Yayın hayatını 1995 yılından beri sürdüren Evrensel gazetesinin resmi ilan ve reklam hakkı, BİK tarafından iptal edildi. BİK, yaklaşık üç yıldır Evrensel’e ‘ilan ve reklam kesme cezası’ uyguluyordu. BİK’in son kararında, 19 Temmuz’da bayi ve 20 Temmuz’da idari denetim yapıldığı belirtildi. Bayi denetim sonuçlarına yer verilen kararda, Emek Partisi’nin (EMEP) 13 farklı il ve ilçe örgütünün abone olarak gazeteler ile İstanbul, Ankara, İzmir ve Kocaeli’nde farklı bayilere gönderilen gazetelerin birkaç kişi tarafından toplu şekilde alınması iptale gerekçe sayıldı. 14 ve 16 Eylül 2019 tarihlerinde de bayi denetimi yapıldığı kaydedilen BİK kararında, “dört bin adetlik asgari fiili satış” şartını yerine getirmediği gerekçesiyle Evrenselin resmi ilan ve reklam yayımlama hakkının iptal edildiği belirtildi.

BİK’in kararında, kurumların gazete abonelikleri de iptal gerekçesi sayıldı. Emek Partisi’nin il ve ilçe örgütleri ile farklı belediyelerin Evrensel’e abone olarak aldığı gazeteler, “bu kurumlar son bayi niteliğine haiz olmadığı” gerekçesiyle “usulsüz” sayıldı.

Ayrıca Evrensel’in merkezinin ve bürolarının bulunduğu yerlerdeki bayilerde satılan gazeteler için de “Sürekli satış yapıldığı görüldü” denilerek, bu satışların da “usulsüz” olduğu kaydedildi.

BİK kararında ayrıca, Evrensel’in günlük satış ve iade bilgilerinin de denetimde bulunulan süre içerisinde düzenli şekilde elektronik kayıt defterine işlenmediği ifade edildi. BİK kararında şöyle denildi:

“Gazetenin kendisine tebliğ edilen 28 Eylül 2019 tarihinde, 23 Mart 2020 ile 30 Nisan 2022 tarihleri arasında Kurumca mevzuat şartlarının aranmadığı salgın süreci hariç bırakılmak suretiyle altı ay içinde yayınlama hakkı yeniden devam etmediği anlaşıldığından, Günlük Evrensel gazetesinin, Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği’nin 27. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca resmi ilan ve reklam yayınlama hakkının sona ermesine karar verilmiştir.”

FATİH POLAT: İKTİDAR İRADESİ DEVAM ETTİKÇE BU TUTUMDA ISRAR EDİLECEK

Evrensel’in genel yayın yönetmeni Fatih Polat, BİK’in kararını şöyle yorumladı:

“Daha önce onlarca kez söylediğimiz bir gerçeği yineleyelim. BİK’te Evrensel’in 2019 yılında ilan hakkının dondurulması ile başlayan süreç öncesi yaşanan yönetim değişikliğine kadar Evrensel ile BİK arasında böyle bir sorun yaşanmıyordu. Ondan sonra, bizce kurumun irade olarak tamamen AKP’lileşmesinin sonucu olarak, çeşitli gerekçeler üreterek Evrensel’i ekonomik olarak boğma politikası benimsendi. Bu son karar bize şunu söylüyor: ‘Siz, Anayasa Mahkemesi’nin ilan cezaları konusunda verdiği karara da güvenmeyin. Bakın biz, o karara rağmen sizi ekonomik olarak boğmakta kararlıyız’. Yani AKP iktidarı ve BİK’e hakim olan iktidar iradesi devam ettikçe bu tutumda ısrar edilecek.

Daha önce AYM’nin, BİK’in dört gazeteye yönelik ilan kesme cezalarına dair hak ihlali kararı ve ‘yapısal bir sorun var’ tespitinin ardından da yazmıştık. Tekrar edelim. Bu konuda TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulsun. İktidar güdümünde olmayan bu kurum, hangi gazetenin gerçek bayi satışı nedir ve Basın İlan Kurumu hangi gazeteye gerçek satışı üzerinden, hangi gazeteye devasa şişirilmiş, BİK’in de üzerini örttüğü tiraj rakamları üzerinden ilan veriyor?

Her siyasi parti, belediye ve sendika, bir gazeteyi toplu olarak alıp üyelerine dağıtabilir. Bunda sorun nerede? Halkın vergilerinden oluşan bir bütçe ile ilanlar dağıtan ve kuruluş gerekçesinde ‘Fikir farkı gözetmeksiniz basının desteklenmesi’ ifadesi bulunan BİK, Evrensel’in ilan hakkını iptal ettirmek için istihbarat örgütü tarzında ülkenin dört bir yanına elemanlarını salıp veri toplamaya çalışırken iktidar basınını denetim konusunda acaba nasıl bir karneye sahip?

Karşımızda tam bir siyasi susturma operasyonu var. Son olarak sendikal hakları için mücadele eden As Plastik işçileri, ellerindeki Evrensel’i kaldırarak ‘Evrensel’de yazıyor’ diye haykırıyorlardı. Evet, BİK’in siyasi bürokratları, Evrensel işte o işçilerindir. O eller Evrensel’i öyle coşkulu tuttukça sen bu gazeteyi susturamazsın. Kirli ellerin bu ülkeyi örgütlü biçimde ittiği uçurumun propagandasını yapan gazetelerinizi halkın vergileri ile ihya ettiniz. Bu ülkedeki bütün olumlu değerleri üreten işçilerin o pırıl pırıl elleri, Evrensel’in can suyudur. Boşuna heveslenmeyin yani.

“İŞÇİLERİN TALEPLERİNİ DİLE GETİREN BU GAZETE, ONU SUSTURMAK İÇİN MAAŞ ALANLARA BOYUN EĞMEZ”

Bu arada kuşkusuz, gerekli süre içinde ilan hakkımızın iptaline itiraz edeceğiz. Tüm hukuk yolları sonuna kadar, sanki bu ülkede hukuk varmış gibi işletilecek. Bu ülkenin işçi ve emekçilerinin, tüm ezilen halklarının taleplerini dile getiren bu gazete, onu susturmak için maaş alanlara boyun eğmez asla.

Bunu kuşkusuz, Evrensel’e bugüne kadar sahip çıkan okurlarımızdan aldığımız güçle de söylüyoruz. Şimdi Evrensel’e çok daha fazla sahip çıkma zamanı. Basılı Evrensel’i almak, e-gazetemize abone olmak, BİK’in boğma girişimine verilmiş güçlü bir yanıt olacaktır.”

Evrensel gazetesi, yayın hayatına 7 Haziran 1995 yılında başladı. Gazete, yayın hayatına başladığında “İşte Türkiye Gerçeği” manşetiyle çıkmıştı. Gazetenin muhabiri Metin Göktepe’nin öldürülmesi, Türkiye basınında tarihi bir dönüm noktası oldu. Göktepe’yi unutmayan gazete yönetimi, her yıl onun adına ödül töreni düzenliyor.

Basın İlan Kurumu (BİK), üç yıldır ‘ilan ve reklam kesme cezası’ uyguladığı Evrensel gazetesinin resmi ilan ve reklam yayınlama hakkını iptal etti. Evrensel’in genel yayın yönetmeni Fatih Polat, “Bu ülkenin işçi ve emekçilerinin, tüm ezilen halklarının taleplerini dile getiren bu gazete, onu susturmak için maaş alanlara boyun eğmez asla” dedi.

Yayın hayatını 1995 yılından beri sürdüren Evrensel gazetesinin resmi ilan ve reklam hakkı, BİK tarafından iptal edildi. BİK, yaklaşık üç yıldır Evrensel’e ‘ilan ve reklam kesme cezası’ uyguluyordu. BİK’in son kararında, 19 Temmuz’da bayi ve 20 Temmuz’da idari denetim yapıldığı belirtildi. Bayi denetim sonuçlarına yer verilen kararda, Emek Partisi’nin (EMEP) 13 farklı il ve ilçe örgütünün abone olarak gazeteler ile İstanbul, Ankara, İzmir ve Kocaeli’nde farklı bayilere gönderilen gazetelerin birkaç kişi tarafından toplu şekilde alınması iptale gerekçe sayıldı. 14 ve 16 Eylül 2019 tarihlerinde de bayi denetimi yapıldığı kaydedilen BİK kararında, “dört bin adetlik asgari fiili satış” şartını yerine getirmediği gerekçesiyle Evrenselin resmi ilan ve reklam yayımlama hakkının iptal edildiği belirtildi.

BİK’in kararında, kurumların gazete abonelikleri de iptal gerekçesi sayıldı. Emek Partisi’nin il ve ilçe örgütleri ile farklı belediyelerin Evrensel’e abone olarak aldığı gazeteler, “bu kurumlar son bayi niteliğine haiz olmadığı” gerekçesiyle “usulsüz” sayıldı.

Ayrıca Evrensel’in merkezinin ve bürolarının bulunduğu yerlerdeki bayilerde satılan gazeteler için de “Sürekli satış yapıldığı görüldü” denilerek, bu satışların da “usulsüz” olduğu kaydedildi.

BİK kararında ayrıca, Evrensel’in günlük satış ve iade bilgilerinin de denetimde bulunulan süre içerisinde düzenli şekilde elektronik kayıt defterine işlenmediği ifade edildi. BİK kararında şöyle denildi:

“Gazetenin kendisine tebliğ edilen 28 Eylül 2019 tarihinde, 23 Mart 2020 ile 30 Nisan 2022 tarihleri arasında Kurumca mevzuat şartlarının aranmadığı salgın süreci hariç bırakılmak suretiyle altı ay içinde yayınlama hakkı yeniden devam etmediği anlaşıldığından, Günlük Evrensel gazetesinin, Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği’nin 27. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca resmi ilan ve reklam yayınlama hakkının sona ermesine karar verilmiştir.”

FATİH POLAT: İKTİDAR İRADESİ DEVAM ETTİKÇE BU TUTUMDA ISRAR EDİLECEK

Evrensel’in genel yayın yönetmeni Fatih Polat, BİK’in kararını şöyle yorumladı:

“Daha önce onlarca kez söylediğimiz bir gerçeği yineleyelim. BİK’te Evrensel’in 2019 yılında ilan hakkının dondurulması ile başlayan süreç öncesi yaşanan yönetim değişikliğine kadar Evrensel ile BİK arasında böyle bir sorun yaşanmıyordu. Ondan sonra, bizce kurumun irade olarak tamamen AKP’lileşmesinin sonucu olarak, çeşitli gerekçeler üreterek Evrensel’i ekonomik olarak boğma politikası benimsendi. Bu son karar bize şunu söylüyor: ‘Siz, Anayasa Mahkemesi’nin ilan cezaları konusunda verdiği karara da güvenmeyin. Bakın biz, o karara rağmen sizi ekonomik olarak boğmakta kararlıyız’. Yani AKP iktidarı ve BİK’e hakim olan iktidar iradesi devam ettikçe bu tutumda ısrar edilecek.

Daha önce AYM’nin, BİK’in dört gazeteye yönelik ilan kesme cezalarına dair hak ihlali kararı ve ‘yapısal bir sorun var’ tespitinin ardından da yazmıştık. Tekrar edelim. Bu konuda TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulsun. İktidar güdümünde olmayan bu kurum, hangi gazetenin gerçek bayi satışı nedir ve Basın İlan Kurumu hangi gazeteye gerçek satışı üzerinden, hangi gazeteye devasa şişirilmiş, BİK’in de üzerini örttüğü tiraj rakamları üzerinden ilan veriyor?

Her siyasi parti, belediye ve sendika, bir gazeteyi toplu olarak alıp üyelerine dağıtabilir. Bunda sorun nerede? Halkın vergilerinden oluşan bir bütçe ile ilanlar dağıtan ve kuruluş gerekçesinde ‘Fikir farkı gözetmeksiniz basının desteklenmesi’ ifadesi bulunan BİK, Evrensel’in ilan hakkını iptal ettirmek için istihbarat örgütü tarzında ülkenin dört bir yanına elemanlarını salıp veri toplamaya çalışırken iktidar basınını denetim konusunda acaba nasıl bir karneye sahip?

Karşımızda tam bir siyasi susturma operasyonu var. Son olarak sendikal hakları için mücadele eden As Plastik işçileri, ellerindeki Evrensel’i kaldırarak ‘Evrensel’de yazıyor’ diye haykırıyorlardı. Evet, BİK’in siyasi bürokratları, Evrensel işte o işçilerindir. O eller Evrensel’i öyle coşkulu tuttukça sen bu gazeteyi susturamazsın. Kirli ellerin bu ülkeyi örgütlü biçimde ittiği uçurumun propagandasını yapan gazetelerinizi halkın vergileri ile ihya ettiniz. Bu ülkedeki bütün olumlu değerleri üreten işçilerin o pırıl pırıl elleri, Evrensel’in can suyudur. Boşuna heveslenmeyin yani.

“İŞÇİLERİN TALEPLERİNİ DİLE GETİREN BU GAZETE, ONU SUSTURMAK İÇİN MAAŞ ALANLARA BOYUN EĞMEZ”

Bu arada kuşkusuz, gerekli süre içinde ilan hakkımızın iptaline itiraz edeceğiz. Tüm hukuk yolları sonuna kadar, sanki bu ülkede hukuk varmış gibi işletilecek. Bu ülkenin işçi ve emekçilerinin, tüm ezilen halklarının taleplerini dile getiren bu gazete, onu susturmak için maaş alanlara boyun eğmez asla.

Bunu kuşkusuz, Evrensel’e bugüne kadar sahip çıkan okurlarımızdan aldığımız güçle de söylüyoruz. Şimdi Evrensel’e çok daha fazla sahip çıkma zamanı. Basılı Evrensel’i almak, e-gazetemize abone olmak, BİK’in boğma girişimine verilmiş güçlü bir yanıt olacaktır.”

Evrensel gazetesi, yayın hayatına 7 Haziran 1995 yılında başladı. Gazete, yayın hayatına başladığında “İşte Türkiye Gerçeği” manşetiyle çıkmıştı. Gazetenin muhabiri Metin Göktepe’nin öldürülmesi, Türkiye basınında tarihi bir dönüm noktası oldu. Göktepe’yi unutmayan gazete yönetimi, her yıl onun adına ödül töreni düzenliyor.

gazetesinin resmi ilan ve reklam yayınlama hakkını iptal etti. Evrensel’in genel yayın yönetmeni Fatih Polat, “Bu ülkenin işçi ve emekçilerinin, tüm ezilen halklarının taleplerini dile getiren bu gazete, onu susturmak için maaş alanlara boyun eğmez asla” dedi.

Yayın hayatını 1995 yılından beri sürdüren Evrensel gazetesinin resmi ilan ve reklam hakkı, BİK tarafından iptal edildi. BİK, yaklaşık üç yıldır Evrensel’e ‘ilan ve reklam kesme cezası’ uyguluyordu. BİK’in son kararında, 19 Temmuz’da bayi ve 20 Temmuz’da idari denetim yapıldığı belirtildi. Bayi denetim sonuçlarına yer verilen kararda, Emek Partisi’nin (EMEP) 13 farklı il ve ilçe örgütünün abone olarak gazeteler ile İstanbul, Ankara, İzmir ve Kocaeli’nde farklı bayilere gönderilen gazetelerin birkaç kişi tarafından toplu şekilde alınması iptale gerekçe sayıldı. 14 ve 16 Eylül 2019 tarihlerinde de bayi denetimi yapıldığı kaydedilen BİK kararında, “dört bin adetlik asgari fiili satış” şartını yerine getirmediği gerekçesiyle Evrenselin resmi ilan ve reklam yayımlama hakkının iptal edildiği belirtildi.

BİK’in kararında, kurumların gazete abonelikleri de iptal gerekçesi sayıldı. Emek Partisi’nin il ve ilçe örgütleri ile farklı belediyelerin Evrensel’e abone olarak aldığı gazeteler, “bu kurumlar son bayi niteliğine haiz olmadığı” gerekçesiyle “usulsüz” sayıldı.

Ayrıca Evrensel’in merkezinin ve bürolarının bulunduğu yerlerdeki bayilerde satılan gazeteler için de “Sürekli satış yapıldığı görüldü” denilerek, bu satışların da “usulsüz” olduğu kaydedildi.

BİK kararında ayrıca, Evrensel’in günlük satış ve iade bilgilerinin de denetimde bulunulan süre içerisinde düzenli şekilde elektronik kayıt defterine işlenmediği ifade edildi. BİK kararında şöyle denildi:

“Gazetenin kendisine tebliğ edilen 28 Eylül 2019 tarihinde, 23 Mart 2020 ile 30 Nisan 2022 tarihleri arasında Kurumca mevzuat şartlarının aranmadığı salgın süreci hariç bırakılmak suretiyle altı ay içinde yayınlama hakkı yeniden devam etmediği anlaşıldığından, Günlük Evrensel gazetesinin, Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği’nin 27. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca resmi ilan ve reklam yayınlama hakkının sona ermesine karar verilmiştir.”

FATİH POLAT: İKTİDAR İRADESİ DEVAM ETTİKÇE BU TUTUMDA ISRAR EDİLECEK

Evrensel’in genel yayın yönetmeni Fatih Polat, BİK’in kararını şöyle yorumladı:

“Daha önce onlarca kez söylediğimiz bir gerçeği yineleyelim. BİK’te Evrensel’in 2019 yılında ilan hakkının dondurulması ile başlayan süreç öncesi yaşanan yönetim değişikliğine kadar Evrensel ile BİK arasında böyle bir sorun yaşanmıyordu. Ondan sonra, bizce kurumun irade olarak tamamen AKP’lileşmesinin sonucu olarak, çeşitli gerekçeler üreterek Evrensel’i ekonomik olarak boğma politikası benimsendi. Bu son karar bize şunu söylüyor: ‘Siz, Anayasa Mahkemesi’nin ilan cezaları konusunda verdiği karara da güvenmeyin. Bakın biz, o karara rağmen sizi ekonomik olarak boğmakta kararlıyız’. Yani AKP iktidarı ve BİK’e hakim olan iktidar iradesi devam ettikçe bu tutumda ısrar edilecek.

Daha önce AYM’nin, BİK’in dört gazeteye yönelik ilan kesme cezalarına dair hak ihlali kararı ve ‘yapısal bir sorun var’ tespitinin ardından da yazmıştık. Tekrar edelim. Bu konuda TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulsun. İktidar güdümünde olmayan bu kurum, hangi gazetenin gerçek bayi satışı nedir ve Basın İlan Kurumu hangi gazeteye gerçek satışı üzerinden, hangi gazeteye devasa şişirilmiş, BİK’in de üzerini örttüğü tiraj rakamları üzerinden ilan veriyor?

Her siyasi parti, belediye ve sendika, bir gazeteyi toplu olarak alıp üyelerine dağıtabilir. Bunda sorun nerede? Halkın vergilerinden oluşan bir bütçe ile ilanlar dağıtan ve kuruluş gerekçesinde ‘Fikir farkı gözetmeksiniz basının desteklenmesi’ ifadesi bulunan BİK, Evrensel’in ilan hakkını iptal ettirmek için istihbarat örgütü tarzında ülkenin dört bir yanına elemanlarını salıp veri toplamaya çalışırken iktidar basınını denetim konusunda acaba nasıl bir karneye sahip?

Karşımızda tam bir siyasi susturma operasyonu var. Son olarak sendikal hakları için mücadele eden As Plastik işçileri, ellerindeki Evrensel’i kaldırarak ‘Evrensel’de yazıyor’ diye haykırıyorlardı. Evet, BİK’in siyasi bürokratları, Evrensel işte o işçilerindir. O eller Evrensel’i öyle coşkulu tuttukça sen bu gazeteyi susturamazsın. Kirli ellerin bu ülkeyi örgütlü biçimde ittiği uçurumun propagandasını yapan gazetelerinizi halkın vergileri ile ihya ettiniz. Bu ülkedeki bütün olumlu değerleri üreten işçilerin o pırıl pırıl elleri, Evrensel’in can suyudur. Boşuna heveslenmeyin yani.

“İŞÇİLERİN TALEPLERİNİ DİLE GETİREN BU GAZETE, ONU SUSTURMAK İÇİN MAAŞ ALANLARA BOYUN EĞMEZ”

Bu arada kuşkusuz, gerekli süre içinde ilan hakkımızın iptaline itiraz edeceğiz. Tüm hukuk yolları sonuna kadar, sanki bu ülkede hukuk varmış gibi işletilecek. Bu ülkenin işçi ve emekçilerinin, tüm ezilen halklarının taleplerini dile getiren bu gazete, onu susturmak için maaş alanlara boyun eğmez asla.

Bunu kuşkusuz, Evrensel’e bugüne kadar sahip çıkan okurlarımızdan aldığımız güçle de söylüyoruz. Şimdi Evrensel’e çok daha fazla sahip çıkma zamanı. Basılı Evrensel’i almak, e-gazetemize abone olmak, BİK’in boğma girişimine verilmiş güçlü bir yanıt olacaktır.”

Evrensel gazetesi, yayın hayatına 7 Haziran 1995 yılında başladı. Gazete, yayın hayatına başladığında “İşte Türkiye Gerçeği” manşetiyle çıkmıştı. Gazetenin muhabiri Metin Göktepe’nin öldürülmesi, Türkiye basınında tarihi bir dönüm noktası oldu. Göktepe’yi unutmayan gazete yönetimi, her yıl onun adına ödül töreni düzenliyor.

Bir Cevap Yazın