Yeni bir rapor, Coca-Cola gibi içecek şirketlerinin ‘plastiklerinin tedarik zinciri üzerindeki etkilerinden sorumlu tutulması’ gerektiğini söylüyor.

1973 yılında Nathaniel Wyeth adlı bir DuPont mühendisi, cama yenilikçi ve dayanıklı bir alternatif olan PET plastik şişenin patentini aldı. O zamandan bu yana üretim hızla artarak, Coca-ColaPepsiCo ve Nestlé gibi içecek şirketlerinin desteğiyle yılda yarım trilyon şişenin üzerine çıktı.

Adını yapıldıkları polietilen tereftalat plastikten alan bu PET şişelerin çoğunun hiçbir zaman geri dönüştürülmediği bir sır değil. Birçoğu plajlarda veya su yollarında son buluyor ve burada deniz yaşamını tehdit eden çirkin plastik parçalara ve parçalara dönüşüyorlar. Ancak harap olmuş plajlar buzdağının yalnızca görünen kısmı. Kâr amacı gütmeyen Defend Our Health ve Bloomberg Philanthropies‘in “Beyond Petrochemicals” kampanyası tarafından ortak yayımlanan yeni bir rapora göre, PET plastik şişeler yaşam döngülerinin her aşamasında tehlikeli kimyasal kirliliğe neden oluyor.

Defend Our Health’in icra direktörü Mike Belliveau, “Plastikler halk üzerinde korkunç bir sağlık yükü oluşturuyor” dedi. Çevre Koruma Ajansı‘nı (EPA) zehirli kimyasalların kullanımına daha sıkı sınırlamalar getirmeye çağıran direktör, Break Free From Plastic koalisyonu tarafından beş yıldır üst üste bir numaralı plastik kirleticisi seçilen Coca-Cola gibi içecek şirketlerine de 2030 yılına kadar plastik şişelerinin en az yarısını yeniden kullanılabilir ve yeniden doldurulabilir kap sistemleriyle değiştirmeleri çağrısında bulundu: “İçecek endüstrisinin,  plastiklerinin tedarik zinciri üzerindeki etkilerinden sorumlu olması ve hesap verebilir kılınması gerekiyor.” 

Rapor, kansere neden olan kirleticileri ve ağır metalleri çevreye salan çöpe atılmış PET plastik şişelerle birlikte plastiğin yaşam döngüsünün sonunda başlıyor. Endüstri ticaret grupları PET’i “yüzde 100 geri dönüştürülebilir” olarak tanıtmayı sevse de gerçek şu ki şişelerin yüzde 70’i hiçbir zaman geri dönüşüm için toplanmıyor. Bunun yerine atılıyor, çöp alanlarına gönderiliyor veya yakılıyorlar, bu da düşük gelirli toplulukları ve farklı etnik kökenden gelen toplulukları orantısız bir şekilde etkileyen hava kirliliğine neden oluyor. Defend Our Health, geri kalan yüzde 30’un yalnızca üçte birinin yeni şişelere dönüştürüldüğünü tahmin ediyor; geri kalanı ya geri dönüşüm sürecinde israf ediliyor ya da halı gibi daha düşük kaliteli plastik ürünlere dönüştürülüyor.

Geri dönüşüm mümkün değil

Küresel plastik atık üretiminin 2060 yılına kadar üç katına çıkması beklenirken uzmanlar, geri dönüşüm altyapısının buna ayak uyduramayacağını söylüyor. Son araştırmalar ayrıca geri dönüşüm sürecinin, geri dönüştürülmüş oyuncaklara, mutfak eşyalarına ve diğer ürünlere toksik kimyasallar katabileceğini ve potansiyel olarak tüketicileri riske atabileceğini gösteriyor.

PET şişe tedarik zincirinin üst kısımlarında, şişeler rafta beklerken kimyasal salımlar da meydana geliyor. Bağımsız testler, neredeyse tüm plastik şişelerin, içerdikleri içeceklere kimyasal madde sızdırdığını gösteriyor. Bu kimyasallar, PET plastik üretimini hızlandırmak için kullanılan, kansere neden olan bir katalizör olan antimon trioksitten elde edilen antimonu içeriyor. Defend Our Health’in 2022 tarihli bir analizi, Diet CokeHonest TeaDasani ve diğer Coca-Cola ürünlerinde Kaliforniya‘nın güvenli içme suyu standardının üzerinde konsantrasyonlarda antimon buldu.

Grist‘in yorum talebine yanıt olarak Coca-Cola, tüm ürünlerinin güvenli olduğunu ve faaliyet gösterdiği her yerdeki düzenleyiciler tarafından onaylandığını söyledi. Bir sözcü, “Tüketiciler ürünlerimizin güvenli ve yüksek kalitede olduğundan emin olabilirler” dedi.

Kirliliğin en büyük yükü yoksullar ve beyaz olmayanların üzerinde

Raporun geri kalanı PET’in kimyasal yapı taşları olan hammaddelere odaklanıyor. Örneğin, PET’in ana bileşenlerinden biri olan monoetilen glikol üretimi, yılda yaklaşık 31ooo kilogram kanserojen etilen oksitin havaya salınmasına neden oluyor ve bu, ülkede olası bir kanserojen olan 1,4-dioksandan kaynaklanan kirliliğin başlıca kaynağı. Diğer plastik hammaddeleri (etilen ve paraksilen gibi kimyasallar) yapmak için petrol ve gazın işlenmesi ve rafine edilmesi partikül madde, duman üreten uçucu organik bileşikler ve aromatik hidrokarbonlar yayabilir. Bu petrol ve gazın çıkarılması, bazıları sağlık üzerinde henüz bilinmeyen etkileri olabilecek 1.000’den fazla kimyasalın salınmasına neden oluyor. 

Point Comfort, Teksas’ta bir Formosa Plastik fabrikası. Fotoğraf: Mark Felix

Defend Our Health’in araştırma direktörü ve raporun yazarlarından biri olan Roopa Krithivasan, “Bu kimyasalların çoğunun insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlamadan hızla ilerliyoruz” diyor. Kimyasal kirliliğin yükünün en ağır şekilde, fosil yakıt çıkarma sahalarının, PET veya kimyasal bileşenlerini üreten tesislerin ve atık yakma tesislerinin yakınında yaşayan yoksul ve beyaz olmayanlar da dahil olmak üzere dışlanmış topluluklara düştüğünü anlatıyor. Defend Our Health’e göre, bir petrokimya tesisinden kaynaklanan etilen oksit emisyonlarının 10 kilometre yakınında yaşamaktan dolayı ciddi kanser riskiyle karşı karşıya kalanların neredeyse üçte ikisi beyaz değil.

Houston merkezli çevre adaleti örgütü Fenceline Watch‘un İcra Direktörü Yvette Arellano, rapor için düzenlenen basın toplantısında gazetecilere “Geleceğimiz hedef tahtasında” dedi: “Petrol şirketleri tarafından ele geçirilen aşırı sağcı Güney eyaletlerinde yaşayan beyaz olmayan bir kadın olarak, haklarımızdan mahrum bırakıldık ve orantısız bir şekilde etkilendik. Ben dahil pek çok kişiye kısırlık teşhisi konuyor, bebekler daha ilk nefeslerini almadan anne karnında etkileniyor ve sonrasında bile potansiyel olarak gelişimsel sorunlar, nörolojik sorunlar, bağışıklık sorunları teşhis edilebiliyor.”

Belliveau, EPA’nın bu eşitsizlikleri tespit ederek iyi bir iş çıkardığını, ancak bunları düzeltme konusunda “korkunç” bir iş çıkardığını, genel olarak kurumun plastikle ilgili kimyasalları düzenlemek için daha fazlasını yapması gerektiğini söyledi: Örneğin içme suyunda 1,4-dioksan için federal bir limit belirlemek, etilen oksit kirliliği için daha katı standartlar getirmek ve diğer plastikler için katı kirlilik standartları belirlemek gibi. 

EPA, Grist’in yorum talebine yayınlanma zamanında yanıt vermedi.

Ancak daha genel anlamda Belliveau, ilk etapta daha az plastik şişenin üretildiğini görmek istiyor. Kaliforniya gibi eyaletler, bazı tek kullanımlık plastiklerin ortadan kaldırılmasını ve soda çeşmeleri ve şişe dolum istasyonları gibi yeniden kullanılabilir sistemlerle değiştirilmesini zorunlu tutarak şirketleri bu yöne itmeye başlıyor, ancak yeşil gruplar özel sektörün de adım atması gerektiğini söylüyor. Defend Our Health, Coca-Cola gibi asitli içecek üreticilerinin 2030 yılına kadar içeceklerinin en az yarısını yeniden kullanılabilir veya yeniden doldurulabilir ambalajlarda satmasını istiyor; bu, Coca-Cola’nın mevcut hedefinin iki katı kadar iddialı bir hedef.

Aslına bakılırsa Cola, yeniden kullanım taahhüdünde geri adım atıyor gibi görünüyor: Şirket, en son sürdürülebilirlik raporunda, yeniden doldurulabilir ambalajların 2022’de sattığı ürünlerin yalnızca yüzde 14’ünü oluşturduğunu söyledi; bu oran bir önceki yılki yüzde 16’ya göre daha düşük. Kar amacı gütmeyen kuruluş Oceana, Coca-Cola’nın rapor edilen satış hacmine dayanarak, bu düşüşün şirketin son iki yılda yeniden kullanılabilir ambalaj yerine 5,8 milyar ilave tek kullanımlık şişe ürettiği anlamına geldiğini tahmin ediyor.

Oceana’nın stratejik girişimlerden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Matt LittlejohnGrist‘e Coca-Cola’nın “sözlerini yerine getirmeme geçmişine sahip” olduğunu, Defend Our Health raporunun, Coca-Cola’nın mevcut hedeflerini gerçekleştirmesinin ve aşmasının ne kadar önemli olduğunu vurguladığını anlattı: “Sadece okyanusun sağlığı için değil, aynı zamanda tüm sağlığımız için.”

Coca-Cola, Grist’in yeniden kullanım hedefleri hakkındaki yorum talebine yanıt vermedi.

*Düzeltme: Bu makale, raporun Defend Our Health (Sağlığımızı Koruyun) ve Beyond Petrochemicals (Petrokimyasalların Ötesinde) kampanyası tarafından ortak yayınlandığını açıklığa kavuşturmak için güncellendi.

Yazan: Joseph Winters

Yeşil Gazete için çeviren: Hanife Aliefendioğlu

Makelenin İngilizce orijinali

Bir Cevap Yazın