Hasta ve yaşlı bakım hizmeti veren 37 ülkeden 3 binden fazla sağlık emekçisiyle yapılan ankete göre, yüzde 52’si temel ihtiyaçlarını karşılayacak yeterlilikte dahi ücret alamıyor.

UNI Küresel Sendikalar Birliği (UNI Global Union) “Başkalarının Hayatta Kalabilmesi İçin Kendi Yaşamlarını Riske Atanlar” başlıklı saha araştırmasının raporunu yayımladı.

Kovid-19 pandemisinde geride bıraktığımız 1 yıl boyunca dünyanın dört bir yanında hasta ve yaşlı bakım emekçilerinin maruz kaldıkları koşulların ve yaşadıkları sorunların derlendiği çalışma, alanında bir ilk olma özelliği taşıyor.

Raporda paylaşılan istatistikler, bakımevlerinde çalışan veya bakıma muhtaç kişilere evde bakım hizmeti veren sağlık emekçilerinin karşı karşıya kaldıkları vahim tablonun birkaç ülkeyle sınırlı olmayıp dünya genelinde geçerli olduğunu gözler önüne seriyor.

150 ülkede toplam 20 milyon işçinin örgütlü olduğu UNI Küresel Sendikalar Birliğinin 4 Şubat ile 5 Mart 2021 tarihleri arasında gerçekleştirdiği saha çalışmasına Avrupa, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Afrika ve Okyanusya’da bulunan 37 ülkeden 3 binden fazla bakım emekçisi katıldı.

Araştırma kovid -19 salgınının en kötü etkilediği çalışan gruplarından olan bakım emekçilerinin, yaygın fiziksel ve sözlü şiddete, yetersiz personel istihdamı ve kişisel koruyucu ekipman eksikliğinin de eşlik ettiği çok tehlikeli koşullar altında çalıştığını ortaya koyuyor.

HEM FİZİKSEL HEM RUHSAL YIPRANMA
Araştırmaya katılanların yarısından fazlası barınma, gıda ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlarını dahi karşılamaya yeterli olmayan yoksulluk sınırında bir ücret aldığını belirtiyor. Çalışmanın en can alıcı bulgularından birisi de hasta ya da yaşlı bakımı alanında görev yapan sağlık emekçilerinin yüzde 65’inden fazlasının son bir yıl içerisinde bir hastasının ya da bir iş arkadaşının ölümüne tanıklık etmiş olması. Katılımcılar ağır çalışma koşullarına eşlik eden bu kayıplar sonrası yaşadıkları kaygı bozuklukları yahut farklı ruh sağlığı sorunları için yeterli destekten yoksun olduklarını ifade ediyor.

CİNSİYETÇİ YAKLAŞIMIN ETKİLERİ
UNI Küresel Sendikalar Birliği Genel Sekreteri Christy Hoffman toplumların bakım hizmetlerini öteden beri “kadın işi” olarak görüp küçümsediğini ve bu cinsiyetçi yaklaşımın ağır faturasının pandemi döneminde daha belirgin şekilde ortaya çıktığını ifade ediyor. Hoffman “Mütemadiyen kovid-19’un alışılageldik her şeyi değiştirdiğini duyuyoruz fakat hastalara, engelli ve yaşlı kişilere bakan emekçiler hak ettikleri değeri göremiyor, bu konuda değişen fazla bir şey yok.” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu çalışma, tüm dünyada bakım sektörüne yönelik bir uyarı vasfı taşıyor. Şayet düzgün bir bakım hizmeti istiyorsak hasta bakıcılara hak ettikleri saygıyı göstermeliyiz ve emeklerinin karşılığını yeniden değerlendirmeliyiz.”

YETERSİZ ÜCRET, YETERSİZ KORUMA
Çalışmanın ortaya çıkardığı başlıca bulgular şöyle:

  • Katılımcıların yüzde 52’si temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek seviyede bir gelir elde edemiyor. Daha da vahim olan katılımcıların yüzde 33’ü kendi korona testi sonuçlarını bekledikleri dönemde maaşlarının ödenmediğini söylüyor. Hasta bakıcıların yaklaşık yüzde 25’i de hastalanmaları halinde iyileşme sürecinde maaşlarının kesildiğini belirtiyor.
  • Tüm katılımcıların yüzde 48’i yetersiz istihdamın, işlerini gerektiğince yapabilmelerini engellediğini belirtiyor.
  • Çalışmaya katılan hasta bakıcıların yüzde 31’i pandemiyle geçen bir yılın ardından daha hâlâ gerekli kişisel koruyucu ekipmana sahip olmadığını söylüyor. İsviçre’den bir hasta bakıcı, doktorlara ya da hemşirelere verilen koruyucu ekipmanların hasta bakıcılardan esirgendiğini belirtiyor ve “Bu durum bizlerin önemsiz olduğumuzu düşündüklerini gösteriyor” diyor. Benzer şekilde Yeni Zelanda’dan bir başka hasta bakıcı da “Koruyucu ekipman zincirinin en son halkasında bizler varız” diyor.

YAPILMASI GEREKENLER
Raporun sonuç bölümünde UNI Küresel Sendikalar Birliği, bakım emekçilerinin çalışma koşullarının düzeltilmesi için atılması gereken öncelikli adımları sıralıyor. Buna göre kısa vadede bakım emekçilerinin iş güvenliğinin sağlanması için koruyucu ekipman ihtiyaçlarının hızla giderilmesi ve aşılama takviminde kendilerine öncelik verilmesi çağrısında bulunuluyor.

Uzun vadede ise sektöre yatırım yapılması gerektiği vurgulanıyor.

Ayrıca kovid-19’un bakım emekçileri için de meslek hastalığı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtiliyor. Bakım emekçilerinin sendikalar vasıtasıyla ve toplu pazarlık süreciyle iş yerlerinde karar süreçlerine katılımının sağlanmasının da bu bağlamda en önemli noktalardan birisi olduğu ifade ediliyor. Özden DİNÇ /

Kaynak açık radyo

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here