Haberler Manşet

Türkiye’nin en zengin 100 kişinin tamamının erkek

 Yoksulluğa Feminist İsyan, ekonomik krizi ve kadın yoksulluğunu duvar yazılamalarıyla protesto etti.  Ekonomik krize ve emek sömürüsüne karşı bir araya gelen kadınlar, Yoksulluğa Feminist İsyan sloganıyla Aralık 2021’den bu yana çeşitli eylem ve etkinlikler düzenliyor. Kadınlar, Yoksulluğa Feminist İsyan oluşumu adıyla İstanbul’un birçok noktasına ekonomik krize, yüksek gelen faturalara ilişkin duvar yazılamaları yaptı.  İstanbul’un birçok noktasına “Otoriter rejimin faturasını kadınlar ve lubunlar ödüyor”, “Pede değil, servete vergi”, “Kadınlar yoksullaşıyor sermaye zenginleşiyor”, ”Yoksulluk nafakasından elini çek” yazılamalarını yapan Yoksulluğa Feminist İsyan, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. 20 yıllık AKP iktidarının halkı getirdiği noktanın yoksulluk ve eşitsizlik olduğuna vurgu yapılan açıklamada, “Birileri hayatımız pahasına zenginleşirken, biz yoksullaştırılıyoruz. Yüksek kademeden elektrik ödememek için çamaşırı, bulaşığı daha çok elde yıkamak, evde başka kimse yoksa ışık açmamak yine bize düşüyor. Hangi market daha ucu, nerede indirim var diye kovalayarak, bunun bilgisini birbirimizle paylaşarak saatler geçiriyoruz, mesafeler katediyoruz” denildi. 

 ‘BAŞKA TÜRLÜ BİR POLİTİKA İSTİYORUZ’

 Türkiye’nin en zengin 100 kişinin tamamının erkek olduğunun hatırlatıldığı açıklamada, halkın ödemek zorunda bırakıldığı vergilere değinildi. Kadınların ihtiyaçlarının sıralandığı açıklamada, “Evde ısınmamızın, doyacak kadar beslenmemizin, sigortamızın özel sektörün kâr-zarar hesabına kurban edilmediği bir düzen istiyoruz. Temel bakım hizmetlerinin ‘bedava’ diye kadınların üzerine yıkmak yerine, kamulaştırıldığı ve ortak sorumluluk haline getirildiği bir düzen istiyoruz. Başka türlü bir enerji politikası, vergi politikası, istihdam politikası, sosyal politika, başka türlü bir hayat istiyoruz. Aslında gayet mümkün, hem de eldeki kaynaklarla. Ülkenin en zengin yüzde birlik kesiminin gelirleri değil, regl olduğumuzda almak zorunda kaldığımız pedler, tamponlar her gün neresinden kısacağımızı şaşırdığımız market alışverişlerimiz için ödediğimiz vergiler dolduruyor devletin kasasını” diye belirtildi. 

 ALINAN HAKSIZ VERGİLER 

 Ülke çapında kadınların ve çocukların hayatını değiştirecek mekanizmaların, 5 şirketin kar hırsından daha az maliyetli olduğunun vurgulandığı açıklamada, “Devletin kasası, en yoksul kadınların zorunlu harcamalarından değil, en zengin erkeklerin katmerlenen gelirinden tahsil edilebilir” vurgusu yapıldı.  Açıklamada ayrıca, “Pırlantaya, elmasa, yata, tekneye uygulanmayan ÖTV, çamaşır makinesine uygulanıyor. Bunlardan alınmayan yüzde 18 KDV, regl ürünlerinden alınıyor. Yani sabahtan akşama kadar çalışsa da, geliri olmayan 17,5 milyon ev kadını vergisiyle devleti geçindirirken, devlet de bir avuç zengin erkeği finanse ediyor” ifadeleri kullanıldı.

 ‘DÜNYAYI DEĞİŞTİRECEK OLAN BİZLERİZ’

 Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı sosyal politikalarla cinsiyetçi işbölümünü aşındırmanın mümkün  olduğunun belirtildiği açıklamada,“Yıllardır AKP politikası bunun tam tersi yönde oldu. Kamu kreşleri kapatıldı, yani özetle bu hayata kamu hizmeti veriyoruz. Bizi hem ürettiğimize, hem de birbirimize yabancılaştırıyorlar. Ama biz görünmez kılınmaya çalışılan emeğimizin değerini biliyoruz. Bu dünyayı bizler döndürüyoruz, baştan aşağıya, evden sokağa, özelden kamuya değiştirecek olan da bizleriz” denildi. 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir