HDP İzmir İl binasına silahlı saldırıda bulunarak Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer’in yargılanacağı davaya çağrı yapan hukukçular, hukuk devletinin tahsisi ve barış açısından davanın sonucunun önemli olduğuna işaret etti.  Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl binasına 17 Haziran 2021 tarihinde silahlı saldırıda bulunarak Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer’in yargılandığı davanın ikinci duruşması 24 Ocak’ta görülecek. İzmir 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak duruşma öncesinde siyasi partiler, insan hakları ve kadın örgütleri, davayı sahiplenme çağrıda bulundu. Katil Onur Gencer’in ilk duruşmadaki rahat tavırlarına ve aileyi tahrik eden davranışlarına dikkati çeken kurumlar, katilin arkasındaki siyasi gücün açığa çıkarılması için mücadele edeceklerini vurguladı.  Duruşma öncesinde hukukçularla davanın seyrine dair konuştuk.  Dava avukatlarından Türkan Aslan Ağaç, ilk duruşmada mahkemenin etkin olmayan yüzeysel bir soruşturma sonrasında hazırlanan iddianameyi kabul etmesinin hukuken hatalı olduğunu belirtti. Duruşmada soruşturma sürecinde toplanmayan deliller ve sanığa sorulmayan hususları aydınlatmaya çalıştıklarını aktaran Ağaç, “Sanıkla birlikte aslında soruşturma kapsamında gözaltına alınması ve soruşturmaya dahil edilmesi gereken kişilerin ‘tanık’ veya ‘bilgi sahibi’ sıfatıyla dosyaya dahil edilmesini istedik. Aksinin olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasını engellediğini bu şekilde delillerin karartıldığının ve yok edildiği konusunda mahkemenin dikkatini çekmeye çalıştık” dedi.  

SANIK SORGULANABİLİR

 Tetikçinin tek başına sanık sandalyesinde oturuyor olmasının sorunlu olduğunu vurgulayan Ağaç, bu durumun iktidarın ırkçı siyasi cinayeti ve saldırıyı aydınlatma konusunda siyasi irade gösterilmemiş olmasından kaynaklandığını vurguladı. İlk duruşmada çok sayıda baro, hukuk kurumu, kadın örgütü, siyasi parti ve sivil toplum örgütünün davaya müdahil olmak istediğinin altını çizen Ağaç, ancak taleplerini mahkemeye sunamadıklarını söyledi. Bu kurumların da suçtan ötürü zarar gördüklerini aktaran Ağaç, “Bu nedenle bu ikinci duruşmada katılma talebi olan başta aile ve HDP olmak üzere diğer kurum ve örgütlerde bu taleplerini ayrıntılarıyla ortaya koyacaklardır. Bu işlem tamamlandıktan sonra katılma talepleri konusunda Mahkemenin ara karar kurmasını ve sanık sorgusuna geçmesini bekliyoruz” diye belirtti.

 ‘HUKUK DEVLETİ İÇİN SAHİPLENİLMELİ’

 Yargılama boyunca mahkemenin görünür gerçekliğin ötesinde olayı tüm yönleriyle araştırması için çabalayacaklarını dile getiren Ağaç, “Türkiye’deki siyasi cinayetler tüm yönleriyle araştırılmadığı için maalesef işlenmeye devam etmektedir. Bunların önüne geçebilmemiz için bu ırkçı siyasi cinayetin tüm faillerinin sanık sandalyesine oturtulması ve hak ettikleri ceza ile cezalandırılmaları gerekmektedir. Tüm amacımız bunu sağlamak olacaktır. Herkesin tüm farklılıklarını bir kenara bırakarak demokratik, aydınlık hukuk devleti olmayı başarmış bir Türkiye için bu davayı sahiplenmesi gerektiğini düşünüyorum. Hiç kimsenin bu topraklarda suç işleme özgürlüğü olmadığını, işlediği kanlı saldırı ile bazı çevrelerde kahramanlaştırılamayacağını göstermek için davayı sahiplenmek gerektiğine inanıyorum. Bu inançla 24 Ocak 2022 tarihinde herkesi İzmir Adliyesine duruşmayı takip etmeye davet ediyorum” diye konuştu. 

 SAVCILIK ADLİ DOSYA OLARAK GÖRÜYOR

 Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) İzmir Şubesi Eş Başkanı Şükran Öztürk ise, sanığın arkasında bir güç olduğunun ilk duruşmada belli olduğunu ifade etti. Dosyanın avukatlarının bu konunun aydınlatılması için soruşturma sürecinde onlarca talepte bulunduğunu aktaran Öztürk, “Fakat savcılığın genel tavrı bu talepleri reddetmek ve sıradan adli bir dosya gibi yürütmek oldu. Bu anlamda duruşmanın seyri nasıl gider tam kestiremiyoruz. Fakat savcılık tarafından hedeflenen; suç sabit, Türk Ceza Kanunu’ndaki cezası da belli şeklinde. Savcılık bu şekilde bir yargılama yürütüp, sonuçlandırmak istedikleri aşikar. Müdahil avukatlar ise sanığın tek başına olmadığını, planlanmış örgütlü bir iş olduğunu ortaya çıkarmak için elinden geleni gösterecekler” ifadelerini kullandı. 

 DELİLLERİ AVUKATLAR TOPLADI 

Kolluğun bilinçli olarak etkin bir soruşturma yapmadığını vurgulayan Öztürk, katilin sürekli polis merkezini aramasına dair bile araştırma yapmadığını söyledi. Gerçeğin ortaya çıkarılması için avukatların çabaladığını belirten Öztürk, “Müdahillik talepleri okunurken mahkeme başkanının ‘kısa kesin’ gibi bir uyarısı oldu. Meslektaşlarımız da ‘bu dosyanın bu aşamaya gelmesini sağlayan bizleriz. Onun için en çok sözü biz alacağız. İddia makamı araştırma yapmadığı için söyleyecek bir şeyi yok’ dedi” diye aktardı. 

 HUZUR VE BARIŞA HİZMET EDECEK 

ÖHD olarak dosyaya müdahillik talebinde bulunacaklarını kaydeden Öztürk, davanın toplumsal yönünü ağır bastığına dikkati çekti. Kürtlere karşı işlenen suçlarda cezasızlık politikasının çok net ortaya çıktığının altını çizen Öztürk, şöyle devam etti: “O anlamda ÖHD olarak bu davayı çok önemsiyoruz. Bu toplumda barışın tesis edilmesi için geçmişle yüzleşme ve cezasızlık politikasından vazgeçilmesi gerekiyor. Bunun bu dosya ile başlamış olmasını temenni ediyoruz. Diğer dosyalardaki cezasızlık politikasının da deşifre edilmesiyle topluma barış ve huzurun gelmesini amaçlıyoruz.” 

SANIK SORGUSUNUN ÖNEMİ 

24 Ocak’ta görülecek duruşmanın önemli olduğuna işaret eden Öztürk, sanığın sorgulanmasının yapılacağı bir celse olacağını söyledi. İlk duruşmaya katılım sağlayanlara çağrı yapan Öztürk, “Kurum ve kuruluşları tekrar yanımızda olmaya çağırıyoruz. Ancak sağduyuyla da yer almalarını talep ediyoruz. Çünkü sanığın sorgusunun önemli olduğunu ve dosyadaki eksikliklerin sanık sorgusu ile tamamlanabileceğini düşünüyoruz. Manevi olarak tahammül etmesi zor olabilir ama hukuken sorgunun sağlıklı yapılabilmesi gerekiyor. O nedenle duyarlı herkesi davaya çağırıyoruz” diye konuştu. 

 MA/ Tolga Güney

Bir Cevap Yazın