Maraş depremlerinin ardından Adalet Peşinde Aileleri Platformu, 81 il adliyesi önünde sorumlulara karşı adalet talebinde bulundu: ”Bu kusurlu yapıların altında imzası olan herkes ayrım yapılmaksızın sorgulanmalı.”

50 binden fazla yurrtaşın hayatını kaybettiği, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin ardından, yaşanan mağduriyet ve ölümlerden sorumlu olanlara karşı mücadele etmek için bir araya gelen ailelerinin oluşturduğu Adalet Peşinde Aileleri Platformu 81 il adliyesi önünde eş zamanlı açıklama yaptı.

Kahramanmaraş’ta Palmiye sitesinde annesini, babasını ve kardeşini kaybeden İrem TürkmenerAntalya Adliyesi önünde  şunları söyledi:

Benim kardeşim 25 yaşında, yatağında kımıldamadan dumanların tozların içinde, bir dakika bile dayanmayan binanın içinde neden öldü? Benim kardeşimin, annemin, babamın katilleri nerede? Hepinize soruyorum; bu ülkede adalet nerede?”

deprem

‘Mezarlıkta dört saat boyunca, binlerce ölünün içinde kardeşimin cenazesiyle birlikte bekletildim’

Hatay‘da 370 kişinin hayatını kaybettiği Emlak Bank Konutları‘nın müteahhidi Mehmet Özat‘ın depremde hayatını kaybedenlerin yakınları tarafından yakalanarak polise teslim edildiğini, halkın kendi katillerini kendilerinin bulduğunu vurgulayan Türkmener şu ifadeleri kullandı:

”Halk kendi katillerini de kendi bulup emniyete teslim ediyor. Kendi ölüsünü de enkazdan kendisi çıkarıyor. Enkazda da kendisi çalışıyor. Mezarlıkta da kendisi yerini kazıp, kendisi gömüyor. Biz daha ne yapabiliriz bu ülke için bilmiyorum. Ben kardeşimle birlikte belediyenin ‘her saat çalışma var’ dediği mezarlıkta dört saat boyunca, binlerce ölünün içinde kardeşimin cenazesiyle birlikte bekletildim.”

‘Acılarımızı görmeyen bir Türkiye’nin Filistin’in acılarını da hissedeceğine inanmıyorum’

İrem Tükmener ayrıca şunları dile getirdi:

Kahramanmaraş Belediyesi‘ne soruyorum: Memlekete kepçe operatörü yığılmıştı.Yok muydu, bir tane uyanacak kepçe operatörü! Beni kardeşimin cenazesiyle dört saat baş başa bıraktılar. Neden bize bunu yaşatıyorlar, soruyorum. Filistin halkı kardeşimizdir, acıları acımız ancak bizim acılarımızı görmeyen bir Türkiye’nin Filistin’in acılarını da çok içten hissedeceğine asla inanmıyorum.”

Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olan depremde; Kahramanmaraş’ta bulunan altı bloklu Palmiye Sitesi’nin üç bloğu yıkılmış, en az 130 yurttaş yaşamını yitirmişti. Site adına bilirkişi raporu hazırlanmadığı için dava da açılamadı. Üç kişi ise hala kayıp.

35 binden fazla bina yıkıldı, 1.5 milyon insan evsiz kaldı

Depremin üzerinden tam 11 ay geçtiğini, adalet arayışlarının hala devam ettiğini belirten, Adalet Peşinde Aileleri Platform Sözcüsü Ali Yaman, ”Basın açıklaması öncesi bir dakikalık sessizliğe bürünelim. Gözlerimizi kapatalım, ailelerimizi düşünelim” şeklinde açıkladı.

Bir dakikalık sessizlik sonrası, Adalet Peşinde Aileleri Platformu adına açıklamada bulunan Yaman, ”Bugün Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden ve adalet arayan aileleri temsilen buradayız. 6 Şubat depremlerinde ve sonrasında 35 binden fazla bina yıkıldı, 300 bine yakını da ağır hasar aldı, 1.5 milyon insan evsiz kaldı ve resmî rakamlara göre en az 50 bin kişi hayatını kaybetti. Bu yıkıma sebep olanlar; tam anlamıyla yargılamaya dahi tabii tutulmadılar, adalet karşısında hesap vermediler” dedi.

deprem,enkaz

‘Kusurlu yapıların altında imzası olan herkes sorgulanmalı’

Depremden hemen sonra toplumun öfkesini azaltmak için bazı binaların müteahhitlerinin tutuklandığını, ancak bir binanın yapılabilmesi için en az 23 imza gerektiğini, müteahhitin bunlardan yalnızca biri olduğunu vurgulayan Yaman sözlerine şöyle devam etti:

Yapı denetim sorumlularından, belediye yetkililerine ve ilişkili bakanlık görevlilerine kadar; tüm sorumluların her bina açısından tek tek incelenmesi gerekir ki soruşturma ancak bu şekilde etkin ve doğru bir biçimde yürütülebilir. Bu kusurlu yapıların altında imzası olan herkes ayrım yapılmaksızın sorgulanmalıdır.”

‘Enkazların dışındakiler bile ölüme terk edildi’

”Adaletin tecelli etmesi için resmî rakamlara göre 50 bin ölümün yetersiz görülmesi ve giden canlarımızın sadece bir sayıdan ibaretmiş gibi algılanması 6 Şubat’tan itibaren her türlü zorluğa maruz bırakılan biz yakınlarını derinden üzmektedir. Ve yine o güne dönersek; enkazdakilerin kurtarılmasını düşünürken enkazların dışındakiler bile ölüme terk edildi.Yemek yoktu, su yoktu, çadır yoktu” diyen Ali Yaman, ayrıca şu ifadeleri kullandı:

Telefon şebekeleri çekmiyordu, internette bant daraltması yapılmıştı ve biz o gün çaresizce sadece bekledik.”

‘Dosyalarda tutuklu dahi yok’

”Yasımızı tutamadık, ölenlerimizin mezarlarının bulunmasını bekledik, daha kayıplarımızı bulamazken enkazları kaldırmaya geldiler” diyen Yaman, şunları aktardı:

“Gerekli numunelerin alınması için enkazların başında bekledik. Bilirkişi raporlarını bekledik. Adliyede savcılar yoktu, savcıları bekledik. Evraklar kayboldu, onların bulunmasını bekledik. Canlarımızı yitirdik, şüpheliler aramızda gezerken acımızın hesabını sormayı bekledik. Dosyalarda tutuklu dahi yoktu, tutuklanmalarını bekledik.”

İhmali bulunan kamu görevlileri

‘Depremin üzerinden 11 ay geçmesine rağmen hala adalet beklediklerinin altını çizen Yaman, son olarak şunları kaydetti:

“Delillerin toplanmasını, bilirkişi raporlarını, kayıplarımızın bulunmasını bekliyoruz. İhmali bulunan kamu, kurum ve kuruluşlar için soruşturma izinlerinin çıkmasını, şüphelilerin tutuklanmalarını, tutuklu olanların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini bekliyoruz. Evrakların ortaya çıkartılıp dosyaya eklenmesini bekliyoruz. Suçluların taksirle değil kasten adam öldürmekten yargılanmalarını bekliyoruz.”

6 Şubat’ta meydana gelen Maraş merkezli depremlerin sonrasında çok sayıda soruşturma açıldı. Kamuoyunun tepkisiyle birlikte bu soruşturmalar davaya dönüştürüldü. Ancak geçen süreye rağmen davalarda gözle görülür bir ilerleme mevcut değil.

yeşil gazete

Bir Cevap Yazın