Eğitim Haberler Makale

Yükseköğretim Evreni Sınırlı Sayıda Üniversite Etrafında Dönüyor- Alaaddin Dinçer

Üniversitelerin 2022 İzlenme ve Değerlendirme Raporu Yayımlandı. Rapor bie anlamda üniversitelerin karne işlevini görmekte.Üniversitelerin her birinden ayrı ayrı elde edilen veriler üzerinden hazırlanan Rapor 74 gösterge başlığını içermekte. Raporda yer alan 74 gösterge içerisinden seçilmiş bazı başlıklara bakıldığında  iyimser olmamızı gerektiren sonuçlar ile karşıleşmak isterdik.Ancak Raporda yer alan bulgular,ne yazik ki Türkiye’nin yükseköğretim evreninin 50 üniversite etrafında dönmekte olduğunu göstermekte.Oysa kamu ve özelde 31’i son beş yılda kurulmuş 208 yükseköğretim kurumu bulunmakta.Örgün yükseköğretimde öğrencilerin yüzde 82,29’u kamu yüzde 17,71 özel üniversitelerde okumakta.Son beş yılda 20 kamu 11 özel üniv kurulmuş.Kamu üniv 378 bin, özel üniv ise 62 bin akademik ve idari personel görev yapmakta.Niteliklerinden bağımmsız hemen hemen bütün kamu üniv akademik personele düşen öğrenci sayısıında ciddi azalmaların olduğu görülmekte.Rapor için veri toplananyürütülen üniv sayısı 200’dür.

Alaaddin Dinçer
Alaaddin Dinçer Eğitimci -yazar-Eğitim Sen Eski genel başkanı

Rapordan örnekler,  

-Öğrenci başına 10 ve üzerinde kitap düşen üniverite sayısı 332’tür.

-ARGE Harcaması yapan üniv sayısı 188’dir.Bütçelerinde ARGE faaliyetlerine yüzde 15’in üzerinde  bütçe ayıran üniversite sayısı 5,yüzde 1’in altında bütçe ayıran üniversite sayısı 69’dur. Yarırım bütçeleri içinde ARGE faaliyetlerine yüzde 15 ayıran üniv sayısı 47’dir.Yüzde 1’in altında bütçe ayıran üniv sayısı 81’dir.

-Yabancı öğrenci bünyesinde barındıran üniv sayısı özelde 72 devlette 126’dıt.Yabancı öğrenciler hem devlet hem de özel üniv için gelir kapısı olmuş.

-Uluslararası değişim programlarına öğretim elemanı 5’in altında katılım sağlayan üniv sayısı 100 olup,20’nin üzerinde katılım sağlayan üniv sayısı 36’dır.

-103 üniv KPSS ‘de ilk yüzde 5 lik dilime en az bir progranı girmiş,geriye kalan üniversitelerin programlarından yüzde 5 lik dilime giren üniv yok.İlk yüzde 5’lik dilime giren ğrogram ayısı 10 ve üzerinde olan üniv sayısı 17’dir.Bu sayı ALES’te 108’dir. Program olarak 560 programdan mezun olanlar ilk yüzde 5’lik dilime girmiş..

-Yurt içinde mezun olarak ilk işine başlayan mezunu olan üniv sayısı 172 olup mezununun ilk işe başlama süresi 6,4 sy sürmüş. Mezunu 7 kişi ve üzerinde iş bulan  üniv sayısı 50’dir

-30 Mezun veren üniv değerlendirmeye alınmıştır.Normal süresi içinde üniv bitirenlerin oranı yüzde 60 olup süre uzatmı yapanların veya üniv terk edenlerin oranı yüzde 40’dır.Mezuniyet süresi hesaplanan üniv sayısı 179’dur.Normal süresi içinde eğitimini tamamlama oranı yüzde%50’nin üzerinde olan üniv sayısı 32’dir.2021*22’de yükseköğretim programlarından 903 bin 673 kişi mezun olmuştur.

-164 üniversitenin öğretim elemanları Cumhurnbaşkanlığı,YÖK,TÜBİTA,TÜBA veya TUSEB’den bilim ve sanat teşvik ödülü alamamış.Bu ödüllere layik görülen üniv sayısı 36’dır.

-En az bir programı bile akridite olmayan üniv sayısı 106’dır.20 programı akridite olan üniv sayısı 14’tür.

-Doktora programlarından 1 mezun bile veremeyen üniv sayısı 41’dir.100 mezun veren üniv sayısı ise 30’dur.

-5’in altında araştırmacı istihdam eden üniv sayısı 164’tür.50’nin üzerinde araştırmacı istihdam eden üniv sayısı sadece 5’tir.

-Topluma hizmet ve sosyal sorumluluk projesi 140 üniv üretmiş,60 üniv bu kategoride yer almamaktadır. 20’nin üzerinde proje üreten üniv sayısı 36’da kalmıştır.

-İş dünyasının mezunların memnuniyet oranı yüzde %50’nin altında olan üniv sayısı 135’tir.Yüzde 90’nın üzerinde olan sayı  ise 17’dir.

Sonuç olarak, Raporda yer alan ve bir bölümünü yukarıda ele aldığımız verilerden ve  başka diğer göstergelerden de anlaşılacağı gibi üniv arasındaki nitelik makası sürekli açılmakta.Nicelik büyümesi bir bölüm üniv niteliğe yansımamış gibi görünmekte.Bir bölüm üniv ilerleme ve gelişme olduğu görülmekte.Ancak üniv büyük bölümünde ilerleme ve gelişme ya çok az  görülmekte ya da hiç gçrülmemekte. O nedenle geride kalan ve ilerde giden üniv yetişme çabasında olan üniv daha çok desteklenmesi/güçlendirilmesi ve teşvik edilmesi gerekmekte .Bir bölüm üniv gerçek manada üniv görünümü sergilerken,özellikle taşrada yer alan oldukça yüksek sayıda üniv yüksekokul düzeyine bile ulaşamayan birer kuruma dönüşmüş durumda.Dolayısıyla kurumlardan mezun olup meslek insanı olarak iş yaşamına başlamada da büyük farklılar oluşmskta.Bu durumun en somut örneklerini iş dünyasının mezunlara ilişkin memnuniyer oranları ile sosyal sorumluluk projelerini bile gerçekleştiirmekte zorlanan üniv görmek mümkün.

Üniversitelerin en azından bir bölümünde görülen kısmi iyileşmeler,üniversitelerin demokratik özgürlükçü olmadığına, bilimin özgürce yapılmadığına  ve akademiyanın özgürce eleştiri yapma  ve fikrini söylemesinin önündeki engellerin devam etmekte olduğuna yönelik eleştirileri ortadan kaldırmıyor. Özgürlüğün sınırlandığı veya hiç  olmadığı ortamlarda bilimin özgürlüğünden de söz etmek maalesef mümkün olmamakta.Türkiye üniversite yönetimleri bu evrensel kavramları benimsmekte/içselleştirmekte ve uygulanmakta zorlanmaktadır.O nedenle gerçek ve sahici bir analiz yapmak, öncelikle bu engelleyici ve yasaklayıcı uygulamaları kaldırmaktan geçmektedir.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir