Hatay’ın Samandağ ilçesine dört kilometre uzaklıkta bulunan Vakıflı köyü, Türkiye’nin son Ermeni köyü olma özelliğini taşıyor. Yazın yerli ve yabancı turistlerin uğrak yerlerinden biri olan Vakıflı, yüzlerce yıl Ermenilere ev sahipliği yapmış ve ayakta kalmış son köy. Musa Dağı eteklerindeki Hıdırbey Vadisi’nin devamında Akdeniz’i tepeden seyreden köy, Yayladağı’nın Suriye sınırına 30 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Zamanında civarda altı Ermeni köyü daha olmasına rağmen 1938-1939’da yaşanan olaylardan sonra Vakıflı, dışında Ermenilerin yaşadığı başka bir köy kalmadı.

HATAY – Ermeni köyü olan Vakıflı’da kooperatifte çalışan kadınlar, bir yandan kültürlerini koruyor, diğer yandan ekonomik özgürlüğünü sağlıyor. Hatay’ın Samandağ ilçesinde Ermeni Vakıflı köyünde kadınlar, bir yandan kültürlerini yaşatmaya devam ediyor, diğer yandan köyün ekonomisini kalkındırmaya çalışıyor. Hem Ermeni Vakıflı köyü kadınlarının ekonomik özgürlüklerini sağlamaları hem de organik tarım yapmak amacıyla kolları sıvayan kadınlar, 2005’de 5 kadın öncülüğünde Vakıflı Köyü Kalkınma Kooperatifi kuruldu. Zamanla sayıları artan kadınlar, şuan 39 kişilik bir ekiple çalışmalarını sürdürüyor. 135 nüfuslu köyün kadınları imece usulü ürettikleri ürünleri, köydeki kilisenin bahçesinde satışa sunuyor.  Vakıflı Köyü Kalkınma Kooperatifi Başkanı Kuhar Kartun, kooperatifin amaç ve çalışmalarını anlattı.

  ORGANİK ÜRÜNLER

 Organik tarımla elde ettikleri reçel, nar ekşisi, zeytinyağı, sabun ve şarap yaparak satışa sunduklarını ifade eden Kartun, kazançlarının bir kısmının üniversiteli kadınlara burs olarak ayırdıklarını, geri kalan kısımların ise üretim yapan kadınlara ayrıldığını paylaştı. Kartun, üretimleri hakkında şunları söyledi: “Yetiştirdiğimiz dut, böğürtlen, portakal gibi ürünleri değerlendiriyoruz. Anneannelerimizden öğrendiğimiz turunç reçeli, konsantre şuruplarımız var, onları daha da genişlettik ve şuruptan liköre geçiş yaptık. Bunu da kokulu çekirdekli mandalina ağaçlarından yapıyoruz. Bu ağaçlar artık ekilmediğinden bitmek üzere. Hepimizin bahçesinde bir ya da iki ağaç kalmış. Nesli tükenen bir narenciye türüdür, kokusu aroması çok farklı o en özelimizdir. Yine portakal çiçeği reçeli bize özgüdür. Daha farklı ürünler yapmaya devam ediyoruz. Ürünlerimizi tüm dünyada tanıtmak istiyoruz.

”  ÖDÜLLÜK ÜRETİMLER 

Köylerinin Türkiye’de örnek olduğunu dikkat çeken Kartun, yerli ve yabancı turistlerin köye ilgi gösterdiklerini, köyün her yıl çok sayıda ziyaretçi kabul ettiğini aktardı. “Biz burada küçük bir aileyiz ve örnek bir köyüz” diyen Kartun, organik tarım alanında Türkiye ve Avrupa’da ödül aldıklarını, bu tanıtımlarla köyün daha fazla kalkındığını vurguladı. 

MA / Esra Solin Dal

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here