Telgraf haber:

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki birinci yerleştirme sonuçlarını “meb.gov.tr” internet adresinden açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada LGS kapsamındaki birinci yerleştirmenin sonuçlarına göre öğrencilerin yüzde 93’ü tercih ettiği okullardan birine yerleşti. Yapılan yerleştirmeler sonrası, sınavla girilen okulların yüzde 95’inde doluluk sağlandı.

Eğitim Sen sınavlara itiraz etmişti. “Eğitimde uzun yıllardır var olan eşitsizlikler, salgın ve uzaktan eğitim sürecinde daha önce hiç olmadığı kadar derinleşmiştir. Sınavlar üzerinden yapılan eleme ve yönlendirmeler, zaten eşit ve adil olmayan bir eğitim sistemi yeni eşitsizlikler ve adaletsizlikleri beraberinde getirmektedir”

Covid-19 salgını nedeniyle okulların uzun süre kapalı kalması nedeniyle, pek çok öğrencinin uzaktan eğitime erişemediğine dikkat çeken Eğitim Sen, “LGS (Liselere Geçiş Sistemi) sınavların kapsamında değişiklik ya da seyreltme yapılmayarak öğrencilerin bütün örgün eğitim müfredatından sorumlu tutulması yeni haksızlıkları ve adaletsizlikleri beraberinde getirecektir” ifadeleri ile sınav odaklı eğitim sisteminin olumsuz sonuçlarına vurgu yaptı.

Sınav öncesi Eğitim Sen Genel Merkezi’nin yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:

“Talepler yok sayıldı”

İlkokul ve anaokulu öğrencilerinin yanı sıra 8’inci ve 12’nci sınıflarda bir süre yüz yüze eğitim uygulanmaya çalışılsa da, salgının seyri öğrencilerin okullarından uzun süre ayrı kalmasına neden olmuştur. Çocuk ve gençler uzun süre yüz yüze eğitimden ve okullarından uzak kalmış, bu durum öğrencilerde akademik, sosyal ve psikolojik kayıplar yaşanmasına neden olmuştur. Salgının yaygınlaştığı ve eğitim bileşenlerinin büyük risk altında olduğu dönemlerde TTB başta olmak üzere, çok sayıda bilim insanının itirazına rağmen sınavların ertelenmemesi öğrencilerin eğitim hakkı ve sağlığı ile ilgili kaygıların yok sayılmasına neden olmuştur.

“Eğitim sistemi sınav odaklı”

Eğitim sistemimiz ilkokuldan başlayarak üniversite sonrasına kadar, kelimenin tam anlamıyla yarışma ve elemeye dayalı, sınav odaklı bir anlayış doğrultusunda oluşturulmuştur. Eğitim sistemi öğrencileri eğitmek, onların çok yönlü olarak gelişmelerini sağlamak yerine her yıl milyonlarca öğrencinin girdiği merkezi sınavlara hazırlayan sağlıksız bir yapıya bürünmüştür. Türkiye’de okullar, mevcut sistemin ekonomik ve siyasal ihtiyaçları doğrultusunda sürekli olarak yeniden yapılandırılmaktadır. Okula adım attıkları andan itibaren çocukluklarını bile yaşamadan tam anlamıyla bir yarış içine sokulan çocuk ve gençler arasındaki eğitim rekabeti sadece okulda değil, günlük yaşamın her alanında hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. MEB öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda istedikleri okulda okuma koşullarını sağlamak yerine, öğrencilerin hangi okula gideceğine, hangi dersleri alacağına tek başına karar vererek dayatmacı bir tutum sergilemektedir.

“LGS’nin özü yoksul çocuklarını imam hatiplere yönlendirmek”

Ortaöğretime geçiş sistemi (Liselere Geçiş Sistemi) açısından baktığımızda iktidarın hayata geçirmeye çalıştığı eğitim politikasının özünü, özellikle yoksul emekçi çocuklarını meslek liselerine, imam hatip liselerine ya da açık liselere yönlendirerek, çocuklara bir anlamda “Kırk katır mı, kırk satır mı?” dayatması yapmak olduğu anlaşılmaktadır. Bugüne kadar, çeşitli adlar altında ulusal (ABİDE) ve uluslararası (TIMSS, PISA) yapılan sınavlarda ortaya çıkan sonuçlar üzerinden yapılan değerlendirmeler, çocuk ve gençlerimizin matematik bilmeyen, soyut düşünemeyen, doğadaki olayları algılamakta ve yorumlamakta bilimsel anlamda yetersiz kaldıklarını, diğer ülkelere göre oldukça geride olduklarını göstermektedir.

“Öğrenciler sınav cenderesinden kurtarılmalı”

İlköğretimden başlayarak üniversiteye kadar, sürekli olarak yapılan sınavlara endekslenmiş bir eğitim sisteminin nitelikli olması mümkün değildir. Öncelikli olarak yapılması gereken, öğrencilerimizi sınav cenderesinden kurtarmaktır. Eğitimin hiçbir kademesinde öğrencilere ve dolayısıyla ailelerine dayatmada bulunulmamalı, eğitim sisteminin öncelikli sorunu olan ‘sınav merkezli eğitim’ anlayışı terk edilmelidir. Her öğrencinin kendi ilgi ve becerisi doğrultusunda hangi alanda okuyacağına kendisinin karar vereceği eğitim sistemi oluşturulmalıdır.”

Yerleştirme nasıl yapıldı?

LGS’de öğrenciler liselere Merkezi Sınav Puanına Dayalı Yerleştirme (sınavlı) ve Yerel Yerleştirme (sınavsız) olarak yerleştirildi.

Öğrenciler, ikamet adresleri, okul başarı puanları ve devam-devamsızlık gibi kriterlerle Anadolu liseleri, meslek liseleri ve imam hatip liselerine, okul türü ve kontenjanına göre okul başarı puanları ile tercihler yapabildi. Öğrencilere bu yerleştirmede en az 3, en fazla da 5 tercih hakkı sunuldu.

Öğrenciler, yerleştirme sonuçlarına TC kimlik numaraları ve doğum tarihleri ile “sonuc.meb.gov.tr” internet adresinden ulaşabilecek.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here