Bir süredir sendikal mücadeleleri engelleyen ve bununla yetinmeyip işçilerin aşı olma hakkını iş kolu değişikliği ile ellerinden almasıyla gündeme gelen Yemeksepeti Banabi’de yasaların belirlediği barajların aşılmasına ve işçilerin sendikal çoğunluğu sağlamasına rağmen sendikalı oldukları bahanesiyle üç motor kurye işten atıldı.

Dokuz8haber’den Hülya Çetinkaya’nın haberine göre; yaklaşık bir yıldır sürdükleri sendikal çalışmadan elde ettikleri kazanımların patronlar tarafından verilmemesine dair açıklama yapan TÜMTİS üyesi 3 Yemeksepeti işçisi, çeşitli bahanelerle işten çıkarıldı. Çıkarılan işçilerden ismini vermek istemeyen bir işçi “Biz bir asgari ücret kaybediyoruz sadece ama kazanacağımız çok büyük haklar söz konusu. Bu kazanımın yürüyeceğimiz uzun yolda bir bebek adımı olduğunun da farkındayız ama bu adımın Yemeksepeti’ndeki tüm çalışanların örgütlenmesi için bir adım olacağını umuyoruz” dedi.

TİS için çoğunluk sağlanmıştı

Yemeksepeti A.Ş.’de dağıtımcı kurye ve depo elemanı olarak çalışan işçilerin yaklaşık 1 yıldır sürdürdüğü sendikalaşma faaliyetleri 8 Temmuz 2021 tarihinde sonuç verdi. Çalışma Bakanlığı gönderdiği tespit yazısında Toplu İş Sözleşme (TİS) için çoğunluğun sağlandığını bildirdi.

Yemeksepeti kararı uygulamadı

Tüm Taşıma İşçileri Sendikası’nın (TÜMTİS) 16 Ağustos’ta yaptığı açıklamada ise Yemeksepeti yönetiminin alınan karara saygı göstermeyerek itiraz ettiği ve işçiler üzerinde baskı kurarak işçileri toplu sözleşme masasından kaçırmaya çalıştığını söyledi.

“Yemeksepeti İşçi Komitesi olarak, TÜMTİS’le yakın işbirliğiyle aşıdan sonra edindiğimiz ikinci kazanımımızdan daha fazla gurur duyamazdık: Sendika! Başvurumuzu yaparak yetkimizi aldık. Sendika düşmanı Yemeksepeti anayasal hakkımız olan sendikal yetkimize itiraz gerçekleştirdi.”

“Toplu sözleşme hakkımızı istiyoruz”

Yemek Sepeti İşçi Komiteleri ise Twitter hesabından yaptıkları açıklamada elde ettikleri kazanımın bu alandaki ilk sendikalaşma olarak tarihe geçtiğini ve toplu iş sözleşmesi haklarının verilmesini istediklerine dair bir açıklama yaptı.

“Komite ve sendika olarak kurye ve depo işçisi dostlarla yakaladığımız bu başarı, bu alandaki ilk sendikalaşma olarak tarihe geçti. Şimdi patronun itirazına karşılık sendikal hakkımızı savunmanın zamanı. Toplu iş sözleşmesi istiyoruz: Ölümlere ve sömürüye dur demenin vakti!”

“Sendikalaşma çalışmalarımızın işveren tarafından engelleneceğini biliyorduk”

Dün ise Yemeksepeti A.Ş’nin Manisa deposunda üç işçinin sendikalı oldukları için işlerine son verildiği öğrenildi. İşten çıkarılan ve haberde isminin yayınlanmasını istemeyen bir Yemeksepeti çalışanı süreç hakkında Dokuz8haber’e bilgi verdi. Yemeksepeti işçisi sendikalı olma süreçlerinde başından sonuna kadar işverenin bu çalışmayı engellemeye çalışacaklarını zaten bildiklerini, sudan sebeplerle sendikalı işçileri işten çıkarmaya çalışacaklarını zaten tahmin ettiklerini kaydetti. Ayrıca ismini vermek istemeyen işçi “Bu durum ne bizde ne de çalışmaya devam eden işçilerde bir korkuya sebep olmadı” diye konuştu.

“Biz asgari ücret kaybediyoruz ama kazanacağımız hak ise çok büyük” 

“Bu çok beklediğimiz bir saldırıydı zaten. Bu şekilde oynayacakları çok belliydi. Çok erken oldu sadece. Bu mücadeleyi büyütmek için yapacağımız şeyler vardı yine de içerde kalan arkadaşlarımız bu bilince sahip. Bizim durumumuz kimsede bir korkuya sebep olmadı. Biz bir asgari ücret kaybediyoruz sadece ama kazanacağımız çok büyük haklar söz konusu. Bu kazanımın yürüyeceğimiz uzun yolda bir bebek adımı olduğunun da farkındayız ama bu adımın Yemeksepeti’ndeki tüm çalışanların örgütlenmesi için bir adım olacağını umuyoruz.”

“Sudan bahanelerle sendikalı olduğumuz için işten çıkarıldık”

Yemeksepeti işçisi dün öğlen saatlerinde işten çıkarıldıklarını öğrendiklerini aktardı. İşten çıkarılma sebepleri ise “kurye motoruna iki kişi binmek” olarak gösterildi. Yemeksepeti işçisi bu kararda iki gün önce TÜMTİS’in yaptığı açıklamanın da etkili olduğunu belirtti. Bu süreçte yaşananları ise şu şekilde aktardı:

“Firma kendi içinde çok ciddi usulsüzlükleri hatta yasa dışı durumları bile tolere edebiliyor”

“Bir arkadaşımız işe geç kaldığında diğerinden rica ediyor ve işe gidiyorlar. Diğer kişi ise depo müdürü kendisini bir yere götürmesini istiyor. Bunu çok açık yüreklilikle söyleyebilirim ki firma kendi içinde çok ciddi usulsüzlükleri, hatta yasa dışı durumları tolere edebiliyor. Örneğin depocu arkadaşlarımız 16 saatlik vardiyalarla çalışıyor bazen. Bu motora iki kişi binmekten daha büyük tehlike arz ediyor bence. Veya motora alabileceğimiz bir üst ağırlık limiti var. Normalde onu aşmamak gerekiyor ve iş güvenliği kurallarında geçiyor bu. Ama paket dağıtımında bu üst limitin iki katına çıkan ağırlıklarla teslimat yapmak zorunda kalıyor çalışanlar. Böyle usulsüzlükleri tolere edebiliyorken sırf sendikalı olduğumuz için işten çıkarılıyoruz.”

Maaşların eksik yatmasının mazereti: “Vergi dilimine girmişsinizdir”

Yemeksepeti işçisi depolarındaki sendika mücadelesindeki önemli uğraklardan biri olarak Mayıs ayında gerçekleşen ve mesai ücretlerinin yatırılmaması üzerine gelişen süreci gösteriyor.

“Mayıs ayının son ücret dağıtımında muhasebe bir hata yaptı ve düzeltilebilir bir hataydı aslında çok da büyük bir şey değildi en başta. Ben de dahil birçok işçiye ücretleri eksik yatırıldı. Yöneticilere ulaşmaya çalıştık ve kendi yöneticilerimizden bir muhatap bulamadık. Mesailerimizle birlikte bazı çalışanların ana ücretleri bile tam yatırılmadı. Yöneticilere bir şekilde ulaştığımızda ise bize vergi dilimine girmiş olabileceğimizi bu yüzden maaşları eksik aldığımız gibi gülünç bir cevap verdiler. Bu olaydan sonra çalışanlarda yöneticilere karşı bir tepki oluşmaya başladı ve tersinden sendikaya dair olumlu düşünceler meydana gelmeye başladı. Çevremizde de bizim sendikalı olduğumuz bilindiğinden gelip bize soruyorlardı.”

“Mesaiyi yaptık ama ücretleri vermeye gelince üstlerine açıklayamadılar”

Yemeksepeti işçisi bu süreçte çok fazla mesai ücretinin biriktiğini söylüyor. Bu ücret yatırılmadığında ise yöneticiler tarafından “biz parayı veremeyiz,bunu üstlerimize açıklayamayız” cevabı almış.

“Ama mesai yaptırırken de yaptırıyorlardı pekâlâ. Daha sonra bunu izin olarak kullandırtabileceklerini söylediler ama bu durumda da ben onlara güvenemezdim çünkü zaten en başta benim hakkımı gasp ettiler ve yeniden onlara güvenmem için bir sebep yoktu. Kaldı ki bu durum depodaki işlerin de aksamasına yol açacaktı çünkü gerçekten çok fazla mesai ücretim birikmişti.”

“Kamuoyu baskısı ile maaşımı alabildim”

Yemeksepeti işçisi maaşını ise 3 ay sonra bir kamuoyu baskının oluşmasıyla alabildiğini aktardı ve “En sonunda Yemeksepeti İşçi Komitesi Twitter hesabından bu durumla ilgili bir Tweet attık ve çok olumlu geri dönüşler aldık bunun altına. Hatta bazı insanlar da o duyarlılıkla beraber firmanın sahibini etiketleyerek yorumlar yaptılar. Hemen arkasından, 1 gün sonra aradılar bizi ve paranızı vereceğiz dediler. Benim param 3 ay gecikti ama kamuoyunun yarattığı basınçla en sonunda yatırmak zorunda kaldılar” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Bir Cevap Yazın