Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi İstanbul Milletvekili Özgül Saki’nin kaçak madenler ve bu madenlerdeki iş cinayetlerine dair meclis araştırma önergesi verdi.

Özgül Saki

Önergenin gerekcesi

Kamu madencilik kuruluşlarının kapatılması, özelleştirilmesi verödovans (kiralama) yöntemi ile özel sektöre devredilmesi ile son yıllarda kaçak maden işletmeciliği büyük bir artış göstermiştir.  Denetim dışı “kaçak” ocaklarda her yıl yüzlerce işçi hayatını kaybetmekte ve ölümlerin üstü örtülmektedir. Hiçbir resmiyeti ve çalışma güvenliği olmayan kaçak ocaklarda artık yaygın olarak göçmen işçiler çalıştırılmaya başlanmıştır. Denetimsizliğin getirdiği son nokta Afganistan uyruklu işçi Vezir Muhammed Nourtani’nin 10 Kasım günü Zonguldak’ta kaçak maden ocağında ölmesi ve patronlar tarafından bedeninin yakılarak ormana bırakılmasıdır.

Kaçak ocaklar, 50 yılı aşkın süredir varlığı bilinmesine rağmen işletilmeye devam edilmektedir. Özellikle Zonguldak’ta kamu işletmelerinin yanı sıra rödovans yöntemiyle özel sektörce üretim yapılmaktadır. Ayrıca bu sahalarda alt taşeron kullanılması yasakken tamamına yakınında kaçak ocaklar ve taşeron işletmeciler bulunmaktadır. Rödovans şirketleri kendi sahalarında kaçak olarak çalışan maden ocaklarında üretilen kömürü satın alarak ya da belli bir bedel karşılığında sevk irsaliyesi keserek legal hale getirmektedir.

TMMOB Maden Mühendisleri Zonguldak Şubesi’nin Zonguldak Valiliği’ne sunduğu rapora göre, denetimsiz ve kayıt dışılığı teşvik edercesine kaçak olarak üretilen kömürüalan kömür depoları ve aracı şirketler tespit edilerek faaliyetlerine son verilmemekte, bu ocaklara sağlanan elektrik ve su bağlantısı araştırılmamakta ve diğer yasal işlemler uygulanmamaktadır.

Dönem dönem kaçak ocakların kapatıldığına yönelik haberler basında yer almaktadır. Aynı şekilde yakın zamanda Zonguldak’ta Vezir Muhammed Nourtani’nin ölümünün ardından da yerel gazetelerde ocakların kapandığına ilişkin haberler yapılmıştır. Ancak kaçak ocakların bulunduğu bölgelerdeki halkın anlatımı, bahsi geçen kapatma işleminin ocak girişine iki tahta çakılıp mühürlenmesi veya ocak girişinin dinamitlenmesi şeklinde yapıldığı, bu yolla yapılan kapatmanın göstermelik olduğu ve bahsi geçen ocakların kısa süre içerisinde tekrar kaçak olarak faaliyete geçtiği yönündedir.

Benzer şekilde kaçak ocakların bulunduğu bölgelerdeki halk tarafından; ocakta ölen işçilerin hastane önüne bırakılıp kaçılması, elektrik çarptığı süsü vermek için yıkandıktan sonra elektrik direği dibine bırakılması, trafik kazası süsü vermek için ölen işçilerin ısısız dağlarda yol kenarlarına bırakılması, ölen işçilerin kaçak şekilde gömülmesi gibi birçok olay bilinmektedir. Kaçak madenlerde ölen neredeyse her işçinin ailelerine bir miktar para verilerek ocak sahibi olarak gösterilip patronların sorumluluktan kurtulmasının değişmeyen bir Zonguldak gerçeği olduğu ifade edilmektedir. Bazı kaçak ocak patronlarının işçilere maaş vermediği, hakkını isteyenleri tehdit edip şiddet uyguladığı, Hakan Kornoşörneğinde olduğu gibi üye ya da yöneticisi olduğu iktidar partilerinin gücünü kullanarak yetkililere siyasi baskı uyguladığı gündeme gelmiştir.

Başta Zonguldak ve Şırnak olmak üzere Türkiye’nin çeşitli yerlerinde kaçak ocak sorunu kangrenleşmiş bir hal almıştır. Kaçak ocakların bildirimi ve imhasıTürkiye Taşkömürü Kurumuna (TTK) ait bir görev olmasına rağmen önleyici tedbirler alınmamaktadır. Kaçak ocaklarla mücadele için illerde komisyon kurulması, kaçak ocakların tespiti ve imhası, denetimlerin arttırılması, kanun dışı işlem yapan kömür depoları, aracı şirketler ve elektrik, su, sabit telefon gibi hizmet sunan kuruluşların tespiti, kaçak ocaklarda meydana gelen ölüm ve yaralanmaların önüne geçilmesi için yol haritasının belirlenmesi, kaçak ocaklarda gerçekleşen ve gizlenen ölümlerin açığa çıkarılması, sorumluların yargılanması amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını talep ediyoruz.

Bir Cevap Yazın