Yargıtay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “araştırılacak” sözü verdiği Cemil Kırbayır’ın gözaltında kaybedilmesine ilişkin açılan dosyayı zaman aşımı gerekçesiyle kapattı.

Cemil Kırbayır’ın 12 Eylül 1980 darbesinden sonra gözaltında kaybedilmesi ile ilgili olarak 2014 yılında yeniden soruşturma açılmasını sağlayan Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı Yargıtay tarafından bozuldu ve Kırbayır davası zaman aşımına uğratıldı.

Ardahan’ın Okçu köyünde 12 Eylül 1980 askeri darbesinden bir gün sonra evinde gözaltına alınan Cemil Kırbayır’ın kaybedilmesine ilişkin 2014 yılında Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi olayın yeniden soruşturulması kararı almıştı.

Yargıtay, Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nin Kırbayır dosyasının yeniden açılmasını sağlayan kararını bozarak 2002 yılına kadar şüphelilerin bulunması için hiçbir işlem yapılmayan, 2014 yılından sonra yeniden açılan dosyayı, Adalet Bakanlığı’nın talebi ve Yargıtay’ın kararıyla tekrar kapatmış oldu.

Konuyla ilgili Cemil Kırbayır’ın kardeşi Mikail Kırbayır TELGRAF’ın sorularını yanıtladı. Mikail Kırbayır şunları söyledi:

Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde Dolmabahçe’de Berfo ana ve kardeşiniz Fatma Kırkbayır bir görüşme yaptılar. O görüşmede Başbakan Erdoğan ben bu davanın takipçisi olmacam sözü verdi. Fakat maalesef sonuç ortada dava 09 Mayıs 2021 günü itibari ile zaman aşımına uğradı. İnsanlık suçlarının zaman aşımına uğraması söz konusu dahi değildir aslında, fakat durum bu. Ben Dolmabahçe görüşmesinde bin yıllık devlet geleneğinin yeni bir döneme gireceğini düşündüm. Bu cinayetin aydınlatılması için Başbakan düzeyinde girişimde bulunulmasını umut verici bir bulmuştum. Çünkü sadece Cemil değil bütün faili meçhul cinayetler için bir kapı açılacaktı. Annem berfo 33 yıl evinin kapısını kilitlemedi, belki Cemil bir gün gelir diye.

“Dolmabahçe görüşmeleri iyi niyetli umutlarımızın istismarı oldu”

Mikail Kırbayır Dolmabahçe’de yapılan görüşmeyle ilgili “O dönemin bakanları görüşmeden sonra gözyaşların tutamadılar. Ben gelişmeleri temkinli karşıladım. Geleneksel devletin katliamları açık edeceğini hiç düşünmedim keşke yanılsaydım ama  ne yazık ki ben haklı çıktım. Sonraki dönemlerde darbe döneminin cinayetlerinin üstü örtülmeye devam etti. Dolmabahçe görüşmesindeki girişim iyi niyetli umutlarımızın istismarından öte gitmedi. Mecliste komisyon kuruldu, sayfalarca belgeler dosyaya girdi. Sonuç koskoca bir hiç!” şeklinde konuşan Kırbayır, verilen sözlerin tutulmadığının söyledi.

“Devlet sözünü tutmadı”

Devletin kendilerine ve topluma verdiği sözü tutmadığını, ve 12 Eylül hukukunun devam ettiğini anladıklarını söyleyen Kırbayır şöyle devam etti:

“Devleti temsilen başbakan söz verdi. Bize göre söz veren devlettin kendisiydi. Devlet sözünü tutmadı. 103 yaşında Annem Berfo Kırbayır’ın şahsında evladı kaybedilen binlerce anneye doğruyu söylemediler. Annem son nefesini  verene kadar  Cemil’i bekledi. Kardeşimin bir mezarı dahi olmadı. Anladık ki 12 Eylül hukuku devam ediyor.

Ne olmuştu?

Resmi olmayan kayıtlara göre 17 bin 500 faili meçhul cinayetin kurbanlarından biri olan Cemil Kırbayır, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden bir gün sonra Ardahan’ın Okçu köyündeki evinde gözaltına alındı ve o tarihten sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Oğlunun kaybedilmesinin ardından çalmadık kapı bırakmayan Berfo Kırbayır, 5 Şubat 2011 tarihinde dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın Dolmabahçe Sarayı’na davet ederek görüştüğü Cumartesi Anneleri içinde yer aldı. 103 yaşındaki Berfo Anne’yi dinleyen Erdoğan’ın talimatı sonucu Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun 9 Şubat 2011 tarihli toplantısında “gözaltında iken kayboldukları iddia edilen kişilerin akıbetinin araştırılması” amacıyla bir alt komisyon kurulması kararı alındı.

Komisyon, yaptığı araştırma sonucu 350 sayfalık bir rapor hazırladı. Raporun sonuç bölümünde “Komisyonumuz; Cemil Kırbayır’ın gözaltında iken işkence gördüğüne, bu işkence sonucunda hayatını kaybettiğine ve cesedinin ölümüne sebebiyet veren sorgulamaları yapan kamu görevlilerince ortadan kaldırıldığına inanmaktadır” yazıldı. Komisyon, Cemil Kırbayır’ın gözaltında iken işkence ile öldürüldüğü iddiasıyla ilgili olarak, sorgulamayı yapan üç birim olan Emniyet, MİT ve Sıkıyönetim Komutanlığının o dönemdeki görevlileri ve yetkilileri ile dönemin sıkıyönetim komutanı hakkında, Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak, elindeki tüm bilgi, beyan ve belgeleri Adalet Bakanlığı aracılığı ile savcılığa gönderdi.

Bunun üzerine Kars Cumhuriyet Başsavcılığı, 2011/899 nolu yeni bir soruşturma başlattı. Soruşturma sırasında arşivde 2002/911 nolu takipsizlik kararı bulundu. Cemil Kırbayır’ın gözaltında kaybedilmesinden 6 yıl sonra, Kars Savcılığı bir soruşturma başlatmış ancak soruşturmada 2002 yılında takipsizlik kararı vermişti. Söz konusu 2002/911 nolu takipsizlik kararı ise aileye tebliğ dahi edilmemiş dosya böylece kapatılmıştı. Bu karar 2014 yılında aileye tebliğ edildi. Aile hemen Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak, söz konusu takipsizlik kararının kaldırılmasını talep etti. Mahkeme takipsizlik kararını kaldırdı.

Adalet Bakanlığı 2020 yılında Yargıtay’a başvurmuştu

Kars Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı 14 Kasım 2019 tarihinde “kanun yararına bozma” talebiyle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Müdürlüğü’ne gönderdi ve Cumhuriyet Savcılığınca 2002 yılında zaman aşımı nedeniyle verilmiş olan takipsizlik kararını kaldıran Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014 tarihli kararının kaldırılmasını istedi. Bakanlık, 25 Şubat 2020 tarihinde Yargıtay’a başvurarak dosyada zamanaşımı bakımından “kanun yararına bozma” kararı verilmesini talep etti. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Bakanlığın talebini kabul ederek yerel mahkemenin kararını bozdu ve dosyayı zamanaşımından kapattı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here