AKP’nin sosyal medyaya sansür getirecek yasa değişikliği hazırlığında olduğu günlerde, Kamu Görevlileri Etik Kurulu yayımladığı bir kararla kamu çalışanlarının sosyal medyada siyaset içerikli paylaşım yapmamasını istedi. Kamuda çalışan işçi ve memurların sosyal medyada kurumu karalamaması, herhangi bir siyasi yorumda bulunmaması yönündeki ilke kararı, bazı kamu kurumlarında işçileri korkutma aracına dönüştü.

Evrensel’den Damla Kızıltaş’ın haberine göre; Erdoğan’ın başbakan olduğu dönemde düğmesi olmayan cübbesini iliklemeye çalışması, cumhurbaşkanı olduğu dönemde de kendisiyle çay toplamasıyla büyük tepki toplayan Eski Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Temmuz 2021’de Kamu Görevlileri Etik Kuruluna atanmıştı. İktidara yakın tavırlarıyla sürekli gündem olan Güngör’ün başında bulunduğu Etik Kurul, 20 Eylül’de “Kamu Görevlilerinin sosyal medya kullanımında gözetmesi gereken etik ilkeler” başlığında bir karar açıkladı. Bu kararda kamu görevlilerinin sosyal medya paylaşımlarında dikkat etmesi gereken 8 ilke duyuruldu.

“Kurumu karalayacak paylaşımlardan kaçınmalı”

Kurulun kamu işçileri ve emekçilerinin sosyal medyayı kullanırken ‘uyması gerektiği’ ilkeleri içeren kararında, “Kamu görevlileri, kamu politikaları hakkında kamuya açık yorumlar yaparken veya bunlar hakkındaki kamuoyu tartışmalarına katılırken yürüttüğü göreve ilişkin tarafsızlığını tehlikeye atan davranışlardan kaçınmalıdır(…) Siyasi tarafsızlığını korumaya özen göstermeli, kamu hizmetinin tarafsızlığına şüphe düşürecek şekilde, herhangi bir siyasi parti veya girişimin lehine veya aleyhine kampanya yürütmemeli, yorum paylaşım ya da faaliyette bulunmamalıdır” ifadeleri yer aldı. Ayrıca kararda kamu görevlilerinin ‘Kurum itibarını koruma’sını ve kurumun güvenirliliğini zedeleyecek veya karalayacak paylaşımlarından kaçınması gerektiği belirtildi.

“Bütün işçiler hükümeti desteklemek zorunda mı?”

Kamu Görevlileri Etik Kurulunun kararı, tebliğ edildiği bazı kamu işyerlerinde çalışanlara imzalatılmaya başlandı. Konuya ilişkin Evrensel’e konuşan bir grup kamu işçisi, “İfade özgürlüğü deniliyor ama işçilerden imza istiyorlar. Tebliğ/Tebellüğ Belgesi hızlıca imzalayın denildi. İfade özgürlüğü varsa neden bu dayatma yapılıyor? Kamuda çalışan herkese imzalattılar. Anladığımız kadarıyla muhalif kesimi susturmak için hareket ediliyor. İşçilerin siyaset yapma hakkı elinden alınmaya çalışılıyor. İşini elinden gelenin fazlasıyla yapmaya çalışan işçileri sindirmeye mi çalışıyorsunuz? Bütün işçiler hükümeti desteklemek zorunda mı? Yanlışa yanlış denmesin istiyorlar. Kamuda özelleştirmeler olduğunda da ‘Hayır biz siyaset yapamayız’ mı diyelim? Bu doğru bir şey değil” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here