ETELGRAF HABER:

İstanbul’da bir araya gelen 54 ekoloji örgütü Dersim’de çıkartılan orman yangınlarına dikkati çekmek için 15-16 Eylül tarihlerinde yerinde incelemelerde bulundu. “Doğa sınır tanımaz” sloganıyla bir araya gelen örgütler, kentte yangın çıkartılan bölgeleri ziyaret etmek istese de asker ve polislerce engellendi. Engel üzerine kentte bir dizi temasta bulunan örgütler, Sivil Toplum Örgütleri (STÖ) ve siyasi partilerden yangına ilişkin bilgi alışverişinde bulundu.Mezopotamya Ekoloji Meclisi aktivisti Ali Çalışkan eylem sonrası yaptığı değerlendirmede duygularını şöyle ifade etti:

Ekolojik bir hayat isteyen insanlarla iki gün geçirmek ruhuma iyi geldi. Ülkenin çeşitli kentlerinden Dersim’deki orman yangınlarına dikkat çekmek için Dersim’e gelen çevre hareketi aktivistleri ile sevgili dostum Hatun Esen vasıtasıyla tanışmak ve yeni dostluklar kurmak keyifli oldu. Uzun zamandır beklediğimiz bir sesti. Türkiye’de faaliyet yürüten çevre hareketlerinin Kürdistan coğrafyasındaki yıkıma ses olmaları, tepki vermeleri,duymaları ve önemsemeleri bizde de umut oldu. Ortak vatanda özgür bir yaşam için, bu vesileyle bütün geç kalınmışlıklara rağmen başta Nesrin hocaya ve beraber iki gün boyunca keyifli vakit geçirdiğim güzel insanlara teşekkür ediyorum umudumuzu tazeledikleri için. Gözyaşlarının renginin aynı olduğu gibi doğamız da aynı. Beraber mücadele edecek olmanın sevinciyle

umutlu yarınlara.

dedi.

Yaşam ve Dayanışma Yolcuları aktivisti İsmail Akyıldız yaptıkları ziyarete ilişkin yaptığı değerlendirmede ise, Ege ve Akdeniz’de çıkan orman yangınlarını söndürmek için oraya gittiklerini hatırlatan Akyıldız, Dersim’de çıkan orman yangınına da kayıtsız kalmadıklarını ve “Dersim İçin Yollardayız” grubu oluşturarak oraya gittiklerini söyledi.

İki gün boyunca Dersim’de çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini belirten Akyıldız, orada çok sıcak bir şekilde karşılandıklarını belirterek, “Orada dayanışma ruhunu gördük. Türkiye’nin her yerinden gelen ekoloji aktivistiyle sohbetler ettik. Dersim’e gittiğimiz gün Seyit Rıza Parkı’nda bir açıklama yapmak istedik. Buna izin verilmedi ama biz yine giderek orada sözlü olarak niye geldiğimizi dile getirdik. Ertesi gün Dersim Merkez’de Munzur Doğa Sporları ve Arama Kurtarma Derneği’ni (MUDAK) ziyaret ettik. Bölge hakkında bilgi verildi. Doğa İçin Sanat Derneği bir sergi gerçekleştirdi”

diye belirtti. 

 DERSİM’DE DURUM FARKLI 

Ege ya da Akdeniz’de orman yangınlarına yurttaşların gönüllü müdahalesine izin verildiğini anımsatan Akyıldız, Dersim’de ise durumun farklı olduğunu vurgulayarak, “Dersim’e gittiğimizde yangın tekrar çıktı. Yangına müdahale etmek istedik. Buna izin verilmedi. Karşımıza bilindik olan ‘güvenlik’ kavramı çıktı. Ben bu kavramdan sonra bölgede yapılanlara bakmayı öğrendim. Demek ki buradaki yangınların güvenlik ile alakası varmış, bunu öğrenmiş olduk. Biz bunun üzerinde daha çok duracağız. Bu bir başlangıç oldu. Nasıl oluyor da yangınlar güvenlik gerekçesiyle söndürülmüyor” diye konuştu.

  COĞRAFYA AYRIMI 

Ekoloji örgütlerinin bundan sonra coğrafya ayrımı yapmadan her yerde olacağının altını çizen Akyıldız, şunları dile getirdi:

“Karadeniz coğrafyası yok oluyor. Bütün Türkiye’de tarihte görülmemiş bir doğa kırımı var. Buna soykırım demek lazım. Türkiye’deki bütün ekolojik değerlere yönelik bir soykırım var. Kürt coğrafyasında ise yangınlar konusunda batıda olan yangınlarla aynı hassasiyet gösterilmediğini görüyoruz. O nedenle Dersim’e gidişimiz çok önemli. Bu bir taşma noktası oldu. İnsanlar artık bir eşiği aştı. Toplumun vicdanı olarak orada olmak zorundaydık.  Orada Türkiye ekoloji hareketinde bir ilk yaşandı. Bütün ekoloji örgütleri gideceğimizden haberdardı ve bir çoğu destek verdi. Herkesin desteği ile gitmek çok anlamlıydı. Bu gidişin arkasında durabilirsek çok anlamlı olacaktır.”  

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here