Erzincan’ın Kemaliye ve Sivas’ın Divriği ilçelerinde yapılmak istenen maden toplantılarına köylüler engel oldu. Köylüler, asıl amacın demir değil altın madeni olduğunu ileri sürerek, tepki gösterdi.

Telgraf Haber:  Erzincan’ın Kemaliye ilçesi, Ağıl, Gümüşçeşme, Harmankaya köyleri ile Sivas’ın Divriği ilçesi, Duruköy, Çobandurağı köylerini kapsayan geniş bir alanda demir madeni kapasite artırımı ve kırma eleme tesisi açılması planlanıyor.

Fimar Madencilik şirketinin açmak istediği tesisin halkın katılım toplantısı geçtiğimiz günlerde Divriği’nde, akabinde Kemaliye’de yapılmak istendi. Her iki toplantı da köylülerin tepkisi üzerine yapılamadı.

KÖYLÜLER MADENİN YAYILMASINDAN ENDİŞE EDİYOR

Köylüler, Fimar Madencilik’in nihai amacının altın madeni olduğunu ileri sürüyor. Fimar Madencilik tarafından Mayıs 2017’de yaklaşık 11 bin hektarlık arazide işletilmeye başlanan maden ocağının kapasite artışı, kırma ve atık depolama tesisi yapılması isteniyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 13 Temmuz’da Kemaliye’de yapılmak istenen ÇED toplantısını köylüler protesto ederek, toplantıya izin vermedi. Yöre halkının en büyük endişesinden birisi de Erzincan’ın İliç ilçesinde faaliyette olan altın madeninin bölgeye yayılma iddiası. İliç’teki altın madeni Kanadalı bir firmaya ait. Açık ocak sistemi ile çalışan altın madeninin devasa siyanür havuzları bulunuyor. Çok kez toplu kuş ölümlerine ve kansere neden olduğu iddiaları ile gündeme gelen işletmenin Fimar Madencilik’le ilişkisi olduğu öne sürülüyor. Fimar Madencilik demir madeni kapasite artırımı için başvuruda bulunsa da ilgili yönetmeliğe göre demir, bakır ve altın madenleri maden sınıflandırmalarında dördüncü grupta, yani aynı küme içerisinde yer alıyor.

Kemaliye Ağıl Köyü maden alanı

‘MADEN AÇILIRSA GÖÇ ETMEK ZORUNDA KALIRIZ’

Köylerinde küçük çaplı tarım, yaylarında hayvancılık yapılan Kemaliye’nin turizm potansiyeli de mevcut. Kemaliye evleri dünya kültür mirası listesinde yer alıyor. Köylülerin itirazlarından biri doğal ve kültürel yapının bozulma riski. Erzincan Valiliği’nin açık kaynaklarında yer alan bilgilere göre de ilçenin kalkınmasının turizm sektöründeki gelişmelere bağlı olduğu belirtiliyor. ÇED başvuru dosyasında projenin uygulanması sırasında çevreye, mera ve tarım arazilerine zarar vermeyecek tedbirler alınacağı belirtilse de Ağıl köyü muhtarı Hasan Kaya, maden kurulacak yerin mera alanları içinde yahut kesişim noktalarında olduğunu belirterek, meraların kullanılamaz olabileceğini savunuyor. Kaya, her türlü madene bölgede karşı durduklarını söyleyerek, “Maden açılırsa burada köy diye bir şey kalmaz. Göç etmek zorunda kalırız. Sulak alanlar zarar görür” diye konuştu. Köyün şu an kendi kendine yettiğini anlatan Kaya, herkes geçimini buradan peynir üreterek, hayvancılık, arıcılık yaparak sağlıyor. Doğanın yapısı bozulacak, her şey etkilenecek. Ya karşı çıkacağız ya da kahrolup gideceğiz” dedi.

‘TURİZM POTANSİYELİ VAR’

Yine ÇED başvuru dosyasında sıralanan tablolarda, bölgenin niteliği tarif edilerek, kırma eleme tesisi, atık depolama sahası, pasa alanı gibi yerlerin tarla ve orman içinde kaldığı ifade ediliyor. Tesislerin kurulacağı alanların, orman vasıflı yerlerdeki kullanımına ilişkin iznin Orman İşletme Müdürlükleri’nden alınarak faaliyete başlanacağı belirtiliyor. Kemaliye’den görüştüğümüz bir başka köylü ise ismini açıklamak istemeyerek yörenin genel eğiliminden bahsetti: “2000’lerin başından beri burası doğa sporları düzenleyen bir kent. Çeşitli spor dallarına ev sahipliği yapıyor. Buranın özgün bir yapısı var. Yoğun bir turizm hareketliliği olmasa da turizm potansiyeli olan coğrafya. Dolayısıyla belirli alanları korumak zorunda olan bir yer. Madencilik burada yapılırsa, Kemaliye bütün bu özelliğini kaybedecek. Biz ÇED toplantısını yaptırmadık. Burada maden istemiyoruz.”

Haber Osman Çaklı

G.duvar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here