Malatya’nın Doğanşehir ilçesi Dedeyazı Mahallesi’nde yaklaşık 20 yıl önce kurulan maden ocağı doğal yaşamı katlediyor. Çevre köyleri de etkileyen maden ocağı çalışmaları, en büyük zararı Yelli Gedik Mezrası’na veriyor. Madenden çıkarılan enkaz, hafriyat kamyonlarıyla mezranın içinden taşınıyor. Köylülerin evleriyse bu ağır araçların geçişi sırasında büyük hasar görüyor.

MA’dan Barış Polat’ın haberine göre, Alevi yerleşim yeri olan mezrada halkın taleplerine devlet sessiz.

“5 ton kayısı elde ediyordum, şimdi hepsi kurudu”

Toprağı işleyerek burada varolduklarını belirten ve maden ocağı sebebiyle ağaçların kuruduğunu söyleyen Kazım Öcal, “Madenden çıkarılan enkaz hafriyat kamyonlarıyla bizim mezranın içinden geçiyor. Kamyonlardan çıkan toz kayısı ağaçlarını kuruttu. En son ağaçlarımı kesmek zorunda kaldım. Geçimimizi kayısıdan sağlıyorduk. Şu an geçim kaynağımızı kesmek zorunda kaldık. Çünkü ürün elde edemiyorduk. 120 kök ağacım vardı. Yılda 5 ton kuru kayısı elde ediyordum. Hepsi bu tozdan dolayı kurudu. Yine mezradaki diğer kayısı ağaçları da kurudu. 25 yıllık bahçem yok oldu” dedi.

ÇED raporunun olması şikayetleri engelliyor

Savcılığa bu durum sebebiyle şikayette bulunduğunu ancak olumlu bir dönüş alamadığını belirten Öcal, yaşanan süreci şöyle anlattı:

Ziraatçılar getirildi. Bana ağaçlarımın tozdan kurumadığını söylediler. Ama zarar oluyormuş dedi. Bana gün içerisinde sulama yaptıklarını söylediler. Evet, bir traktörle yolda sulama yapıyorlar ama bu sıcakta yarım saat sonra tekrar eski haline dönüyor. Bunun adını da sulama koymuşlar. Yol hemen evimin dibinden geçiyor. 60 tonluk TIR’lar geçiyor köyün içinde. Bu TIR’lar geçtiği zaman evlerimiz sarsılıyor. Deprem etkisi yaratıyor. Biz bunları dile getirdik. Ama bir şey çıkmadı. Kaymakamlığa da söyledik. Yaptığımız başvuru madene verilen Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu nedeniyle boşa düştü. ÇED raporu olduğu için bu durumu uygun gördüler.

Hayvanlar otlayamıyor

75 yaşındaki İmam Şevki ise mezranın içinden tonlarca ağırlıklı kamyonların geçmesi sebeiblye otların da toz içinde kaldığını ve hayvanların otlayamadığını belirterek “Tozdan dolayı evimizin önünde oturamıyoruz. Günde 10 – 20 kamyon geçiyor. Bu kamyonlar sürekli toz yapıyor. Burada hayvan besliyoruz. Onlarda etkileniyor. Ben bu yaşımda hayvanlarımın peşinden koşturuyorum. Toz tüm otları kaplıyor. Hayvan ot bulamıyor. Kamyonlar bazen koyunları ezecek duruma geliyor. Hayvanlarımız yoldan eve giderken sürekli kamyonlar geçiyor. Biz her gün bu tozu soluyoruz. Toz her şeye zarar veriyor. Bu mezradan geçen yol madenin yolu değil ki” ifadelerini kullandı.

Bir Cevap Yazın