Haberler

Seslerini mektupla duyurdular: Hasta tutuklular her an ölebilir!

 Edirne F Tipi Cezaevi’nden mektup gönderen tutuklular, hasta tutukluların tedavi edilmediğini ve her an ölebilecekleri uyarısında bulundu. Iğdır’da husumetli aileleri barıştıran Ferzende Erbi (72), Abdullah Ateş (70), Ehettin Kaynar (72) ve Kerim Boran’a (81) “Adalet Komisyonu” içerisinde yer aldıkları gerekçesiyle “örgüt üyeliği” ve “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” iddiasıyla müebbet hapis cezası verilerek, Nisan 2018’den beri tutuklu bulunuyor. Iğdır Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar, itiraz üzerine götürüldüğü İstinaf Mahkemesi’nde bekletilirken, yaşları 70’in üzerinde olan 4 tutuklunun tedavi hakları engelleniyor.  Edirne F Tipi Cezaevi’nde bulunan tutuklular Gabar Denli, Yılmaz Bulut, Mazlum Akdağ, Hüseyin Aydın ve Fuat Taş, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’ne gönderdikleri mektupla, 5 hasta tutuklunun durumuna dikkati çekti. 20 Ocak’ta gönderdikleri mektupla ihlallerin son bulmasını ve hasta tutukluların tedavi edilmesini isteyen tutuklular, duyarlılık çağrısında bulundu. 

 TOPLU CİNAYET YAŞANABİLİR 

Tutukluların tedavi edilmediği ve sağlık durumlarının giderek ağırlaştığı aktarılan mektupta, daha önce tedavi edilmediği için yaşamını yitiren tutuklular İbrahim Akbaba ve Hadi Yalçın’ı hatırlattı. Durumun vahim olduğunu söyleyen tutuklular, toplu bir cinayet halinin yaşanabileceğini uyarısında bulundu.

  HASTALIK İLERLEDİĞİNDE 

Cezaevi idaresinin hastalanan tutukluların durumunun ağırlaşana kadar hastaneye sevk etmediğini söyleyen tutuklular, tutukluların götürüldükleri hastanede de tetkiklerinin yapılmadığını belirtti. Ayrıca yeterli düzeyde muayene edilmediklerini kaydeden tutuklular, “Ciddi bir tanı girişimi olmadan revirde yazılan ilaçlarla aylarca, bazen yıllarca oyalanıyor, hastalık ilerledikten ve tedavi edilemez duruma geldikten sonra hastane, tedavi süreci başlatılıyor. Hastane sevkleri çok geciktiriliyor, bazen hiç yapılmıyor” diye aktardı. 

 ‘İDAMA MAHKUM EDİLİYORUZ’ 

 Hastaneye çift kelepçeyle götürüldüklerini, yatağa zincirlendiklerini paylaşan tutuklular, “Onura aykırı uygulamalarla hastaneye gidiş imkansız hale getiriliyor. Hastane ve revir doktorlarının çoğu tutsakları düşman olarak görmekte insani ve mesleki görevi yapmamaktadır. Ölümcül hastalıkları tespit edilen Adli Tıp Kurumuna ceza erteleme, tahliye için sevk edilen hasta tutsaklar, bu kurum tarafından doğrudan ve resmi raporla idama mahkum edilmektedir” diye kaydetti.

  ‘GARDİYAN GİBİ HAREKET EDİYOR’

 Anayasada yer alan yaşam hakkının cezaevlerinde tanınmadığını ifade eden tutuklular, ayrıca cezaevi doktorlarının kendilerine yönelik uygulamalarına dikkat çekti. Tutukluların cezaevi idaresi direktifleriyle hareket ettiğini de aktaran tutuklular, “Kaldığımız cezaevlerinde görevli adlı doktor bizi ‘fizik hasta ve tedavi edilmeleri zorunlu bireyler’ olarak değil, cezalandırılması gereken mahkumlar olarak görmekte. Bir gardiyan refleksiyle davranmakta ve tedavi, hastane sevkleri gibi haklarımızı elinden geldiğince engellemekte, idarenin talimatıyla hareket etmektedir” diye belirtti. 

 DOKTOR ALAY EDİYOR 

Mektupta, hasta tutuklu Ehettin Kaynar’ın durumuna ve doktorun kendisine yönelik tutumuna dair şunlar paylaşıldı: “Kullanması zorunlu ilaçları idare ve revir tarafından kendisine verilmeyince bu ilaçları dışarıdan temin edip kargo ile ve savcılığın onayı ile getiriliyor, dilekçe yazması durumunda ilaçların kendisine verileceği söyleniyor. Ama söz konusu doktor kullanması zorunlu ilaçları vermediği gibi ‘biz seni gençleştiremeyiz’ diyerek alay ediyor. Hasta arkadaşlar hastaneye çok geç sevk edildiği gibi tahlil, film gibi sonuçları teşhiste kendilerine ya hiç bildirmiyor ya da çok geç bildiriliyor. Dolayısıyla tedavi süreçleri geciktirilerek basit bir hastalık bile ileriye taşınmasına neden olarak tedavi edilemez duruma getiriliyor.” 

‘ÖLEBİLİRLER’ 

 5 tutuklunun da ölümcül hastalıkları olduğu ve buna rağmen tahliye edilmediği belirten mektupta, yaşamlarını yitirme olasılığının yüksek olduğu uyarısı yapıldı. Yaşları 70’in üzerinde olan Kaynar, Boran, Elbi ve Ateş, Demir’in, sağlık durumları ise şu şekilde: 

Ehettin Kaynar: 

72 yaşında. Müebbet cezası verildi. Damar tıkanıklığı, kalp yetmezliği, yüksek tansiyon, diyabet, prostat, kemik erimesi, romatizma, diyabete karşı vücut yaraları, sağ omuz köprücük kemiği kırık, cilt hastalığı, el ve ayaklarında uyuşma, el titremesi, guatr hastalığı ve böbrek hastalığı gibi ağır ölümcül hastalıklarla boğuşmakta ve tek başına yaşamına idame edemiyor.

  Kerim Boran:

 81 yaşında. Kalp yetmezliği, diyabet, yüksek tansiyon, KOAH, astım, prostat, Parkinson ve ona bağlı titreme hastalıkları bulunuyor. Daha önce beyin ameliyatı geçiren Boran, işitme engeli olup, tek başına yaşamını idame edemiyor. 

 Ferzende Erbi: 

73 yaşında. Dışarıda sağlık durumu uygun olmadığı için emekli edildi. İki böbrekte kist, bağırsak yırtığı, varis, kalp hastalığı bulunuyor. Daha öncesinde Anjiyo ameliyatı geçiren Erbi, işitme engeli olup, görme kaybı yaşıyor. 

Abdülrahim Demir:

 60 yaşında. Ağırlaştırılmış müebbetten dolayı 21 yıldır cezaevinde. Doğuştan kronik böbrek yetmezliği hastalığı bulunuyor. Kalıcı olan bu hastalığından dolayı sağ böbrek tamamen işlevini, sol böbreğinde üç adet kist mevcut olup böbreği neredeyse işlevini yitirdi. Mesane divertükül hastalığı nedeniyle mesane duvarında büyüğü 25 mm çapında oluşan yaygın divertüküller oluştu. Bundan dolayı idrarda zorlama ve tıkanma yaşanıyor. Mesanede birikme yaşandığından dolayı da böbreklerde hasar oluşmasına neden oluyor. Prostatta büyüme durumu oluştuğundan dolayı zorlama ve kabızlık. Bağırsak hastalığından dolayı sigmoid kolonda lümende 7,5 mm çapında polipord müdüllerden oluşum mevcut. Bundan dolayı bağırsaklarda hareketsizlik ve kabızlık yaşanıyor. İşitme engeli olup, görme kaybı yaşıyor. Büyüğü sağ akciğerde 5 mm çapında ölçülen bilaterel nodüller mevcut. Nefes alıp vermekte zorluk yaşıyor. Kronik istemi kalp hastalığı ve damar tıkanıklığı (stabil) koroner arter hastalığı mevcut, sağ göğüste uyuşma ve titreme oluşuyor. Damar tıkanıklığından dolayı ameliyat oldu. Ağır, ölümcül ve kalıcı olan bu hastalıklardan dolayı anjiyo oldu. Mesaneden açık ameliyat oldu, kronik böbrek yetmezliğinden dolayı tek başına yaşamını idame edemiyor.

  GEÇ OLMADAN YAPILMASI GEREKENLER

 Tutuklular, ayrıca gerekli kurum ve kuruluşlara başvuruda bulunduklarını, yalnız bir cevap alamadıklarını paylaştı. Tutuklular, geç olmadan yapılması gerekenleri ise 5 madde de şöyle özetledi: “* Bu arkadaşlar yaş ve hastalıkları nedeniyle tek başlarına yaşamlarını idame ettiremedikleri için acil tahliye edilmelidir. * Tahliye edilene kadar hastane sevkleri, tedavi, ilaç, tanı, takip vb. işlemler sağlık ve tip kurallarına uygun olarak yapılmalıdır. * Ring araçları havasız, dar, sarsıntılı oldukları için bu arkadaşları hastaneye sevkleri sırasında bayılacak kadar zorlamaktadır. Bu arkadaşlarımızın tüm hastane sevkleri ambulans ile yapılmalıdır. * Kullanmaları zorunlu olan ilaçları verilmesi, engellenmemeli ve devlet tarafında karşılanmalıdır. * Tahliye oluncaya kadar daha iyi bakım görebilecekleri ve tedavi şartlarını daha uygun olduğu ve ailelerine yakın cezaevlerine sevk edilmelidirler.” 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir