Telgraf Haber Merkezi:

Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin SİEUGreen (Çin-Avrupa Yenilikçi Yeşil ve Akıllı Şehirler) projesi kapsamında oluşturduğu topraksız tarım(hidroponik) ve sucul yetiştiricilik(aquaponik) sistemlerinde yetişen ürünler sosyal marketlerdeki yerini aldı.Başkan Lütfü Savaş geçen günlerde bu sistemle yetişen ürünlerin ilk hasadını yapmış ve sosyal marketler aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara ücretsiz verileceğini açıklamıştı.

fotoğraf Anka

Bu açıklamanın üzerine harekete geçen Hatay Büyükşehir Belediyesi Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı ekipleri, normal şartlara göre 3’te 1 daha kısa sürede yetişen kara fesleğen ve kıvırcık marul gibi yeşillikleri kentteki sosyal marketlere teslim etti.

Su tanklarında yer alan balıkların gübrelerinin sirkülasyonu ile toprağa ihtiyaç duymadan yetiştirilen bu ürünler, bakteri, mantar, virüs ve parazit gibi birçok mikroorganizmadan arınmış şekilde üretiliyor.

Topraksız tarımsal üretimi konusu tartışmalı

Topraksız tarımda mühendislik yaklaşımı ile ürün kalitesi ve verimlilik artırılabilir ancak kurulan sistemler hiçbir zaman göçmen bir kuşu misafir eden bahçenin biyoçeşitliliğine sahip olamayacaktır. İnsanlık, toprağı ve döngülerini halen tam olarak çözememişken onu taklit etmeye ve yok saymaya kalkmak ne kadar doğrudur? Soruları cevapsız kalmıştır.

Buğday Derneği web sitesinde Mehmet Gürmen‘ nin daha önce yazdığı”Topraksız tarımın gözden kaçırdıkları”makalesinde eleştirilerini gündeme getirmiştir.

Hidroponik tarım, akuaponik tarım, topraksız tarım gibi kavramlar son yılların popüler tarımsal üretim alternatifleri olarak karşımıza çıkmakta. “Topraklar artık çok kirlendi, açlığa en uygun çözüm topraksız tarım” söylemlerinin yanı sıra gerek lojistik, gerek toprak ihtiyacı duymaması sebebiyle söz konusu alternatif yöntemlerin tarımsal üretimde daha çok tercih edilmesi gerektiğine dair ana akım bir kanaat oluşmakta. Tüm bilimsel çalışmaları ve ürün verimlilik çıktılarını bir kenara koyarsak, acaba bütüncül bir bakış açısıyla toprak olmadan tarım yapılabilir mi? Yapılırsa neleri gözden kaçırmış oluruz? Bugün bu konuya bir de yolun diğer tarafından bakalım istedik.

Mehmet Gürmen makalesinde :

Mevcut endüstriyel tarım sistemi ile son yüz yılda kirlenen topraklar artık bize sağlıklı gıdayı veremiyorlar, veremezler. Ancak bunun çözümü topraksız tarım değildir. Topraksız tarımın tek ve en geçerli üretim yöntemi olacağını savunmak tam da kangren olmaya doğru giden bir kolun otorite tarafından iyileştirilmeye çalışılması yerine, kesilmesi gibidir. Ayrıca, toprağı üretimden ari hale getirip bunu meşrulaştırdığınız bir toplumda artık bir daha geri dönüş olmaz. Toprağın canlı bir varlık olduğunun unutulduğu gün, toprak artık sadece üzerine inşaat yapılacak bir “konut alanı” olarak görülmeye başlanır.

Bugün artık kirlenmiş toprağımızı koruma değil, onarma noktasındayız. Tüm bu gerekçelerle, mühendislik biliminin toprağı reddetmek yerine; kirlenen topraklarımızı nasıl onarabiliriz, ona nasıl eski canlılığını ve bereketini sağlayabiliriz sorularına cevap aramaya enerji ayırması daha değerli olacaktır. demektedir.

Topraksız tarımın gözden kaçırdıkları” makalenin tamamı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here