.

-İki öğrenciden biri her gün ya da hemen hemen her gün ebeveynlerinin kendileri ile zaman geçrirdiğini ve okulda ne yaptığını sormakta.10  öğrenciden bir veya ikisi bu deneyimleri ebeveynleri ile hemen hemen hiç yaşamadığını söylemekte.Bu paylaşımları ebeveynleri ile yaşayan öğrenciler diğerlerine göre 7 ile 39 puan daha fazla aldığı anlaşılmakta.

-Kadın öğrenciler erkek öğrencilere,avantajlı okullardaki öğrenciler dezavantajlı okullardaki öğrencilere,avantajlı öğrenciler ise dezavantajlı öğrencilere kıyasla ebeveynlerinden destek gördüğünü belirtmekte.Sonuç olarak,ülkelerde ortaya çıkan bu olumsuz sonuçlardan uyarıları dikkate almayan politika yapıcılarını sorumlu tutan PİSA Direktörü, aslında bizlerin yıllardır söyleye söyleye dilimizde tuy bitmesine neden olan eleştiri ve önerilerimizi doğrulayan bir tesbiti yeniden günteme taşımakta.PİSA her ne kadar eğitimde yarışmacılığı ve  rekabetçiliği teşvik eden bir sınav türü olsa da, yıllardır  uygulanan yanlış politikaların açığa çıkması bakımından önemli bir işlev görmekte.Anadolu,Fen ve sosyal bilimler lselerinden sınava katılan öğrenci sayısının artmış,imam hatip ve meslek lisesi öğrenci sayısının azalmış olmasına rağmen ortada olan başarısızlığı başarı gibi göstermek doğru bir yaklaşım olarak gösterilemez. Üstelik bunca anlamsız,gereksiz, yanlış yol yöntem ve taktikler uygulanmasına rağmen ortada bir başarısızlığın olduğu görülerek,dönüp nerede yanlış ve yanlışlar yapıldığına,sistemin arıza veren yanlarının neler olduğuna bakmak gerekmekte. Bize göre asıl sorun,eğitim sistemini bilimden, eleştirel düşünmekten,sorgulamaktan,yarataıcılıktan ve iş birliğine dayalı problem çözmeye odaklamaktan uzaklaştırıp, daha çok bilimle çatışan ve çelişen düşüncenin biat ve itaat öğretisine odaklamaya çalışmakta yatmakta.Yıllardır ve günümüzde ısrarla sürdürülen bu ideolojik indirgemeci  ve gelenekçi politik eylemden vaz geçilmeli,aklın,bilimin yol göstericiliğine ve rehberliğine  yeniden dönülmelidir.

Alaaddin Dinçer
Alaaddin Dinçer Eğitimci -yazar-Eğitim Sen Eski genel başkanı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here