Gezi’de polisin attığı gaz fişeğiyle ayağından yaralanan Aydın Aydoğan, 6 yıl önce İstanbul 3. İdare Mahkemesi’ne başvurarak İstanbul Valiliği ve İçişleri Bakanlığı aleyhine 100 bin lira manevi, bin lira da maddi tazminat davası açtı. Tazminat davası mahkeme tarafından reddedilirken dosya Danıştay’a taşındı.

6 yıldır Danıştay’da bekletilen dosya geçtiğimiz Cuma günü görüşüldü ve Aydoğan’ın tazminat talebi reddedildi. Danıştay’ın kararına tepki gösteren Aydoğan, “Hastaneden alınan ‘gaz fişeği ile vurulmuştur’ raporumuz olmasına, daha sonraki iki ameliyat epiktiz raporlarını sunmamıza, yüzde 43 sürekli engelli raporunu iletmemize rağmen Danıştay dosyayı dahi hiç okumadan bu şekilde bir karar aldı” dedi.

‘Dosya okunmadı, şahitler dinlenmedi’
Aydoğan şöyle konuştu:

“Gezi sürecinden hemen sonra başlatmış olduğumuz hukuki mücadelemizden bir tanesi de İçişleri Bakanlığı ve idare hakkında açmış olduğumuz 1000 TL’lik maddi 10 bin TL’lik manevi tazminat davasıydı. 2015 yılında 3 idare mahkemesi açtığım tazminat davasını uygun bulmadığını belirtmiş, ‘tedbirini almadan Taksim’e gittiği için asli kusurlu kendisi’ demişti. İdarenin herhangi bir kusuru olmadığına karar vermişti. Daha sonra biz dosyayı Danıştay’a gönderdik. Tam 6 yıldır Danıştay 10. dairede bekliyordu, geçtiğimiz Cuma günü sonuçlandı.

Danıştay 10. daire tazminat davasına idarenin savunmasını doğrudan hüküm kısmına yazarak siyasi bir karar vermiştir. Daha öncede 3. İdare Mahkemesi’nde de Taksim İlk Yardım Hastahanesi’nden alınan ‘gaz fişeği ile vurulmuştur’ raporumuz olmasına, daha sonraki iki ameliyat epiktiz raporlarını sunmamıza, yüzde 43 sürekli engelli raporunu iletmemize rağmen Danıştay dosyayı dahi hiç okumadan bu şekilde bir karar almıştır.

Ayrıca dava süreci boyunca ilk vurulduğumda beni hastaneye ambulans ile ulaştıran arkadaşımıdavaya şahit olarak dinletmek istedik. Eski TTB başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan da parkın içinde bana ilk müdahaleyi yaptığını kanamamı durdurup benim hastaneye ulaşmam gerktiğini söylemişti. Hem ceza davasında hem de tazminat davasında mahkeme ve savcılık şahitlerimizi dinlemeye dahi tenezzül etmeden karar alabiliyor lakin uydurma ‘gizli tanık’ adı altında insanları gece vakti evlerinden alıp cezaevlerine atabiliyor.

Bu ve buna benzer kararlar ülkenin ne hale geldiğinin bir örneğidir. Adaletin ne hale geldiğinin de göstergeleridir. Biz devlet içerisindeki mafyayı, çetleşmeyi yıllar önce görmüş ve Gezi Parkı’na biraz da bu yüzden gidip ‘bu düzene artık yeter’ demiştik. Gören gözlerimizden bedenlerimizden vurdular, canlarımızı aldılar ama mücadeleye devam ettik. Gezi direnişinin 8 yılında adaletsizlik katlanarak devam ediyor. Bu davayı da Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacağız.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here