fotoğraf Anıl

Covid-19 salgını ile birlikte engelli yurttaşların yaşam koşullarının daha da kötüleştiğine dikkat çeken Engelli Hakları Federasyonu Başkanı Cemalettin Gürsoy, “Pandemi zaten evlerinde hapis hayatı yaşayan engelli bireyleri daha da fazla izole bir hayatın içerisine sürükledi. Bu süreçte çok mağdur edildik”

Olağan zamanlarda dahi engelli yurttaşlar temel hak ve özgürlüklerden yararlanamıyor, yaşamsal önemde olan hizmetlere ulaşmakta zorlanıyor. Covid-19 salgını da önceden var olan eşitsizlikleri derinleştirdi, ayrımcılığın boyutlarını ortaya çıkardı. Pandemi ile birlikte engelli bireylerin yaşadığı sorunlar giderek artıyor.OECD-AB ve Türkiye’nin verilerin göre, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i engelli bireylerden oluşuyor. Yani dünya genelinde 1 milyar engelli var.Türkiye’de ise Ulusal Engelli Veri Tabanı’na göre engelli birey sayısı 1.559.222. (Ancak resmi olmayan rakamlara göre yüzde 13 düzeyinde, 9 milyon olduğu söyleniyor). Bunların yüzde 27’si 0-21 yaş, yüzde 36’sı 22-49 yaş, yüzde 37’si ise 50-64 yaş arasında. Yaşla birlikte engellilik oranı artıyor.

OECD ülkelerinde 20-34 yaş arasındaki engelli birey oranı yüzde 6. Bu oran 35-49 yaş arasında iki katına çıkıyor. 50-64+ yaş arasında ise yüzde 24’ü buluyor.Engelli bireyler açısından toplumda farkındalık yaratabilmek ve toplumdaki bireylerin, engelli bireyler ile empati kurmasını sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler (BM), 10-16 Mayıs günlerini kapsayan haftayı Engelliler Haftası olarak kabul ediyor.

Gazete Karınca’ya konuşan Engelli Hakları Federasyonu Başkanı Cemalettin Gürsoy, engelli yurttaşların yaşadığı sorunlara dikkat çekti.

Engelli Hakları Federasyonu Başkanı Cemalettin Gürsoy

Pek çok hakka ulaşamadılar

Engelli yurttaşlar, salgın sürecinde eğitim, sağlık, gıda, istihdam ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor.

Engelli Hakları Federasyonu Başkanı Cemalettin Gürsoy, Covid-19 salgınının en çok engelli yurttaşları etkilediğini söylüyor.

Gürsoy, engelli yurttaşların yaşadığı sorunlara şu sözlerle dikkat çekti:Eğitim, sağlık, ulaşım gibi temel haklarımızdan zaten yeterince yararlanamıyorduk. Pandemi ile birlikte sağlığa, eğitime, gıdaya ve pek çok şeye ulaşmakta sorun yaşadık. Zaten evlerinde hapis hayatı yaşayan engellileri daha da fazla izole bir hayatın içerisine sürükledi. Omurilik felçlisi olan, tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşayan ve kronik hastalığı olan engelli bireyler bu süreç çok mağdur edildi. İşsizlik sorunu engelli bireyler için kronikleşen bir sorundu ama pandemiyle birlikte işsizlik daha da çok arttı.

İktidar salgında korumadı

AKP’nin Covid-19 salgını ile mücadelede engelli yurttaşların hayatlarını kolaylaştırmak için aldığı önlemler yok.

İktidarın salgın sürecinde engelli yurttaşları korumadığını ve bir önlem almadığını belirten Gürsoy, yasaların uygulanmadığının altını çiziyor.Maalesef ülkemizde bu hastalıkta bir kez daha gördük ki bürokrasinin bu kadar yoğun işlediği bir ortamda düzeltme reformlardan da bahsedebilmek mümkün değil. Bizim derneklerimize açılış izni bile verilmezken iktidar partisi Türkiye genelinde kongreler yaptı. Bunlar salgını riskini tetikledi. Engelli bireyler, Covid-19 salgını riskine açık bir gruptur. Engelli bireylerin çoğu aşı önceliği bekliyor. Ne yazık ki aşı beklerken içimizde kaybettiğimiz arkadaşlarımız oldu. Tam kapanma diye bir genelge yayınlandı. Engelli bireyler, tam kapanma döneminde izin hakkını kullanamıyor. Birçok hakkımızdan mahrum kaldık. Yasa, yönetmelik var ama bu yasaya uyan yok. Engelli bireyleri salgına karşı koruyan önlemler alınmadı.

‘İki arada bir deredeyiz’

Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün “Süreli Engelli Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Alınan Tedbirler” konulu resmi yazısında süresi 1 Ocak 2020’den itibaren dolan süreli engelli raporları, 1 Eylül 2021’e kadar geçerli kabul edilecekti. Bu süreçte raporunu yenilemek veya ilk defa rapor çıkarmak talebiyle sağlık hizmet sunucularına başvuranların taleplerinin de karşılanmaya devam edileceğini belirtmişti.

Gürsoy, bu yönetmelikle birlikte engelli yurttaşların emeklilik maaşları ve alınan yardımlarda sorunlar yaşadığını söyledi.

Gürsoy, “Artık kurumlar süreli veya süresiz engelli raporunu yeniden isteyebiliyor. Bu yönetmelikle birlikte pandemi döneminde engelli bireyler, rapor alamadığı için engelli maaşları, valiliklerden ve belediyelerden aldığı yardımlar kesildi. 8- 9 ay sonra rapor alanlar var. Bu aradaki geçen süreçte engelli maaşlarını daha sonra alamadılar. Raporlardaki kelime oyunlarıyla, engel oranları budanarak erken emeklilik malulen emeklilik, kontrol adı altında engel oranı yüzde 40’nın altına düşürülüp mağdur edilen binlerce engelli yurttaş var. Engelli bireylerin hakları elinden alınıyor. İki arada bir deredeyiz” dedi.


Toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği, “Yeni Korona Virüs’ün (Covid-19) Engelliler Bakımından Durumu Hakkında Bilgi Notu’nda engellilerin yaşadığı sorunları şu şekilde kamuoyuyla paylaşmıştı:

  • Resmi veya özel kurum ve kuruluşlarda işlemleri olanlar hizmetlere erişememektedir. Bilgi sistemleri üzerinden sağlanan hizmetler hem yetersizdir hem de herkesin ulaşımı söz konusu değildir
  • Sağlık sistemine ulaşmakta da önemli sorunlar görülmektedir
  • Rutin alınması gereken tedaviler aksamaktadır. Bu başka hastalıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır
  • Her ne kadar raporlu ilaçlar için hastaneye veya doktora gitmeden ilaçların alınması sağlanmışsa da yeşil reçeteli ilaçlar bu kapsamın dışında kalmıştır,
  • Sadece hastanelerde alınması gereken rutin sağlık hizmetlerinin alınamaz hale geldiği görülmektedir
  • Rehabilitasyon hizmetleri alınamamaktadır
  • Çeşitli nedenlerle yenilenmesi ve alınması gereken sağlık kurulu raporların alınamamasıyla; emekli aylığının kesilmesi, engelli aylıklarının kesilmesi veya bağlanamaması söz konusudur
  • Her ne kadar devlet bünyesinde çalışan kesimlere idari izin verilmişse de benzer bir izin özel sektörde çalışan engellilere verilmemiştir
  • İlk işten çıkarılma ihtimali olanlar yine engelli bireylerdir
  • SGK sistemine dahil olmayanların ve gündelikçi olarak çalışanların tüm gelirleri kesilmiştir.
  • EBA sisteminde kullanılan dil işitme engelliler bakımından anlaşılamazdır, işaret dili ile tercüme bulunmamaktadır
  • EBA sistemi görme engelliler bakımından eğitimler erişilebilir değildir
  • İnternete erişimi olanlar ile olmayanlar arasında eğitim kalitesinde önemli farklar oluşmaya başlamıştır
  • Özel eğitim hizmetleri tamamıyla durmuştur ve bir alternatif de geliştirilmemiştir
  • Halka, Covid-19 kapsamında yapılan bilgilendirmeler her engel grubu bakımından erişilebilir değildir. Örneğin işitme engelliler ve öğrenme güçlüğü çekenler bakımından hazırlanmış bilgi notları bulunmamaktadır.

Birleşmiş Milletler ise “COVID-19 VE ENGELLİ BİREYLER” raporunda eşit, kapsayıcı ve esnek toplumlar oluşturmak için önerilerini şu şekilde sıraladı:

  • Sosyoekonomik müdahalelerde engelli bireylere öncelik verilmelidir. Ulusal ve ulus altı ekonomik modellerin ve varsayımların, engelli bireyleri orantısız olarak etkileyen boşlukların belirlenmesi ve engellilerin sürece dahil edilmesinde yetersiz yatırım maliyetlerinin de hesaba katılması için eleştirel olarak gözden geçirilmesi gerekir
  • Engellilerin ulusal müdahale ve iyileşme planlarına dahil edilmesi ve bu konuda yetkilendirilmeleri takip edilmelidir. Uzun vadeli, kapsayıcı bir müdahale kapsayıcı ulusal kalkınma planlama ve finansman süreçleri ile yakından ilişkili olmalıdır. Engelliliğin, tüm COVID-19 eylem ve sistemlerinde izleme ve hesap verilebilirliğe sahip olabilmesi için bir gereklilik olmalıdır
  • Engelli bireylerin sağlık durumları iyileştirilmelidir. Bu erişilebilir sağlık sistemleri inşa etmeyi, sağlık personelinin haklara dayalı eğitimini, engelli bireyler için evrensel sağlık kapsanmasının sağlanmasının SKH hedeflerine ulaşmak için temel taşı olarak alınmasını gerektirir. Ayrıca, engelli bireyler için sağlık belirleyicilerinin iyileştirilmesi kritik bir önem taşımaktadır
  • Sürdürülebilir ve engellileri kapsayan sosyal koruma sistemleri kurulmalıdır. Yaşam döngüsü boyunca engellilikle ilgili ekstra maliyetlere yönelik evrensel engellilik ödenekleri, bunların temel gelir güvenliğini amaçlayan istihdam ve diğer sosyal yardım programlarıyla uyumlu olacak şekilde tasarlanmalıdır
  • Topluma dayalı çözümlere ivedilikle yatırım yapılmalıdır. Bakım kurumlarında yaşayan engelli bireylere özellikle dikkat edilmeli ve sermaye, kurumlardan taburcu etme stratejilerini başlatmak, hızlandırmak ve tamamlamak ve toplum temelli çözümlere geçiş için kullanılmalıdır
  • Her şeyden önce risk durumları ve insani açıdan acil durumlarda engellilerin korunması ve güvenliklerinin sağlanmasını ile bu yönde “etkili tedbirler alınması” hükümetlerin yükümlülükleri arasındadır. Haber: Yadigar Aygün

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here