Haberler Makale Manşet

(DEPREMZEDELERE ARMAĞAN) BU KİTAP SENİN- Hakan Tuncal

Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan öğretmen yazarlar, köy okullarına ücretsiz çocuk kitapları gönderebilmek adına bir sosyal sorumluluk projesi geliştirerek ortak bir kitap çıkarmaya karar verdiler. Kendisi de yazar olan Türkçe öğretmeni Recep Özkul, kitabın editörlüğünü üstlendi. İlk etapta 23 öğretmen; aile, arkadaşlık, hayvan ve doğa sevgisi, dil bilinci, geçmişe özlem, gelecek hayali, fedakârlık, okumanın önemi, tarih bilinci, vatan sevgisi gibi temalarda hikâyeler kaleme aldı. Kitaba, Bu Kitap Senin adını verdiler.

Ortaokul öğrencilerine yönelik hazırlanan kitabın arka kapağında, çıkış amacı ortaya konuluyor:

Sözlükler, cevher için “bir şeyin özü, maya” anlamını veriyor ilk olarak.

İkinci anlamı “değerli bir süs taşı, mücevher”.

Üçüncü anlamı ise “iyi yetenek”.

Bu kitap senin için yazıldı.

Seni sen yapacak özüne, mayana katkı sunmak için.

Çünkü bugün okuyacağın kitaplar, edineceğin birikim, yarınki seni belirleyecek.

Bu kitap senin için yazıldı.

Çünkü sen bizim için bir mücevhersin. Parlayacak, ışık saçacaksın yıllar içinde.

Bu kitap senin için yazıldı.

Sendeki iyi yeteneği keşfetmek için…”

Bu Kitap Senin, baskıya girdiğinde tüm yurdu yasa boğan ve hepimizi derinden sarsan deprem felâketi ile karşı karşıya kalınınca yazarlar, aldıkları ortak kararla kitabın tüm gelirlerini depremzedelere bağışlamaya karar verdiler.

Aile Baskısı’nda Alev ve Volkan Dönmez, çocuklarımızın üzerindeki sınav kaygısını, ebeveynlerin iletişimdeki hatalarının doğurabileceği olumsuz sonuçları, aile sevgisini ve arkadaşlığın önemini vurguluyor.

Arya’da Hakan Tuncal, Dante’de Havva Çetinkaya, Karanlık’ta Hakan Yıldırım hayvan sevgisini ele alıyor.

Hakan Tuncal

Dokunuş’ta Mehmet Tuna öğrencilerine iyilikle dokunan bir öğretmenin yarattığı dönüşüme odaklanıyor.

Asla Yalnız Değilsin’de Berkan Kaya arkadaşlık temasını işlerken Bir Karpuz Serüveni’nde Neslihan Gültepe Maden kim olduğumuz, ne yapmak istediğimize dikkat çekiyor.

“Okuduğumuz her kitap, izlediğimiz her film, dinlediğimiz her şarkı, çizdiğimiz her resim, hissettiğimiz her duygu, ürettiğimiz her fikir birikir içimizde bir yerde.” diyen Özgür Yılmazer, Biraz Eksik Biraz Fazla’da birikim kazanmanın önemini vurguluyor.

Elif Alp, Bir Zamanlar’da geçmişe duyulan özlemi dile getirirken, Hayallerine Yürümek’te Murat Kırmızı hayallerimizden asla vazgeçmemeliyiz diyor.

Bekir Koç, İlk Yevmiye’de çocuk işçiliği meselesini ele alırken Kaplıca Bileti’nde Cemil Aydın, Kartal Yuvası’nda Nihat Pamukçu yardımseverliği öne çıkarıyor.

Murat Aksoy, Kırmızı Beyaz Sandığımız’da vatan sevgisi ve yardımlaşmayı konu edinirken Özlem Solmaz Köyümüzde Düğün Var’da dil bilincini ve kültürel değerlerimizi işliyor.

Oğuzhan Çakır Küçük Piyon’da cesareti, Ayşe Erdoğan Öksüz Osman’da aile sevgisini ele alıyor.

Tolga Alver, Pikseli Bozulmuş Gökyüzü’nde sanal alemin yapaylığını, Erkin Saçar Sandığınızda Neler Var’da yazma serüvenini anlatıyor.

Sekiz Altın’da Necmi Gül açgözlülüğü eleştirirken Sevginin Gücü’nde Habib Tüylü işini severek yapmanın gerekliliğini öne çıkarıyor.

Osman Said Tahta Bavul’da okuma sevgisinden Üç Lokum’da Recep Özkul vefa duygusundan yola çıkıyor.

Kitaptan, Havva Çetinkaya’nın Dante öyküsünden bir alıntıyla son sözü bağlayalım. “Önce hayrete düştü. Sanki bu kitap kendisi için yazılmıştı. Bu büyülü andan itibaren daha iyi hissetmeye başladı. Okudukça içindeki kara bulutlar dağılıyordu. Okudukça karamsarlık denizinde boğulmaktan kurtuluyordu. Okudukça iyileşiyordu ruhu.”

Karamsarlık denizinde boğulmamak, ruhumuzu iyileştirmek için okuyalım, okutalım.

Hakan Tuncal

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir