Bazı kripto para meraklıları, blokzincirin mevcut durumdan bağımsız olarak dijital bir demokrasiyi geliştirmek için kullanılabileceğini iddia ediyor. Bu fikrin savunucularından biri, aynı zamanda “Dijital Otonom Organizasyonlar”ı (DAO) da savunan Ethereum’un kurucusu Vitalik Buterin’dir (bu arada DAO’ların demokrasinin tam da zıttında yer aldığı daha sonradan ortaya çıktı). Kurallar ve ilkeler, blokzincire içkindir ve kurallara uymak için gereken eylemler otomatik olarak gerçekleştirilir. Bu, toplumu robotlara devretmek gibidir. Aynı şekilde bu, demokratik olarak seçilmiş hükümetlerin ekonomi politikalarını kapitalistlerin önceliklerinin aleyhine değiştirmelerini engellemek için merkez bankalarının katı parasalcı kurallar çerçevesinde “özerkliğe” sahip olması konusundaki kapitalist ısrara benziyor.

Blokzincir teknolojisinin diğer destekçileri, gelecekteki toplumun demokrasiyi ve halkın üretim, dağıtım ve tüketim üzerindeki demokratik kontrolünü sağlamak için açık bir veri paylaşım teknolojisine ihtiyaç duyacağını iddia ediyor. Bu doğru. Büyük miktarda veriyi hızlı ve ucuz bir şekilde kullanma yeteneği, toplumun yönetimini çok daha kolay hale getirecek ve çok daha az emek zamanı gerektirecektir. Bunun potansiyel bir örneği, sağlık hizmetlerinde büyük verinin kullanılmasıdır. Tüm dünya nüfusunun sağlık kayıtlarını içeren bir veri tabanını günümüz teknolojisi ile gerçekleştirmek mümkündür. Cep telefonlarının hızla yaygınlaşması, en ücra köylerdeki insanların bunun bir parçası olabileceği anlamına geliyor. Bu, yeni hastalıkların çok erken teşhis edilebileceği, tedavilerin etkinliğinin ve yan etkilerinin izlenebileceği, en nadir görülen hastalıklar için tedavi veya tedavilerin bulunabileceği anlamına gelir. Bugün bunu yapmanın önünde ciddi bir teknik engel yok. Ancak bu gerçekleşmez çünkü; (a) dünyanın yoksul bölgelerinde cep telefonlarına ve böyle bir sistemin parçası olacak eğitime sahip yeterli sağlık çalışanı yoktur, (b) hükümetler, böylesi bir projenin finansmanı için dünya silah harcamalarının çok küçük bir kısmından dahi feragat etmeyeceklerdir, (c) böyle bir sistemdeki bilgiler ilaç firmaları için çok büyük bir değere sahip olacaktır ve bu bilgilerin paylaşılmasını önlemek için bunlar mücadele ederler. Engeller teknik değil, siyasi ve sosyaldir. Çok büyük veri tabanlarının nasıl verimli bir şekilde yapılacağını ve yönetileceğini zaten biliyoruz. Blockzincir, rekabete dayalı olduğu için son derece verimsizdir. Bitcoin Blokzinciri, çoğu “büyük veri” veri tabanına kıyasla çok küçüktür -350 GB-, ancak içindeki verilere erişim, aşırı derecede pahalı ve yavaştır.

İnsanlar, blokzincirde veri paylaşımının önünün açık olduğunu iddia ediyor. Blokzincirler 12 yıldan fazla bir süredir var. Hızla gelişen teknoloji dünyasında halihazırda inşa edilmiş birkaç uygulama olmalıydı. Bildiğim kadarıyla gerçek blokzincir üstüne kurulu, başarılı uygulama yok. Blokzincir, gelecek değil.

Demokrasiye yardımcı olmak için teknoloji kullanımının önemli bir örneği, Şili’deki Salvador Allende’nin 1970-1973 sol hükümeti sırasında uygulanmaya çalışılan “siber planlama” deneyleriydi.1 Hatta “büyük veri” için ilk fikirlerin sosyalist planlamadaki bu deneyden geldiği iddia edildi. 1970 yılında teknoloji, Allende hükümetinin istediği her şeyi sağlayacak kapasiteye sahip değildi. Bilgisayarlar yavaştı, pahalıydı, düşük veri kapasitesine sahipti ve her halükarda ABD, bilgisayar teknolojisinin Şili’ye ihracatını engelliyordu. Ama siber deneyin asıl başarısızlığı Allende’nin Şili silahlı kuvvetlerinin klişeleşmiş tarafsızlığına güvenerek General August Pinochet’i savunma bakanı olmaya davet etmesiyle gerçekleşti. Pinochet, Allende’nin ölümüne ve 17 yıllık askeri diktatörlüğe yol açan askeri darbeye önderlik etti. Pinochet’nin siber planlamaya ihtiyacı yoktu. Ekonominin kontrolünü milyarderlere, Şili halkının demokratik özlemlerini işkencecilerin insafına bıraktı. İronik bir şekilde monetarist iktisatçı Milton Friedman, General Pinochet diktatörlüğünün danışmanlığını yaptı. Friedman’ın para hakkındaki fikirleri, Bitcoin’in arkasındaki fikirlerdir.

Dünyanın karşı karşıya olduğu sorunların teknolojik bir çözümü yok. Sorunlar eşitsizlikten, demokrasi eksikliğinden, kapitalizmin doğasından kaynaklanıyor. Bu temel sosyal hastalıkların üstesinden gelirsek. daha iyi bir dünya yaratmak için teknolojiyi kullanabiliriz; eğer sosyal sorunları çözemezsek teknoloji bizim için bunların çözümünü sağlayamaz.

1 Espejo, R. (2014); Cybernetics of Governance: The Cybersyn Project 1971–1973. Social Systems and Design, 71–90. doi:10.1007/978-4-431-54478-4_3

Chris Stepheson: Emekli bilgisayar bilimci. 18 yıl Bilgi Üniversitesinde görev yapmtı. 1966 yılından bu yana bilgisayarlarla mesleki olarak ilgileniyor. IBM, Reuters gibi büyük şirketlerin yanı sıra bağımsız uzman olarak da çalıştı. Bütün ders materyalleri ve ders videoları her öğrenciye açık biçimde chrisstephenson.org web sitesinde duruyor. ArkaKapı bilgisayar güvenliği dergisinde yazıları yayınlanmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here